|
ANKARA (12.11.2008) - Ankara’da, Demokratik Haklar Federasyonu’nun (DHF) başlattığı tanıtım ve örgütlenme kampanyası, OSTİM ve Batıkent semtlerinden sonra 18 Mayıs (Mutlu Mahallesi), Şirintepe ve NATO Yolu semtlerinde de emekçilere ulaşmaya devam ediyor.
Önceden hazırlanan kampanya materyalleri ve gazete ile birlikte sabah saatlerinden itibaren semtte belirlenen buluşma noktasında buluşan DHF üyeleri, gruplara ayrılarak ikinci buluşma noktasında görüşmek üzere semt içlerine dağıldılar. Kampanya broşürü ve gazetenin ulaştırıldığı semt halkıyla, ülke gündeminde olan meselelerine ve mahallenin sorunlarına dair yapılan sohbetlerde özellikle yerel seçimler konusunun öne çıktığı gözlemlendi.
“CHP, AKP, SHP, DSP vb. partilerin şimdiye kadar ülkeyi getirdikleri yer burası, artık yeter! Gücümüz, birliğimizdir!” vurgusunun öne çıktığı sohbetlerde, DHF faaliyetçilerince, birlikte mücadele etmenin önemine vurgu yapıldı. 18 Mayıs Mahallesi civarında kurulan semt pazarında da dağıtılan broşürler esnasında yapılan sohbetlerde ise esnafın durgunluktan, iş yapamamaktan şikâyetçi olduğu gözlemlendi. Kampanya faaliyetinin yürütüldüğü saatlerden önce semtte “gıda yardımı” dağıtan Ankara Büyükşehir Belediyesi aracının etrafında yığılan komşularına tepki gösteren ev emekçisi kadınların “insanların bir patatese, bir soğana, bir çuval kaçak kömüre, bir poşet makarnaya kendi kişiliklerinden olduğunu ve onurunu ayaklar altına alarak gidip utanmadan onların kanlı yardımlarını alabiliyorlar, bu çabanız inşallah amacına ulaşır, bizler de bu halk düşmanlarından kurtuluruz” şeklindeki tepkileri, hemen hemen bizlere kapısını açan her insanın ifadesiydi. Dağıtılan “yardım paket”lerinin içine konulan mesajları da ev emekçisi kadın şöyle ifade ediyordu: “Kendi cebimden değil, babamın kesesinden değil, sizden alıp size dağıtıyorum.”
Ayrıca çoğunluk semt halkının; 9 Kasım 2008 tarihinde gerçekleştirilen “Büyük Alevi Yürüyüşü” mitingine dair ifadelerinden olan; hükümet sözcülerinin yaptığı açıklamaları televizyonlarda izlerken “dehşete düştüklerini” ve “bu kim (Başbakan için) oluyor da, kimi nerden kovuyor, bu memleket bizim, memleketi bu hale getirip, şimdi de halkı mı kovuyor” şeklinde yaptıkları değerlendirmeleri de dikkat çekiciydi.
Ev ziyaretlerinin de gerçekleştirildiği faaliyet çerçevesinde, halkımızın Komünist Önderi İbrahim Kaypakkaya’nın ailesi de ziyaret edildi. Kaypakkaya’nın babası Ali Kaypakkaya’nın (Karakaya) gerek oğluna gerekse farklı konulara ilişkin yazdığı şiirlerini okuduğu ziyaret, ailenin kampanya çerçevesinde yapılacak aileler etkinliğine davet edilmesi ile sona erdi. Halkın ilgiyle karşıladığı faaliyet, yoğun biçimde dağıtılan kampanya broşürü ve gazetenin ardında akşam saatlerinde broşür ve gazetenin ulaştırıldığı semtlerde yapılan afişlemeler ile sürdü. Polisin tacizi karşısında, halkın zaman zaman; “geliyorlar, dikkatli olun” uyarılarıyla birlikte, faaliyet, planlandığı şekilde, sorunsuz bir şekilde sonlandırıldı.
|