Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü'nde Kadınların Yürüyüşü Barikatlarla Engellendi!

İSTANBUL (26.11.2008) - Aralarında Demokratik Haklar Federasyonu Kadın Komisyonu’nun da bulunduğu Özgür Kadın, Emekçi Kadınlar Derneği, EHP’li Kadınlar, Sosyalist Feminist Kolektifi, Amargi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi gibi birçok kadın kurumunun ve bağımsız kadınların dahil olduğu 25 Kasım Kadın Platformu’nun 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle 25 kasım tarihinde saat 13.00-17.00 arasında açık olacak şekilde bir resim sergisi açma ve akşam saat 19.30’da kitlesel bir kadın yürüyüşü ile resim sergisinin olduğu Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yapmayı içeren eylem programları, devlet ve polisler tarafından engellenmeye ve şiddetle bastırılmaya çalışıldı.

Platform adına eylem öncesinde resim sergisi ve yapılacak yürüyüşe ilişkin Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü ile bilgilendirme amacıyla görüşülmüş ve yapılacak olana sergi ile yürüyüş bildirilmiş, herhangi olumsuz bir yanıt da verilmemişti.

Ancak 25 kasım Salı günü, önce öğle saatlerinde de 25 Kasım Kadın Platformu'nun, Galatasaray Lisesi önünde kurduğu kadına şiddet temalı sergisi polis tarafından tekmelenerek dağıtıldı. Kadına yönelik Şiddete karşı mücadele gününde kadınların sorununu görünür kılmayı amaçlayan ve en basit ve doğal demokratik mücadele yöntemleri olan bu vb. girişimlere dahi düzenin tahammülsüzlüğü bir kez daha ortaya çıkmış oldu.. Kadına yönelik şiddetin kaynağının var olan düzen, ona ve devlete hakim olan erkek egemen zihniyet olduğu bir kez daha pratikte sergilenmiş oldu.Kadınlar, bu şiddeti Galatasaray lisesi önünde oturma eylemi yaparak protesto etti.

Kadınlar Taksim’de Devlete meydan okudu.

25 Kasım Kadın Platformu, kadınlara yönelik bu şiddete karşı direnme, var olan şiddet karşısında kadınların mücadelelerine daha sıkı sarılmaları bilinciyle akşam saatlerinde düzenlenecek olan eyleme bu yürüyüşün engellenme ihtimalinin çok yüksek olduğunu bilerek tavizsiz bir şekilde daha güçlü hazırlanmaya koyuldu.

Akşam saat 19.30’da Demokratik Haklar Federasyonu’nun 25 Kasım Yürüyüşüne kitlesel olarak katılma çağrısı ile İstanbul Demokratik Haklar Derneklerinde faaliyet yürüten kadın komisyonları üzerinden DHF’li kadınlar, alandaki yerlerini aldılar. 25 Kasım kadın platformuna dahil olan birçok kadın kurumundan ve platform çağrısıyla alana gelen kadınlardan oluşan yaklaşık 300 kadın, Taksim Tramvay Durağı’nda buluşup Galatasaray Lisesi’ne yürümek istedi. Ancak barikatlarla karşılaşıldı! Kadınların tacize, tecavüze, baskılara ve kadına yönelik her türlü şiddet karşı yürüyüşü engellendi. İstiklal caddesinin girişine arkada panzer önde çevik kuvvetten oluşan barikat kuruldu. Açılama olarak "Basın açıklamasını yapıp dağılabilirsiniz, yürüyüşe izin vermeyeceğiz" denildi. Bu sırada kadın kitlelerinde tedirginlik ve sayıda azalma bir yana dursun, zaman geçtikçe katılımın güçlenmesi ve yaklaşık 600 kadının alanda yürüyüş için kararlı bir duruş sergilemesi dikkat çekiciydi.

25 Kasım Kadın platformu adına yürüyüşte ısrarcı olunarak, yasalara göre gösteri ve yürüyüş yapmanın izne tabi olmadığı dile getirilerek “Demokratik ve yasal hakkımız olan yürüyüşümüz engellenemez. Barikatlar kaldırılıncaya, yürüyüşümüze izin verilinceye kadar hiçbir yere gitmiyoruz” denildi. Bu kararlı duruş, alandaki yüzlerce kadının coşkulu sloganlarıyla birleşerek güçlendi.

