15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi Semtte Yapılan Etkinlikle Selamlandı

ANKARA (19.06.2010) - Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Kaldıraç ve BDSP Tuzluçayır Mahallesi’nde düzenledikleri yürüyüş ve etkinlikle 15- 16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ni selamladı.

20.06.2010ankaraDevrimci Proletarya’nın da destek verdiği yürüyüş Menekşe Erbay Parkı’na kadar sürdü. Yürüyüş boyunca “Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği”, “15-16 Haziran ruhuyla mücadeleye” , “Kader değil katliam, katil devlet hesap verecek”, “TEKEL, İtfaiye, Esenyurt, Erdemir, TÜBİTAK, UPS direniyor, direne direne kazanacağız” sloganlarıyla yüründü.

Parkta 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nde yitirilenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin gelişimi ve direnişi yaratan şartlar ifade edildi. Ayrıca bu direnişten devrimcilerin ve işçi sınıfının çıkarması gereken dersler üzerinde duruldu.

15-16 Haziran direnişini yaratanların devrimci militan işçiler olduğuna ve işçi sınıfının özgücüne olan güveninin eseri olan direnişin bu güne de ders ve ışık vermeye devam ettiği belirtildi. Direnişin hâkim sınıflara olduğu kadar sendikal ağalara karşı da verildiğine dikkat çekilen konuşmada, “Bugün taşeronlaştırma, güvencesiz ve esnek çalışma, 4-B ve 4-C gibi uygulamalarla emekçi ve işçilere dönük saldırılar yoğunlaşmaktadır” denildi. Günün şartlarında sendika ağaları ve bürokratlarına karşı işçi ve emekçileri amansız bir mücadele beklediği vurgusu yapılan konuşmanın ardından 15-16 Haziran direnişinin tanıklarından Sırrı Öztürk bir konuşma gerçekleştirdi.

20.06.2010ankara2Öztürk, işkencelerde, mahkeme koridorlarında ve hayatın her alanında mücadelesini kararlılıkla sürdürenleri selamlayarak, 15-16 Haziran direnişine ilişkin anılarını paylaştı. “Hiçbir egemen sınıf kendi iktidarını kendi rızasıyla başka bir sınıfa devretmez” diyen Öztürk, işçi sınıfının yolunun meşakkatli oluşu üzerinde durdu. Çıkarılan yasal düzenlemelerle mahkeme kararlarıyla hak alma mücadelesinin önünün kesilmeye çalışıldığını ifade eden Öztürk, “mahkemeler de bu düzenin bütün saldırı mekanizmaları da bizim emeğimiz ve paralarımızla ayakta durmaktadır. Fakat kevgire dönmüştür” dedi.

15-16 Haziran direnişinin sendikal bir önderlikle başladığını fakat daha sonra işçilerin oluşturdukları direniş komitelerinin sendikayı aşarak mahallelerde, semtlerde, gecekondu ve işyerlerinde yaklaşık bir yılda örgütlenerek sendikayı aştığına da dikkat çekti. Hatta sendikanın direnişin ileri bir aşamasında direnişi satarak kırdığına, pazarlıklara da oturduğuna değinen Öztürk, işçi sınıfının taban inisiyatifinin önemine dikkat çekti.

Etkinlik işçi ve emekçileri konu alan şiir ve müzik dinletisi ardından atılan sloganlarla sona erdi.