ANKARA (07.02.2010) - Ankara’da hakim sınıfların türlü yalan ve entrikalarına, olumsuz hava koşullarına rağmen TEKEL işçilerinin ekmek ve gelecek kavgası 55. Gününde öğrenerek, öğreterek ve dayanışmayı büyüterek devam ediyor.
TEKEL işçilerinin 4-C kölelik sistemine karşı başlatmış olduğu mücadele değişik kamu kuruluşlarının ve iş kollarının özelleştirmesine ve IMF politikalarına karşı; ezilen kitlelerin demokratik haklar mücadelesini kazanma iradesini göstermeye ve birlik fikrini güçlendirmeye devam ediyor.
TEKEL işçisinin kararlı duruşunu simgeleyen süresiz açlık grevi 2. Gününde
Sağlık sorunları nedeniyle fenalaşan işçiler sağlık kuruluşlarına kaldırılarak gerekli müdahaleler yapılıyor. İşçiler arkadaşları sedyelerle çıkarılırken “Yaşasın açlık grevi direnişimiz” “Katil AKP” sloganları haykırarak desteklerini sunuyorlar.
Direnişe bugün de destek ziyaretleri ve dayanışmayı büyütme sözü veren açıklamalarla devam etti. İstanbul’dan destek için gelen İtfaiye işçileri gün boyunca çadırları gezerek sınıf dayanışmasının ve emeğin gerçek dostluğunun ifadesi oldular.
TEKEL işçisine destek eylemleri devam ediyor
Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu, Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek ‘TEKEL işçisi yalnız değildir’ pankartıyla, TÜRK-İŞ önüne gelerek burada bir açıklama yaptı. Sık sık “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “IMF defol bu memleket bizim” sloganlarının atıldığı eylem açıklamanın okunmasıyla devam etti. Yapılan açıklamada; 55 gündür direnen TEKEL işçilerinin IMF ve Dünya Bankası’na peşkeş çekilen değerlere karşı kazanma azmi aşıladığı, ne TEKEL işçisinin ne de bir bütün olarak emekçilerin bu saldırıları kabul etmeyeceği ve elbet bu saldırıları boşa çıkaracağının vurgusu yapıldı. 24 Ocak ve 12 Eylül politikalarına karşı maden işçilerinin ve geçmişten süregelen direnişlerin, TEKEL işçilerinin katkısıyla zenginleşerek işçi sınıfının daha da güçlendiği, birlik ve dayanışma ruhunu büyüterek egemenlere korku saldığı ifade edildi.
Suavi, Edip Akbayram, Ahmet Telli, Onur Akın, Oktay Etiman, Mazlum Çimen, Mahir İpek, Aydın Şimşek, Melike Demirdağ, Adnan Caymaz, Alper Kul, Ataol Behramoğlu gibi çeşitli sinemacı, şair, yazar, gazeteci ve müzisyenlerden oluşan bir grup ise TEKEL işçilerini ziyaret ederek, ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bizler hangi film setinde bir araya gelsek, ne zaman elimize kalemi alsak, ne zaman bir konsere çıksak direnişiniz geliyor aklımıza. Bizler sinemacı, şair, yazar, gazeteci ve müzisyenler olarak ülkenin egemenlerine karşı kol ve kafa emeğinin birliğini savunmaya geldik. Kentlerde kasabalarda, köylerde ve mezralardaki yoksul halklar yanınızda. Yalnız değilsiniz. Siz 1920’lerdeki demiryolu işçilerinin eylemlerinden, 1977’deki ve daha nice emekçi yürüyüşlerinden devraldığınız mirası sürdürüyorsunuz. Sizleri bölmeye çalışanlar emeğin birleşik gücü karşısında tarihin çöplüğüne laik oldukları yere gideceklerdir.” denildi.
Ortak açıklamanın ardından bazı sanatçı, yazar, şair ve sinemacılar kısaca duygularını ifade ettikten sonra TÜRK-İŞ ile bir toplantı yapmak için alandan ayrıldılar.
DHF, TEKEL İşçierinin Direnişini Semtlere Taşıyor
DHF faaliyetçileri 55 gündür devam eden TEKEL işçilerinin mücadelelerini gerek mücadele alanında gerekse faaliyetçileriyle Ankara'nın emekçi semtlerinde desteklemeye devam ediyor.
Yaptıkları semt faaliyetlerinde DHF imzalı bildirileri dağıtan faaliyetçiler, emekçi semtlerde TEKEL işçilerinin mücadelesine destek verilmesi gerekliliği üzerine sohbetler ediyorlar.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|