Ülke Genelindeki Gözaltı ve Tutuklama Terörü Protesto Edildi

ANKARA (17.06.2010) - KESK üyelerine ve ülkenin çeşitli yerlerinde devrimci demokratik kurumlara yönelik tutuklama ve gözaltı terörü, yapılan açıklamalarla kınanarak, baskılara karşı birleşik mücadele çağrısı yapıldı.

17.06.2010ankaraAnkara'da Yüksel Caddesi'nde, Sosyalist Parti üyeleri, Devrimci Proletarya ve KESK Ankara Şubeler Platformu, kendilerine yönelik tutuklamaları protesto etti.

Aralarında DHF’nin de bulunduğu birçok kurumun da katılarak destek verdiği protesto eyleminin ardında KESK oturma eylemi gerçekleştirdi.

Sosyalist Parti adına yapılan açıklamada, 6-7 Ekim 2009’da gerçekleştirilen İMF ve Dünya Bankası eylemlerinin gerekçe gösterilerek Antalya Sosyalist Parti Başkanı Murat Türkeş, Dev-Genç Birliği üyesi Mehmet Deliktaş’ın bindikleri otobüslerden yaka paça indirilerek İstanbul’a götürüldüğü belirtildi.

Sosyalist Partililerin 16 Haziran 2010 günü çıkarıldıkları mahkemenin ardından tutuklanarak Metris Hapishanesine götürüldükleri kaydedildi. Yine tutuklamaları protesto etmek için Beyoğlu Adliyesi önünde bekleyen Sosyalist Partililere polisin saldırarak Halil Sönmez’i gözaltına aldıkları ifade edilen açıklama, eğer bir suç işleniyorsa oligarşik düzen ve dünya halklarına kan kusturan işgalci güçlerdir” denildi.

Açıklama tutuklu ve gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle sona erdi.

Devrimci Proletarya üyeleri’nin yaptıkları açıklamada da, Adana ve Mersin’de Devrimci Proletarya üyeleri, İnsan Hakları Üyeleri, Eğitim Sen ve Üreti Yorum Aktivistlerinin 16 Haziran 2010 sabahında TEM Polislerince evlerinin basılarak gözaltına alındıkları ifade edildi. Mersin ve Adana’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınanların bir kısmının tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken 5 kişinin ise gözaltı sürelerinin uzatıldığı kaydedildi. Gözaltındakilerin TEKEL işçilerinin eylemlerine katıldığı gerekçesiyle “Terör örgütü üyesi” olmakla suçlandıkları belirtilirken, son dönemde sendikalara, kitle örgütlerine yönelik saldırıların işçi eylemleri ile onların öncüleri olan devrimciler üzerinde estirilmek istenen korku furyasının ürünü olduğuna dikkat çekildi. “ Amaç burjuvazinin neo-liberal saldırılarının önünde barikat oluşturan mücadele dinamiklerinin sindirilmek, sesinin boğulmak istenmesidir, göz altıları ve saldırıları kınarken, saldırıların bizi yıldıramayacağını işçi sınıfı hareketini durduramayacağını söylüyoruz” denildi.
Korku iklimi yaratılmak isteniyor

KESK Ankara Şubeleri de eylemlere destek verirken, tutulama ve gözaltılar alkışlarla protesto edildi. KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, “Yaşananlar gösteriyor ki bir korku iklimi kurulmak isteniyor, ama yılmayacak mücadele edeceğiz” dedi. Şimşek, KESK MYK Üyesi Akman Şimşek, SES MYK Üyesi Meryem Özsöğüt, Ankara BES 1 Nolu Şube Üyesi Ahmet Dadacıoğlu’nun TEM ekiplerince evlerinin sabah saatlerinde basılarak gözaltına alındığı, yine Manisa SES üyesi Dr. Özcan Salıncı’nın da bu göz altılara eklendiğini belirtti.

Tutuklama gerekçeleri olarak Güler Zere ve Mahir Çayan anmalarına katılmalarının gerekçe gösterildiğini belirten Şimşek, “Güler Zere, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya’lar halkın vicdanında yer edinmiş, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde Türkiye tarihine geçmişlerdir onları anmak suç değildir” dedi. “Yapılmak istenen toplumun örgütlü kesimlerinin yıldırılmak istenmesidir” diyen şimşek “Arkadaşlarımız toplum içerisinde yerleri belli olan herhangi bir soruşturmaları varsa yetkililer tarafından davet edilip ifadelerine başvurulmaları mümkündür” ifadelerine yer verdi.

Bir korku iklimin yaratılmak istendiğini sözlerine ekleyen Şimşek, “Siyasi iktidar bilmelidir ki, KESK demokrasi dışı bu uygulamalar karşısında geri adım atmayacaktır” ifadelerinin ardından gözaltındakiler derhal serbest bırakılmalıdır diyerek sözlerini sonlandırdı.

Açıklamalar ardından gerçekleştirilen oturma eylemi bir süre sürdürüldükten sonra atılan sloganlarla sona erdi.