Ana Sayfa Haberler 8 Mart’ın 100. Yılında Mücadeleye, Özgürleşmeye

Demokratik Haklar Federasyonu

8 Mart’ın 100. Yılında Mücadeleye, Özgürleşmeye

İZMİR (07.03.2010) - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü İzmir’de coşkuyla kutlandı.

07.03.2010izmir8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bu senede iki farklı anlayışla kutlandı. Sabah kadın sorununa feminist anlayışla yaklaşan gurup dünya kadınlar günü şiarıyla erkeksiz kutlama yaptı.

Devrimci demokrat kurumlar Demokratik Kadın Hareketi (DKH), Yeni Demokrat Kadın, Alınteri, BDSP, Halk Cepheli Kadınlar, Devrimci Hareket, Mücadele Birliği ise “Yaşasın Dünya Emekçi Kadınlar Günü” şiarıyla 8 Mart’ı karşıladı. Saat 14.00 da gümrük Türk Telekom önünde toplanan devrimci kurumlar sloganlarla Konak gümrükten eski Sümerbank önüne yürüdüler.

Konuşmalarda 8 Mart’ın 100. yılına değinilerek “8 Mart’ta yakılan ateşin üzerinden 100 yıl geçti ve bu ateş sönmek bir yana harlanarak bu güne değin geldi.

07.03.2010izmir1Bizler de; Eşit işe eşit ücret hakkı için, sigortasız, sendikasız, güvencesiz çalışmaya dur demek için, bedenlerimizin bir savaş ganimeti olmaktan kurtarılması için, zorla evlendirilmeye, başlık parasına son vermek için, hayatın hiçbir alanında cinsiyetimizden dolayı ezilmemek, sömürülmemek, aşağılanmamak için, fuhuşa, cinsel sömürüye, tacize, tecavüze dur demek için, töre ve namus cinayetlerine kurban gitmemek için bu 8 Mart’ta sesimizi yükseltelim ve sönmek bilmeyen bu ateşi daha da harlayalım” denilerek

8 Mart emekçi kadınların kurtuluşunun müjdecisi olduğu, kurtuluş ise örgütlü mücadelede olduğunun altı çizilerek. Bizler, tüm devrimci-komünist güçler olarak başta kadınlar olmak üzere tüm işçi ve emekçileri 100 yıl önce 8 Mart’ta yakılan bu ateşi mücadele ile büyütmeye çağırıyoruz” denildi.

07.03.2010izmir2Kaderini eline alan kadınlar, gerçek kurtuluşun müjdecisidir

8 Mart’ın 100. Yılında da; Kadına yönelik fiziksel şiddete, cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye karşı durmanın yolu örgütlü bir mücadeleden geçtiği vurgulanarak “çünkü ancak kendi gücünün farkına varan, ezilmenin kaynağını doğru saptayan ve kaderini eline alan kadınlar, gerçek kurtuluşun müjdecisidir. Mücadeleleriyle ismini tarihe kazıyan kadınlarımız, Enternasyonal devrimci Barbra Anna Kistler, ölüm orucunda yaşamını yitiren ilk kadın olarak tarihe geçen Ayçe İdil Erkmen, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde destanlaşan Zilan, 12 Eylül’e karşı direnmeyi seçerek şehit düşen Mine Bademci, F tipi cezaevini protesto ederken ölümsüzleşen Aysun Bozdoğan, sağlık problemlerine rağmen mücadeleyi bırakmayan ve Dersim dağlarında şehit düşen Berna Ünsal ve daha nicelerinin yol göstericiliği devrim yürüyüşünü daha anlamlı ve aydınlık kılıyor.”

Çözüm ne patronların vicdanında ne de bireysel çabadadır

Demokratik kadın hareketi de yürüyüş boyunca yaptığı konuşmalarda emekçi kadınların olmazsa olmazının örgütlenme olduğunun altı çizilerek “çözümü patronların vicdanlarında arıyoruz. Patronların vicdanı kazanacakları paranın miktarındadır. Çözüm ne patronların vicdanında ne de bireysel çabadadır. Biz DKH olarak diyoruz ki çözüm örgütlü mücadelededir. Çözüm erkek emekçi yoldaşlarımızla omuz omuza yürüteceğimiz yarin yanağından gayrı her şeyin paylaşıldığı örgütlü mücadelededir” denildi.

TEKEL işçilerinin direnişi örgütlü hareket etmenin nelere kadir olduğunu bizlere gösteriyor

Demokratik kadın hareketi üyeleri Ankara’da kışın ayazına devletin baskısına sendikanın ihanetine rağmen 3 aya yakın bir süre yürüttükleri direnişe de deyinerek, Şöyle dediler. “TEKEL işçilerin direnişi bize ders veriyor. Örgütlü hareket etmenin nelere kadir olduğunu canlı bir örnek olarak bizim önümüze sergiliyor. Orada emek kardeşliği vardı. Orada egemenlerin tüm bölme parçalama politikalarının paramparça edilmesi vardı. Orada kadını, erkeği, Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisi yekvücut olmuş emeği için alın teri için zemherinin soğuğuna, burjuvazinin saldırılarına sendikanın ihanetine karşı destansı bir direniş sergiliyordu”

İşçi olarak dahi kabul görmeyen çok zor şartlarda çalışan gündelikçi kadınlara seslenilerek “Burjuvazinin köşklerini, saraylarını, villalarını temizleyen işçi olarak dahi görülmeyen biz emekçi kadınlar (yani toplumda kabul gören ismimizle gündelikçiler) olarak TEKEL İşçisi Kadınlardan öğreniyoruz; örgütlü mücadelenin nelere kadir olduğunu. Bireysel kurtuluş çabalarının çözüm olmayacağını TEKEL İşçisi kadınların direnişinin den öğreniyoruz. Rehberimiz, onların örgütlü mücadelesidir” denildi.

Alanda yapılan konuşmaların ardından tiyatro gösterimi yapıldı. Tanya adlı oyununla devrimci kadının zulme karşı direnişi sergilendi. Ardından yapılan müzik dinletisiyle halaylar eşliğinde eylem bitirildi. Eyleme Pirsultan Çiğli Şubesi, Kaldıraç, Köz ve Emekli Sen Buca Şubesi de katıldı.