ANKARA (06.06.2009) - 3 Haziran günü başlayan ve 5 Haziran’da Ankara’da olan Eğitim-Sen Türkiye’nin dört kolundan Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) imzalanması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yürüdü.
Aralarında DHF’nin de olduğu yüzlerce Eğitim-Sen’li Danıştay önünde bir araya gelerek buradan Milli Eğitim Bakanlığına yürümek istedi.
Polis kitleyi yürütmemekte ısrarlı olunca kitlede uzun bir bekleyişten sonra polis barikatını aşmak istedi. Bunun üzerine polis kitleye tazyikli su ve biber gazlarıyla saldırdı.
Yaşanan çatışmada çok sayıda kişi yaralandı. Saldırı sonrasında Eğitim-Sen'liler ve destek için orada bulunan demokratik kitle örgütleri kısa bir süre içerisinde toplanarak tekrar bir araya geldi. Polis yine kitleyi yürütmemekte ısrarlı olunca bu sefer kitle oturma eylemi yaptı.
Oturma eyleminde, “emekçiye değil çetelere barikat”, “baskılar bizi yıldıramaz”, “yılgınlık yok direniş var”, “direne direne kazanacağız”, “barikat kalksın yürüyüş başlasın” sloganları atıldı. Yaklaşıl yarım saat süren oturma eylemi polisle yapılan pazarlık sorucu kitle Milli Eğitim Bakanlığı’na yürüyüşe geçti.
İzmir Caddesi güzergâhını kullanan kitle sık sık “toplu sözleşme hakkımın grev silahımız”, “zafer direnen emekçinin olacak”, “söz yetki karar çalışanlara”, “hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır”, “yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “işte sendika işte KESK”, “üreten biziz yönetende biz olacağız” sloganları attı.
Milli Eğitim Bakanlığı’na gelindiğinde basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını okuyan Eğitin-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, fabrikalar, atölyeler, küçük işletmeler kapanıyor, çalışanlar işten atılıyor, işsizlik, yoksulluk açlık kanıksatılmak isteniyor dedi.
‘İşsizlik %30 ile Rekor Seviyesinde’
İşsizlik %30 ile rekor seviyesinde olduğunu belirten Kılıç, gençlerimiz işsizliğin pençesine itiliyor, esnaf, üretici, halk kaderiyle baş başa bırakıldığını aktardı.
Eğitim-Sen, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası sadece ekonomik, sosyal ve özlük hakları için değil, insanca bir yaşam vazgeçilmez unsuru olan demokratik hakları için de mücadele ekmekte olduğunu vurgulayan Kılıç şunlara değindi: “ bizler bugün, herkese eşit, kamusal, demokratik, laik ve bilimsel eğitim hakkı için, eğitim ve bilim emekçilerinin en temel haklarının yaşam bulması için, Anayasanın 90. Maddesi ve uluslar arası sözleşmeler güvence altına alınmış bulunan toplu iş sözleşmesi hakkımızı bir kez daha ifade etmek üzere Ankara’dayız.”
Basın açıklaması bittikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’na verilmek üzere hazırlanan dosyayı iletmek ve Toplu İş sözleşmesinin imzalanması için bir heyet oluşturuldu. Ayrıca eylemde bir konuşmada KESK Genel Sekreteri Emir Ali Şimşek yaptı. Şimşek, “bugün KESK bileşeni olan Eğitim-Sen’e yapılan bu saldırı KESK’e yapılan saldırının devamıdır” dedi.
Saldırıda yaralananların isimleri şöyle:
Star Tv muhabiri Fatma Tözen, Eğitim-Sen’lilere saldırı sırasında telefonu ile görüntü alırken, iki kadın polis tarafından, görüntüleri silmesi için tehdit edildi. Görüntüleri silmeyi reddedince polisler Tözen’e saldırdılar. Tözen’in vücudunda saldırı nedeniyle yaralanmalar var.
Eğitim-Sen Genel Merkez Yöneticisi Saim Gültekin, saldırı nedeniyle görme bozukluğu yaşıyor, kafasında kırık var.
Eğitim-Sen Ankara 2 No’lu Şube üyesi Cengiz Gülsel, saldırı sırasında yoğun gaz nedeniyle astım krizi geçirdi, görme bozukluğu bulunuyor. Gülsel, ambulansla olay yerinden götürülerek, ameliyata alındı.
Eğitim-Sen’in Talepleri:
Sadece parası olanlara değil, tüm yurttaşlara ayrım gözetmeksizin eşit ve parasız olarak eğitim hakkı sağlanmalıdır.
Çocuklarımıza kreş, her gün için yeterli beslenme, süt ve temiz su imkanı sağlanmalı, yılda en az iki defa ücretsiz sağlık taraması yapılmalıdır.
Okul öncesi eğitimden, yüksek öğrenime kadar okullaşma ve okulların mevcut yapılanmasına dair temel sorunların çözülmesi için okullara ödenek ve eğitime yeterli bütçe sağlanmalıdır.
Sözleşmeli, geçici, ücretli çalıştırma yerine kadrolu ve eşit işe eşit ücret temelinde tüm çalışanlar için güvenceli çalıştırmanın esas alındığı bir düzenleme yapılmalıdır.
Vergide adaleti sağlayacak bir düzenleme getirilmelidir.
Ek ders ücretlerinin gasp edilmesine son verilmelidir.
Eğitime ilişkin karar süreçleri sadece yöneticilerin değil, eğitimin bileşenlerinin (öğretmenler, hizmetliler-memurlar, öğrenciler, veliler ve bilim insanları) tümünün katılımıyla demokratik bir tarzda işletilmeli, yöneticiler seçimle belirlenmelidir.
İLKSAN tasfiye edilmeli, üyelerinin hak edişleri hiçbir kayba uğratılmadan, yasal faizi ile birlikte bir defada ödenmelidir.



