| Aralarında DHF Kadın Komisyonu’nun da Yer Aldığı DESA Direnişiyle Dayanışma İstanbul Kadın Platformu, Eylemlerine Devam Ediyor! |
|
İSTANBUL (22.11.2008) - Çeşitli kadın kurumlarının ve bağımsız kadınların dahil olduğu Desa Direnişiyle Dayanışma İstanbul Kadın Platformu, son dönemlerde artan kriz, işsizlik ve yoksulluktan en fazla etkilenen işçi ve emekçilerin gün geçtikçe artan sorunları içerisinde özellikle kadın işçilerin yaşadığı ek sömürü alanlarına, baskılara ve şiddete dikkat çekmeye, kamuoyuna yönelik faaliyetler yürütmeye, direnişi desteklemeye devam ediyor. 22 Kasım Cumartesi günü, saat:13:00’de Taksim Desa Mağazası önünde gerçekleştirilen son basın açıklamasında sendika hakkı için Desa’nın Düzce fabrikasında direnen işçilerle, İstanbul Sefaköy Desa’da 143 gündür tek başına direnen ve işine dönmek isteyen Emine Arslan’la dayanışmak için yola çıkıldığı ve bu dayanışmanın sürdürülerek büyütüleceği ifade edildi.
Desa’da çalışan işçi kadınların ağır çalışma koşullarına dikkat çekilerek işçilerin tümünün ağır şartlarda çalıştığı, ancak kadın işçilerin çok daha ağır bedeller ödediği, emzirme odalarının, kreşlerin olmadığı, kadınların çocuklarını emzirebilmek için evlerine yürümek zorunda kaldığı, çocuklarına bakmak için işi bırakmak zorunda kaldığı belirtildi. Görünmeyen ev işi ve bakım emeği zaten tümüyle kadınların sırtındayken, Desa'da çok düşük ücrete Egemen sistemin kadınlar üzerindeki sömürü ve baskısının arttığı, bunun da kadın üzerindeki erkek egemenliğini artırdığı vurgulanarak kadınların Emine Aslan’ın direnişinden güç aldığı ifade edilerek işçi kadınlara yönelik talepler ifade edildi: -Ev-eksenli ve kayıt dışı çalışan kadınların, evde ve dışarı da çalışan kadınların sosyal güvence ve emeklilik taleplerini sendikalar gündemlerine almalı. -Sendikalar kadın işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yönetici kadrolarında kadınların erkekler kadar yaygın bir şekilde yer alması için gereken çabayı göstermeli ve işleyişlerinde kadın erkek eşitliğini gözetmelidir. -İşten çıkarılan işçilerin, işe sendikalı olarak geri alınmaları için, sendikalaşma önündeki engellerin kaldırılması için, gerekli iş sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlanması için, zorunlu mesainin kaldırılması için: Desa ürünlerini boykot ediyoruz. -Deri-İş sendikasının açtığı işe iade davasının işçilerin lehine sonuçlanmasını istiyoruz. Hem Desa yönetimi hem de uluslararası markalar imzaladıkları uluslar arası sözleşmelere uymalı ve işçilerin haklarını kullanmaları garanti altına alınmalıdır. |



22 Kasım Cumartesi günü, saat:13:00’de Taksim Desa Mağazası önünde gerçekleştirilen son basın açıklamasında sendika hakkı için Desa’nın Düzce fabrikasında direnen işçilerle, İstanbul Sefaköy Desa’da 143 gündür tek başına direnen ve işine dönmek isteyen Emine Arslan’la dayanışmak için yola çıkıldığı ve bu dayanışmanın sürdürülerek büyütüleceği ifade edildi.
ve uzun saatler boyu çalışma mecburiyeti kadınların eşitsiz olan durumunu daha da kötüleştirdiği, kriz dönemlerinde ve hak arama mücadelelerinde ilk işten çıkarılanlar içerisinde kadınların yer aldığı vurgulanan açıklamada, ‘Desa sömürü satıyor, İşçi ve sendika düşmanı Desa'nın ürünlerini almayalım. Desa ürünlerini boykot edelim’ çağrısı tekrarlandı.