dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
DHF İstanbul Örgütlülüğü, Yaşanan Saldırıları Teşhir Etti!

İSTANBUL (30.01.2012) - DHF İstanbul örgütlülüğü yayımladığı bir bilgilendirme notuyla, dün yaşanan saldırıları kamuoyuna duyurdu.

dhfYayımlanan bilgilendirme notu şöyle:

"Dün sabah saatlerinde Gazi Mahallesi’nde bulunan Yenikent Cemevi’nin yıkılmaması için Alevi örgütleri ve devrimci, demokratik kurumlar tarafından bir eylem organize edildi.

Yapılan yürüyüş esnasında eylemi provoke etmek isteyen ve uzun yıllardır Gazi Mahallesi’nde çetecilik yapan, esnafı haraca bağlayan, esrar ve uyuşturucu satışı yapan ‘Nalburlar Çetesi’ adıyla anılan bir grubun, yürüyüş kortejinde mahalle halkından bir genci darp ederek yaralamıştır. Olayı gören dernek temsilcileri ve diğer insanlar kavgayı ayırmak için olaya müdahale etmeye çalışmıştır.

İStanbul Demokratik Haklar Derneği üye ve taraftarları kendilerini tanıtıp böyle tatsız bir olayın böylesi bir yürüyüşte yaşanmaması gerektiğini ifade ettikleri anda çeteci grup bu kez de dernek üyelerine bıçak ve silahlarla saldırıda bulunuyor. Halkın yaşanan saldırıya tepki gösterip çetecilerin üzerine yürümesi sonrası çeteciler havaya ateş açarak olay yerinden kaçıyor. Yaşanan saldırıda öldüresiye darp edilen üç kişi hastaneye kaldırılırken, yaralananlardan birinin gözünü kaybetme riski bulunduğu ifade ediliyor. Çeteci grup tarafından gerçekleştirilen bu saldırı ve provokasyon sonrası Cemevi için yapılan protesto yürüyüşü sonlandırılmak zorunda kalınıyor. Bu grubun eylemi provoke etmek için bilinçli bir şekilde yönlendirildiği kanaati oluşuyor.

Yaşanan bu saldırı sonrası DHF, Gazi Mahallesi’nde bulunan diğer demokratik kurumları da bilgilendirerek akşam saatlerinde, yaşanan saldırıyı teşhir edecek bir yürüyüş organize ediyor. Akşam saat 19.00’da Gazi Demokratik Haklar Derneği önünde toplanan kitle buradan sloganlar atıp, mahalle halkına bilgilendirme yaparak yürüyüşe geçiyor. Yürüyüş güzergâhında sabah yaşanan saldırının failleri ile bir karşılaşma daha yaşanıyor. Çetecilerin toplandığı bir kahvehane önünde beklenerek buradan sesli ajitasyon yapılıp çeteciler teşhir ediliyor. Yürüyüş yapan grup içerisinden kişilerin kahvehaneye girmesi ile birlikte DHD’lilere çetenin lideri olduğu öğrenilen, ‘Arap Emrah’ lakaplı bir kişi silah çekerek iki kişiyi yaralıyor. Bu şahsın silahla saldırması üzerine galeyana gelen kitle bu şahsı ve yanındaki diğer çete üyelerini darp ederek etkisiz hale getiriyor.

Kahvehaneden dışarıya doğru atılan onlarca kurşun nedeniyle yaralananlar ile çete reisi yakındaki hastaneye kaldırılıyor. Olay yerinde bulunan kitle yaralananları kahvehane karşısında bulunan hastaneheye götürerek burada tedavi ettiriyor. Olayın yatıştığı düşünülürken taksilerle yeniden hastane önüne gelen yaklaşık 20 kişilik aynı çeteci grup pompalı tüfekler ve tabancalarla hedef gözeterek kitleye yine ateş açıyor ve kaçıyor.

İkinci saldırı sonucu soy ismini öğrenemediğimiz Battal isimli, olay yerinde bulunan bir kişi ağır yaralanıyor. Hastane kaynaklarından aldığımız bilgiye göre Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan vatandaşın, kafasına üç kurşun isabet etmesi sonucu yoğun bakımda olduğu ve bilincinin kapalı olduğu öğrenildi.

Yoğun bakımda olan ve hayati tehlikesi süren gencin kafasına 3 kurşunun isabet etmiş olması, şahsın kaza kurşunu sonucu öldüğü ihtimalini ortadan kaldırmakta, planlı bir şekilde infaz edildiğini göstermektedir.

Yaralanan ve hastanede tedavi gören ve ona refakat eden bir kişi, TMŞ ekipleri tarafından gözaltına alınıyor. Gözaltına alınan iki kişi hakkında 24 saat ailesi ve avukatlarıyla görüşme yasağı kararı alındığı öğrenildi. Yaşanan silahlı saldırı esnasında ve sonrasında karakol mesafesi beş dakikalık bir uzaklıkta olmasına rağmen ortada gözükmeyen polisin olay bittikten ve çeteciler kaçtıktan çok sonra olay yerine gelmeleri çete ile polisin işbirliği içerisinde olduğuna dair yaygın kanıyı güçlendiriyor.

Halka saldıran bu çeteleri kimler besliyor, koruyor?

Gazi Mahallesi’nde uzun süredir silahlı çete üyeleri mahallede halka adeta kan kusturuyor. Esnaftan haraç alan, okul önlerinde esrar satan ve her türlü yozlaşmanın merkezi haline gelen bu çetelerin herkes tarafından tanınması ve bilinmesine rağmen emniyet güçlerince hiçbir müdahalede bulunulmaması bu grupların polisle işbirliği içinde olduğu iddialarına yönelik bir diğer kanıt olarak görülüyor.

Geçmişten bu yana sol-sosyalist kimliğiyle tanınan ve 1995 yılında kanlı bir katliamla gündeme oturan Gazi Mahallesi’nde bu tür çetecilerin yoğunlaşması ve devletin bu çetecilere hiçbir şekilde dokunmaması amaçlanın mahallenin bu kimliğini ortadan kaldırmak olduğunu gösteriyor. Mahallenin siyasal yöneliminden duyulan rahatsızlık nedeniyle, bölgede çetelerin hakim olması isteniyor ve tüm yaşananlara göz yumuluyor. Gazi Mahallesi’nde yapılan son saldırıda tamamen organize, planlı bir saldırıdır.

Halka silahlarla saldıran ve bir kişinin ölümüne dört kişinin yaralanmasına vesile olan çetecilerden kimseye dokunulmazken, olayda silahla yaralanan ve saldırıya uğrayan halktan iki kişinin gözaltına alınması manidardır."