| Tanıtım ve Örgütlenme Kampanyası Stant Faaliyetiyle Sürüyor! |
|
ANKARA (26.11.2008) - Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)’nun kuruluş ilanından itibaren esasına aldığı Bağımsızlık ve Yeni Demokrasi Mücadelesi bilinciyle kitlelere gitmek ve kitleleri yöneten değil, tam tersine kitlelerle mevcut sorunlara karşı birlikte emekçi iktidarını örme kampanyasını adım adım pratikleştiriyor.
Kasalar boşaltıldı, “Vatan, Millet, Sakarya” edebiyatıyla, “hayali operasyonlar”ın Şemdinli’den sonra sınırı daraldı, ekonomiyi kurtaracak faturalar kesilmelidir. Kime ve Nasıl? Demokratik hak ve talepler mücadelesi için sokağa çıkan emekçi halk kitlelerine, ezilen Kürt ulusuna! İşinden çıkarılana, fabrikası kilitlenene, zorunlu izne gönderilene, patronu için fazlalık görülene, ücreti kısılana, lokması küçülene, yani emekçiye, ezilene, ilericiye, demokrata, yurtsevere, devrimciye siyasi krizlerin ekonomik faturası dün olduğu gibi bugün de yazılmaya devam ediyor. Siyasi iktidarın krizler faturasının; artık vergi dairelerinde değil, maliyenin kasalarında değil, hazinenin bütçesinde değil; demokratik hak ve talepler ekseninde sokağa çıkan herkesten aleni kesileceğinin göstergesidir.
DHF standının açık olduğu saatlerde çok sayıda broşür dağıtımı yapıldı, standa ilgi oldukça yoğundu, demokratik kitle örgütlerinden, sendikalardan insanlar ziyaret etti. Stantta sesli ajitasyonla Ankara’daki emekçi kitlelerin sorunları anlatıldı, gelecekleri için emeklerine sahip çıkmaları ve bu anlamda yapılacak 29 Kasım Miting’ine çağrıda bulunuldu. Zaman zaman dede-torun el ele standa gelenlere Federasyon’un yeni demokrasi mücadelesi veren bir kurum olduğu, ezilenlerin emek mücadelesi tarihinden devraldığı mirası daha da güçlü bir mevziiye dönüştürdüğü, yıkıma sürüklenen bir toplumun geleceğine sahip çıkmasının örgütlü gücü olduğu ve ezilen kitlelerin bu federasyon çatısı altında kenetlenerek sorunlarını örgütlü mücadeleyle aşabileceği anlatıldı. Stant süresince insanlar yaşadıkları sıkıntılarını ve sorunlarını DHF üyelerine anlattılar. Bunlardan biri çok dikkat çekiciydi, Ostim’de işveren olarak çalışan bir vatandaşın, ‘ben bir patronum, işverenim, bizim ülkemizde bu halkla hiçbir şey olmaz, koyun gibi bir milletiz, ben işveren olarak şimdi matbaadan geliyorum, bildiri dağıtacağım, yanımda çalışan MHP’li işçileri ekmeğinden olmasın diye işten çıkarmıyorum, ama 29 Kasım’daki mitinge kendi hakları için gidebilsinler diye de onlar adına bildiri dağıtıyorum’ demesiydi. DHF üyeleri tarafından; daha önce açtıkları stantlara oranla kitlelerin daha duyarlı olduğu gözlemlendi. Grup Munzur, Grup Yorum, Ahmet Kaya ve diğer sanatçılardan seçilen halk türküleri kısa süreyle dinletildi. Çalışan emekçilerin işyerlerinden çıkmasından sonra stant toplandı. |



Emeğin ve Geleceğin İçin Demokratik Haklar Mücadelesine Katıl şiarıyla başlayan DHF kampanyası bürokrasinin başkentinde stant açma hazırlığında çifte standart ve polis engeliyle karşılaştı. Dernekler Yasası’nda çok açık olan hususlar bile “yasadışı-kanunsuz” ilan edilmek istenip, hemen “kabahatlar kapsamında davranıyorsunuz, para cezası keseceğiz, bu da size öğretici olur” diyerek “ para tehdidi” savurdular. 29 Kasım’da düzenlenecek ve DHF’nin de merkezi olarak katılacağı “Krize, işsizliğe, yoksulluğa, zorbalığa karşı halkın haklı kavgasını örgütleyelim” mitingi öncesinde böyle ekonomik tehdit ve saldırılar daha da anlam kazanmaktadır.
Açılacak standın bürokratik işlemleri için Ankara İl Valiliği Dernekler Masası’na gerekse bağlı bulunan belediyeye başvuru yapılmasına rağmen; stant açılması esnasında DHF faaliyetçilerinin etrafı sivil polislerce sarılıp standın açılması engellenmek istendi. Halkın ve ülkenin içinde bulunduğu somut durumdan meşruiyetini alan DHF üyeleri ve federasyon bileşeni olarak Ankara Demokratik Haklar Derneği üyeleri ‘açmak istedikleri standın demokratik bir hak olduğunu, bu durumla daha önce de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle karşılaştıklarını, bürokratik işleyişin hantallığının kendi sorunları olmadığını ve dernek faaliyetlerinin yürütülmesinin meşru bir hak olduğunu’ ifade ederek stantlarını açtılar. Ankara Yüksel Caddesi’nde Halkevleri’nin standının da açık olduğu ve aynı saatlerde Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı işçilerin oturma eylemi sürerken, polis baskısına maruz kalan DHF standını ziyaret edip, destek sundular. Stant süresince polis tacizi çeşitli müdahalelerle sürdü, ‘biz Ankara polisi olarak bu tür şeylere çok müsamaha gösteriyoruz, sizler de yardımcı olun’ demeleri de dikkat çekiciydi.