| 2011 Yılı Her Türden Hak İhlali |
|
MERSİN (07.02.2012) - İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi, 2011 hak ihlalleri raporunu açıkladı.
2011 yılı içerisinde İHD’ye başvuru yapanların sayısı 463, başvuranların 130’u çocuk, 34’ü de kadın. Yıl içerisinde gözaltına alınan 482 kişinin 138’i çocuklardan oluşuyor. Kongo’lu Hamedu Laufa Sayıd’ tan “deprem mültecilerine” şoven faşizm 30 Haziran’ da gözaltına alınan Kongolu mülteci Hamedu Laufa Sayıd adındaki Kongolu bir mülteci gözaltına alındığı karakoldan sağ çıkamadı. Olaya inandırıcı bir açıklamada bulunulmadı. Aynı zamanda yıl sonralarına doğru Van’da yaşanan depremden ötürü 20.000 depremzedenin geldiği Mersin ilinde barınma başta olmak üzere bir çok sorun yaşamalarından öte Silifke ilçesinde yaşanan provokasyon, baskı ve tehdit sonucu Vanlı öğrenciler zaman zaman saldırıya uğramış 6 öğrenci çeşitli yerlerinden yaralanmıştır. Depremzedeleri mültecileştiren durum da hâkim sınıfların kolluk kuvvetlerinden, şovenizmle zehirlediği kitleye kadar kirli sistem gerçeklerinin insanları çemberi içerisine alması olarak görülüyor. Mersin’de hak ihlalleri arttı Genel hak ihlalleri üzerinden yapılan tespite göre insan hakları ihlali Mersin’de artışa geçmiş bulunuyor. Göçün, işsiz nüfusun, ulusal sorunun, serbest (sömürü) bölgesi ile tarım işçiliğinin yoğun olduğu ilde toplumsal çarpıklığın sonucu uygulanan baskılar ezilenlerin kendiliğinden ya da örgütlü mücadelesinin insan hakları ihlaline yansımış boyutu. 2011 yılında 7 kurum anti- demokratik yöntemlerle basılarak arandı. Kapısı kırılarak, nerdeyse tüm materyallerine el konulan DHF bir örnek. 2011 yılında AKP hükümetine karşı yapılan nerdeyse tüm eylem, basın açıklaması ve etkinliklere soruşturma açıldı. Tutuklu ve hükümlü ailelerinden 84 kişinin başvurusu, hapishanelerden gelen mektupların aydınlatabildiği kadarıyla hapishanelerdeki hak ihlallerinde de artış yaşanmakta. Liman’da “utanç duvarı” ve işçi sınıfının durumu Raporda yer almayan, Halkın Günlüğü’nün haber akışı içerisinde gözlemlendiği duruma göre liman işçileri, belediye park ve bahçeleri işçileri ve MESKİ işçilerinin işten atılmaları, taşeron çalıştırma ve serbest bölgede yaşanan özel sömürü ile birlikte ele alındığında işçi sınıfına uygulanan hak ihlalleri sürekliliği ve yoğunluğu ile dikkat çekiyor. Liman işçilerinin kullandığı tabir ile utanç duvarı ise işyerindeki ayrımcı hak ihlallerini özetliyor. İşçilerin ter kokmasını bahane eden liman yönetimi yemekhanede memurlar ile işçiler arasına duvar ördürmüştü. Mersin’de 2010 yılı verilerine göre 1 milyon 650 bin kişi yaşıyor. Nüfus ve hak ihlaline maruz kalanların oranı karşılaştırıldığında ihlallerde yaşanan yoğunluk açığa çıkıyor.
|




Rapora konu olan başlıklar, mahkûmlardan, çocuklara, mültecilerden, kadınlara kadar birçok başlığı içeriyor. Rapor artık kronikleşmiş hak ihlallerinin tekrardan sunumundan oluşuyor, sadece rakamlar değişik.