“Emeğimiz, bedenimiz, canımız için erkek egemenliğine, kapitalizme hayır” pankartını ve “Cinsel işkenceye son, sorumlular yargılansın”, “25 Kasım sergimiz polis tarafından dağıtılmıştır”,“Jin Jiyan Azadi”, “Artık yeter”, “Yaşasın kadın dayanışması” dövizlerini taşıyan kadınlar, Hep bir ağızdan aralıksız olarak “Kadınlara değil, Katillere Barikat”, “Kadınlara değil, Üzmezlere Barikat”, “Öldürülmek için, kadın olmak yeter”, “Aç, Aç, Aç, Barikatı Aç”, “Yık, Yık, Yık, Barikatı Yık”, “Baskılar Bizi Yıldıramaz”, “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz”, “Tecavüzcü Polis Hesap Verecek”, “Kadınlar Taksim’de Meydan Okuyor”, "Gelsin devlet gelsin koca gelsin baba gelsin cop, inadına isyan inadına özgürlük", “Dayağın çıktığı cenneti istemiyoruz “,”Devlet Koruyor, Erkek Vuruyor”,"Yaşasın Kadın Dayanışması", "Jin jiyan azadi", “Biji yekitiya jinan”, “Bağır Herkes Duysun, Devlet Şiddeti Son Bulsun”, "Bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun", “Kadınlar Artık Susmayacaklar” sloganları büyük bir coşkuyla yaklaşık iki saat boyunca atıldı.

Barikatlar kaldırılmayınca Taksim Meydanı fiili bir miting alanına dönüştürüldü.

Yürüyüş konusunda ısrar devam ederken önce öğlen saatlerinde resim sergisine yönelik saldırıda, sonrada Taksim alanında yürüyüşün engellenmesine yönelik şiddeti daha yüksek sesle dillendirmek ve geniş kesimlere duyurabilmek amacıyla getirilen ses aracı ile 25 Kasım Kadın Platformu, alanı bir miting niteliğine ve coşkusuna dönüştürmeyi başardı.

Önce platform adına yapılan açıklamada, sergi ve yürüyüşü içeren 25 kasım eyleminin içeriği hatırlatılarak en doğal, yasal ve demokratik hakkıı kullanmaktan başka birşey yapılmadığı bunun bastırılmasına izin verilmeyeceği dile getirilerek Kadınlara Yönelik şiddetin dile getirildiği böylesi bir günde devletin şiddeti teşhir edildi. Platform adına söz alan alan temsilci, "Geçen yıl Taksim'de yılbaşında kadınlar bu meydanda tacize, şiddete maruz kaldı. Saldırganlar 52 YTL para cezasıyla serbest kaldılar. Onlara bu cadde açık. Bu cadde herkese açık, kadınlara niye kapalı. Burada basın açıklaması yapmak, yürümek demokratik, anayasal hakkımız ama keyfi engelleniyoruz. Ellerinde gaz bombalarıyla bekleyenler de bize şiddet yaşatıyor" dedi.Ardından yürüyüş engelelndiği için Galatasaray Lisesi önünde okunması karlaştırılan basın metninin ve yine kadınların yaşadığı canlı olaylar üzerinden yazılan tanıklıkların okunmayacağı, bunları yürüyüş sonrasında okuma noktasında kararlılığın devam ettiği, var olan engelmemnin protesto edildiği ifade edilerek yine bugünkü şiddeti içeren resim sergisinede kadınlara yönelik şiddetin tanıklarının dinlenmesinin çok daha anlamlı olacağı dile getirildi. Söz alan kadınlar, resim sergisinin kadınlara yönelik çok yönlü şiddeti anlatan resimlerin, fotoğrafların, çeşitli broşürlerin, medyaya konu olan olayların ve basın küpürlerinin, kadına şiddet uygulamak için kullanılan araçların yer aldığı serginin şiddetle, tekmelerle dağıtıldığını, dövizlerin ve resimlerin yırtılıp parçalandığını, devletin şiddetinin boyutlarının her geçen gün giderek arttığını dile getirerek asla yılmayacaklarını ve mücadele etmeye devam edeceklerini anlattılar.

Alanda bulunan DTP milletvekili Sebahat Tuncel de söz alarak kendisine milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle geçiş izni verildiğini belirterek "Ancak birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. İçişleri Bakanı telefonlarımıza çıkmıyor" dedi. Yine alanda önümüze barikat kuranın sadece polis olmadığını, onların kendilerine verilen görevi yaptığını, asıl suçlunun devlet ve onun şiddet anlayışı olduğunu, kadınların kendi haklarını savunmalarının, yine Kürt kadınlarının barış istemesinin, mücadele yürütmesinin yasaklandığını ifade ederek kadın dayanışmasının önemine vurgu yaptı.

Çevreden yoğun bir ilginin ve desteğin olduğu fiili miting, kadınların şarkıları, sloganları ve halaylarıyla bir sonraki 25 kasıma çok daha güçlü ve kitlesel olarak katılma ve yine aynı yerde yürümek için birleşme çağrısıyla sona erdi.