Ana Sayfa Kasım 2008 Hapishanelerde Uygulanan Zorla Sevklere Karşı Basın Açıklaması Yapıldı

Demokratik Haklar Federasyonu

Hapishanelerde Uygulanan Zorla Sevklere Karşı Basın Açıklaması Yapıldı

ANKARA (26.11.2008) - 25 Ekim tarihinde Yüksel Caddesi'nde zorla sevklere karşı basın açıklaması yapıldı. Basın metnini olduğu gibi yayınlıyoruz.

Zorla Sevklere Dur Demek İçin Basına ve Kamuoyuna!

Saldırılar, kovmalar, sürgünler, 21.yüzyılın tehcir-tahkiri ve asimilasyonuyla sürüyor.

F Tipi hücreleriyle toplumu 2000 yılının başlarından itibaren bastırmaya çalışan egemenler; 2009 yılının bütçesini de ‘yeniden yapılandırma’ çerçevesinde savaş bütçesi olarak çıkaracaklarından ve ABD, AB ve diğer emperyalist ağa-babalarına itaat etmekte kusur etmediklerini yine devrimci tutsaklara saldırarak gösterdiler.

Ekonomik ve sosyal krizlerini yaratanlar; katliamlarla devrimci tutsakları taşıdıkları hücrelerini ezilen emekçi milyonların alın terinden çalarak yaptılar, bugün de tecrit-tredman projelerinin iflasını açıklıyorlar. Emperyalizmin derinleşen krizlerini ekonomiyle açıklayamayanlar, dört duvar arasında tecrit ettikleri tutsakları iradelerini teslim alamadıkları için, hücreden hücreye sürgüne göndererek kazanımlar elde etmeye çalışıyorlar. İçeride devrimci tutsaklara şahinlerin iki dudağı arasından çıkan işkenceler, sürgünler, sevkler dayatılırken, dışarıdaki ezilen kitlelerin en temel haklarını baskı, gözaltı, tutuklamalarla tırpanlamaya devam etmektedirler.

Ülkenin Milli Savunma Bakanı ‘hayali operasyon’larla bütçeden kaynak koparma derdinde iken, halkın evlatları da “terörist-bölücü” olacaktır. Meclis’te hırsızlar, soyguncular, vurguncular, hayali ihracatçısından-operasyoncusuna kadar yönetenler oldukça toplumun ezilenleri de hücrelere götürülmeye devam edecektir. Krizlerini derinleştirip, ezilen milyonlarca halkı da düşmanlaştırıp, ırkçı, şoven, linççi zihniyetlerini sürdüreceklerdir.

F Tipi hapishanelerde keyfi uygulamalar yaşana gelirken adalet bakanlığı bu keyfiyete müsaade etmekle kalmayıp, bizzat bu keyfiyeti yaratıyor. Gebze’de saldırıya uğrayan kadın tutsaklar ardından zorla Sincan Kadın Hapishanesi’ne sevk edilirken, daha önce Sincan’dan Kırıkkale’ye işkenceyle sevkedilen Ali Gülmez’in avukatları ve ailesiyle görüşme hakkı bile gasp edilmiştir. Bu keyfiyetçi uygulamalara yenileri eklenerek Sincan F Tipi Hapishanesi’nden 24 Kasım 2008 tarihinde aynı şiddet ve işkence uygulanarak Hakkı Alphan, Zeynel Karabulut, Mesut Deniz, Mesut Çeki Kırıkkale’ye sevk edilmiştir. Sormak gerekiyor daha dün açtığınız beş yıldızlı otelleriniz yine mi size dar geldi? Yüksek güvenlikte idari güvenlik sorunu nasıl yaşanıyor ki, güvenlik gerekçesiyle tutsakları zorla sürgün ediyorsunuz.

Şahit olundu ki; sürece yayarak ölümü devrimci tutsaklara dayatanlar, teslim alınamaz iradenin yaşam gücüyle karşılaştılar. Oysa tecrit hücrelerinin mimari planlayıcılarından Ergenekon general ve şefleri hücre kapısından girer girmez, ya kalpleri durdu, ya felç oldular. Siyasi iktidar; Silivri hapishanesini restore ederek devlet konukevi görevine kavuşturup, F Tipi hapishaneleri de böylece kamuoyu gözü önünde bir kez daha meşrulaştırmaya çalıştı.

Ülkenin seçilmişleri ‘kendimden olmayanı yok ederim, kovarım’ mantığından hareketle, kovamadığını da öldürmeye devam ediyor. Dün Musa Anterler, Metin Göktepeler, Süleyman Yeterler, İlyas Aktaşlar, Engin Beyazlar, İmam Boztaşlar, Bülent Karataşlar, Festus Okeyler… Bugün Engin Çeberler öldürülüyor.

Kürt ulusu başta olmak üzere, tüm emekçiler üzerinde estirilen devlet terörü panzerler, gaz bombalarıyla, plastik-gerçek mermilerle sürdürülüp, okula gitmesi gereken çocuklar hapishanelere kapatılmaktadır. 12 Eylül AFC’sini aratmayacak şekilde görüntülerle abluka altına alınmış, saldırılarla halklara her gün yeni bir zulüm dayatılmaktadır. Havasından gazına her şey egemenler cephesinde değerlendirilip ticarileştirilip ölüm kusmaktadır.

Gördük ki; F tipi tecrit hücrelerinin ne insani, ne hukuki, ne de toplumsal bir meşruiyeti yoktur.
Yaşam hakkını korumak için, zorla sevkler, sürgünler durdurulsun, üç kapı üç kilit açılsın, tutsakların sohbet hakkı olan 45/1 nolu genelge acilen uygulamaya konulsun, Ceza İnfaz Kurumu değiştirilsin, tutsakların başta insani olmak üzere tüm hakları koşulsuz verilsin, altına imza attıkları uluslar arası sözleşmeler doğrultusunda bağımsız izleme kurulları hayata geçirilsin.

Devrimciler nezdinde F, D, L tipi hapishanelere konulmak istenen milyonlarca ezilen kitlelerdir, geleceğimizdir. Geleceğe sahip çıkmak tutsaklarımıza sahip çıkmaktır. Hapishanelerdeki keyfi uygulamalara yeter artık dur diyelim.

-Zorla Sevkler Durdurulsun!
-Keyfi Uygulamalara Son!

ANKARA DEMOKRATİK HAKLAR DERNEĞİ
EZİLENLERİNSOSYALİST PLATFORMU (ESP)
PARTİZAN