MANİSA - SALİHLİ (08.03.2010) - Demokratik Kadın Hareketi hazırladığı etkinlik programıyla Salihli de emekçi kadınlarla buluştu.
“İnsanlığın kurtuluşu kadının kurtuluşuyla mümkündür. Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye son” şiarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, fotoğraflarla direnen emekçi kadınların yüz yıllardır vermiş olduğu mücadelelerden kesitler yer aldı.
Özellikle TEKEL işçilerinin direniş sırasında hazırladıkları karikatürler ve fotoğraflar kadınlar tarafından ilgi gördü.
Salihli Alevi Derneği’nde hazırlanan etkinlik 8 Mart’ı yaratan emekçi kadınlar anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Hazırlanılan sunumda şunlara değinildi.
“8 Mart, New York'lu kadın dokuma işçilerinin 1857 tarihinde kitlesel biçimde greve gittikleri gündür. New York'lu kadın dokuma işçileri ne istiyorlardı? New York'lu kadın işçiler, işgününün süresine karşı çıkıyorlardı. Normal bir işgünü 12 ile 14 saat arasında değişiyordu. İstemleri, 8 saatlik işgünü ve kendilerine seçimlerde oy hakkı tanınmasıydı. İşte böyle yarılmaya başladı tarihin sisli çemberi. Erkek egemen toplumda üretimden aldıkları gücü direnişe çevirerek hak ettikleri gibi insanca yaşam için mücadeleye atıldı New York’lu kadınlar.
New York’tan TEKEL’e örgütlü mücadeleye
Aradan geçen yüz elli yılı aşkın süreye rağmen sömürü artarak ve katmerleşerek devam ediyor. Emekçi kadınlar dün olduğu gibi bu günde mücadeleye devam ediyor.
Kadını yaşamda edilgen konuma getiren anlayışı kırmak, yaşamda söz sahibi olabilmek için Tekel işçisi kadınlar da yarattıkları değerlere tıpkı 150 yıl önce ki yoldaşları gibi sahip çıkıyor. Evet, toplumun yaratmış olduğu teşebbüsler bir bir özeleştirilmekte. Emekçi halkımıza açlık yoksulluk ve işsizlik reva görülmekte. Diğer taraftan büyük patronların cepleri doldurulmakta yatlar gemicikler alınmakta.
Egemen sınıflar türlü oyunlarla gündemi manipüle etmekte. Halkın bilincini bulanıklaştırmak için türlü türlü oyunlar tezgâhlamaktadır. Demokratik açılım safsatalarıyla ezilen halkların varlığı inkâr edilmektedir. Hazırlanılan çalıştaylar ile ülkemizde farklı dini, kültürel etnik kimliklere sahip halk, yok sayılmakta, imha ve inkâr politikalarıyla ilhak altında yaşamaktadırlar.
8 Mart koyun otlatırken havan mermisiyle vurulan 14 yaşındaki Ceylan Önkol’un kanlarıyla kızıllaşmıştır. Genç kadınlarımızın buğday tenlerine uzanan kirli ellere dur demenin günüdür.
Namus adına öldürülen, 4 ineğe satılan, diri, diri toprağa gömülen atölyelerde yok pahasına çalıştırılan, üç kuruş için her türlü sömürüye maruz kalan, hiçbir kaydı ve sosyal güvencesi olmayan işçiden bile sayılmayan emekçi kadınların günüdür 8 Mart.”
Yapılan sunumun ardından okunan şiirlerden sonra ‘ iklimsiz kadınlar ‘ adlı belgesel film gösterimi yapıldı.
Hazırlanan skeç gösterimi bol kahkaha ile izlendi. Skeçte kadının yaşamda edilgen konuma getiren egemen anlayışın kırılması için örgütlü mücadelenin olmazsa olmaz olduğu, çekmiş olduğumuz sömürü ve hak gaspları karşısında kurtuluşun ellerimizde olduğuna değinildi.
Son olarak Manisa Alevi Derneği adına Bektaş Kılınç 8 Mart'a ilişkin kadınlarla bir söyleşi gerçekleştirdi.
Yapılan sunumda daha çok alevi kadınının toplumda yaşamış olduğu problem ve tarihsel mücadelesine değinildi.
Müzik dinletisi ile etkinlik sonlandırıldı.

| < Önceki | Sonraki > |
|---|



