| "Ulusal Sorun Üzerine Tartışmalar" |
|
ANKARA (26.09.2010) - Ankara Ekin Sanat Tiyatrosu’nda “Ulusal Sorun Üzerine Tartışmalar” başlığıyla bir panel gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasının ardında “Ulusal Sorun Üzerine Tartışmalar” başlıklı panelde ilk sözü Partizan temsilcisi aldı. Partizan temsilcisi ulusal sorunun bir pazar sorunu olduğunu ve çeşitli sınıflardan Kürtleri etkilediğini ve ilgilendirdiğini ifade etti. Sözlerine “Ulusal sorunu Leninist fikirler ışığında ilk gündeme getiren İbrahim Kaypakkaya olmuştur. Partizan olarak Kürt Ulusal sorununun Demokratik Halk Devrimi ile çözülebileceğini söylüyoruz. Ancak tek başına Demokratik Halk Devrimi ile çözüleceğini ifade etmek güdük kalmaktadır. Bunun ötesine geçip alternatif politikalarla Kürt ulusunun ilerici taleplerini öne çıkarmak gerekiyor. Devrimciler olarak pratik eksikliklerimizi görmeliyiz. Partizan olarak ulusal soruna özeleştirel yaklaşacağız. Ulusal hareketi, BDP’yi pratik anlamda desteklemek görevimizdir. Bu nedenle referandum ve yerel seçimlerde pratik boyutuyla destek vermeye çalıştık.” şeklinde devam etti. DHF temsilcisi sözlerine güncelliğini korumaya devam eden ve ülkede verilen mücadelenin önemli bir konu başlığı olan ulusal sorunda tekrar tekrar tartışma olanaklarının yaratılmasını önemsediğini belirterek, düzenleyen kuruma teşekkür ederek başladı. Ulusal soruna yaklaşımda Lenin’in savunularının ve ülkemize uyarlanışında Kaypakkaya’nın rolüne dikkat çekilen konuşmasında DHF temsilcisi, sık sık sorunun sınıfsal bir sorun olduğunun ve çözümünde bu temelden uzaklaşarak üretilemeyeceğinin altını çizdi. Sorunun çözümünde görevin proletaryanın omuzlarında olduğu ifade edilirken ülkede devrimcilerin bu noktadan uzaklaştıklarının altı çizildi. Bilimsel sosyalistlerin, ulusal sorundaki tutumlarının ne olması gerektiği, ulusların kendi kaderini tayin hakkının kayıtsız şartsız tanınmasının zorunluluğu tarihsel örnekleriyle verilerek açıldı. Son olarak söz alan Mücadele Birliği Platformu temsilcisi; “Ulusal kurtuluş hareketinin ilk çıkışında sosyalizmin, sınıf vurgusunun fazla olduğunu görürüz. Ancak gelinen aşamada bunların azaldığını düşünüyoruz. Devrimciler açısından ulusal sorunun çözümünde sınıfsal bakış açısı terk ediliyor. Bu da beraberinde ulusal harekete yedeklenmeyi getiriyor. Gelinen aşamada ulusal hareketin taleplerini Demokratik Cumhuriyetle sınırlandırması, bağımsızlığını terk etmesi geleceği konumu göstermektedir. Kürdistan’da sınıfsal ve komünist örgütlenme gerekiyor. Kürdistan ayrı bir ülkedir ve Türk burjuvazisi tarafından ilhak edilmiştir. Bu nedenle sorunu sadece Türkiye sorunu olarak ele almak eksik olacaktır. Ulusal soruna proletaryanın bakış açısı ve çıkarlarıyla bakmalıyız. Bir dizi devrim olmadan bu sorunu çözemeyiz.” dedi. Panel son oturumda katılımcıların sorularının panelist kurumlar tarafından cevaplanmasının ardından sona erdi. |




Mücadele Birliği Platformu’nun örgütlediği, DHF, Partizan ve Mücadele Birliği Platformu temsilcilerinin sunucu olarak katıldığı panel gerçekleştirildi.