| DHF YÖK'ü Protesto Etti |
|
ANKARA (06.11.2008) - Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen)/Ankara 5 No’lu Eğitim-Sen Şubesi, 12 Eylül Askeri Faşist Cuntasının ürünü olan Yüksek Öğrenim Kurulu’nun (YÖK) kuruluşunun 27. Yılında YÖK binası önünde yapılan bir basın açıklamasıyla protesto eylemi gerçekleştirdi.
YÖK ile birlikte özellikle gençlik üzerinde geliştirilen baskı mekanizmalarının kurumsallaştırılarak eğitim haklarının ellerinden alınması ve özgür, bilimsel, demokratik düşüncenin önünün kesildiği, gerici-dinci-faşist zihniyetin özellikle eğitim kurumlarında meşrulaştırılmasının resmileştirilmesi;Türk-İslam sentezi doğrultusunda özel üniversitelerin kurulması, harç, barınma ve beslenme masrafları ile eğitimin kamusal bir hizmet olmaktan çıkarıldığı ve nerdeyse tümüyle paralı hale getirilmesi 12 Eylül’ün en başat icraatları olarak sürmekte olduğu vurgulandı. Tüm okullarda olduğu gibi üniversitelerin de mevcut siyasi iktidarın hizmetinde olduğu sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda ticarileştirildiği, araştırma görevlileri başta olmak üzere akademik personelin iş güvencesinin ortadan kaldırılması, akademik özgürlüklerin ipotek altına alınarak, muhalif bilim insanlarının egemen ideolojiye tabii kılınmaya çalışıldığı, otoriter hiyerarşiye, YÖK sistemine uyarlayarak gerici ve piyasacı dönüşümün meşrulaştırıldığı açıklamada yer aldı. Ayrıca; üniversite bileşenleri ve emekçileri olarak, üniversitelerin bilimsel bilgiyi üreten, ürettiği bilgiyi toplumla paylaşan kurumlar olmasının, kamusal bir anlayışla yeniden tanımlanmasının, sermayeden ve siyasal iktidardan özerk kurumlar olmasının, üniversitenin bütün bileşenlerinin karar süreçlerine katıldığı, söz, yetki ve karar sahibi olduğu bir demokrasi anlayışının geliştirilmesi ile mümkün olacağı belirtildi. 27 yıl sonra 12 Eylül’ün bütün bu yıkımlarına ARTIK YETER demek gerektiği belirtildi. Yapılan protesto eyleminde, Demokratik Haklar Federasyonu’nu (DHF) da dövizleriyle yer aldı. DHF, ayrıca resmi internet sitesinden yaptığı yazılı açıklamada, 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Cuntasının ürünü olan YÖK’ün, ülkemizin "küreselleşme" olarak adlandırılan ve bugün iflasına tanıklık ettiğimiz bu büyük kriz sistemine entegrasyonunda, yüz binlerce insanın işkencelerden geçirilmesi, binlercesinin katledilmesi pahasına kendi halkına savaş açan hâkim sınıfların gerçekleştirdiği 12 Eylül'ün, üniversiteler üzerinde doğurduğu bir baskı aracı olarak hayat bulduğunu ifade etti. Açıklamasında devamla şunlara yer verildi: “YÖK sadece öğrencilerin ilerici – devrimci kesimlerine yönelik değil öğretim görevlilerinden üniversitelerin kendi bünyesindeki işletmelerinde çalışan işçilerine dek bir baskı mekanizması olmaktan öteye; bir bütün olarak emperyalizme, piyasaya bu kaynakların peşkeş çekilmesinin de aracı olarak örgütlendi. Üniversite içi işletmelerin adım adım taşeron firmalara devredilmesi, harçların arttırılması, öğretim elemanlarının, öğrencilerin ve üniversite içinde çalışan işçilerin söz, eylem ve örgütlenme haklarının ortadan kaldırılması veyahut kısıtlanması YÖK sürecinin bugün yaratmış olduğu tahribatların temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Anadilimizde, parasız, bilimsel, demokratik eğitim talebimizi; halk gençliği ve eğitim emekçileriyle birlikte haykırmak için YÖK protestosuna katılıyor ve başta öğrenciler ile eğitim emekçileri olmak üzere halkımızı demokratik haklarını savunmaya, demokratik tepkilerini bulundukları yerellerde örgütlemeye çağırıyoruz!” Eyleme Genç-Sen de kısa bir açıklama yaparak destek verdi. |




Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç , “Özgür Bilim, Özerk Demokratik Bir Üniversite İçin YÖK’e Hayır” vurgusuyla yaptığı açıklamada; Eğitim-Sen’in üniversite bileşenleri olarak 12 Eylül Cuntası’nın YÖK’ü yarattığı ve 27 yıl sonra hala tüm ağırlığı ile her türlü baskısını sürdürdüğünü ifade etti.