Mersin Tunceliler Derneği’nde Dersim 38 Belgesel Film Gösterimi Yapıldı

MERSİN (22.11.2009) - Mersin Tunceliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ‘Dersim–38’ belgesel filmi gösterimi yaparak ocak ayında yapılacak kongre öncesi Mersin’deki Dersimliler’le bir araya geldi.

22.11.2009nmersinBugün saat 14.00’da Tunceliler Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nde yapılan ‘Dersim–38’ belgesel filmi Mersin’deki Dersimliler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.

10 Kasım günü Onur Öymen’in yaptığı konuşma sonrası tekrar gündeme gelen Dersim Katliamı, Çayan Demirel’in hazırlayıp yönettiği ‘Dersim–38’ belgesel filmi ile Dersim’de yaşananları tüm çıplaklığıyla ve canlı tanıklarıyla tekrar hafızalara kazıdı.

‘Gözyaşlarını içimize akıttık’

Etkinlik açılış konuşmasında CHP genel başkan yardımcısı Onur ÖYMEN’in Dersim Katliamı’nı öven açıklamalarına değinilirek, “Bu konuşmadan sonra ülke ve yakın coğrafyada bu konu üzerine sözler söylenmiş, düşünceler tartıştırılmıştır.

Bu konu üzerine ebetteki esas sözü söylemesi gereken Dersimliler’dir, Seyit Rıza’nın, Ali Şer’lerin, Zarife’lerin torunlarıdır. Bu etkinlik de dersim 38 olaylarının özünü halkımıza açıklamak için gerçekleştirilmiştir” sözleri dile getirildi..

Sinevizyon gösteriminin ardından konuşma yapan gençlik komisyonu temsilcisi ise “film sırasında analarımız gözyaşlarına engel olamamış, kimilerimizde gözyaşlarımızı içimize akıtmışızdır. Ama bu ülkede gözyaşlarıyla bir sorunun çözülmediği ve çözülemeyeceği açıktır. Zaman gerçekleri bilimsel bir zeminde algılayıp doğru yöntemle bu konu üzerine gitme zamanıdır” açıklamasında bulundu.

‘Kemalizm zihnimizden kaldırılmalıdır’

Daha sonra katılımcılara söz hakkının verilmesiyle birlikte yoğun tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalarda ortaya kimi zaman bu katliamın Dersimliler’in Kürt kimliklerinden dolayı, kimi zamanda yalnızca Dersim’in Alevi kimliğinden dolayı yaşandığı ifade edildi. Tartışmalar sırasında katılımcılardan gelen “38 de ve daha sonra başka yerlerde ve halen yapılan/yapılmakta olan katliamların esas zemini Kemalizm olgusuyken bu dernekte neden Mustafa Kemal’in resmi bulunmakta ve de bu resim Seyit Rıza’nın resminin yanında bulunmakta, bu durum Yahudilerin Hitler’in resmini asmalarına benzemektedir” şeklindeki eleştirilere dernek yönetimi “buranın bir dernek olduğu ve dernekler masasının bu konuda belirleyici bir hükmü bulunduğu, resmin asılmasının zorunlu olduğu” ifadeleri ile cevap verdi.

Konuşmalar sonrasında yapılan tartışmayı toparlamak için söz alan gençlik komisyonu temsilcisi ise şu şekilde konuştu, “Kemalizm’in kaldırılması gereken esas yerin duvarlar değil zihinlerimizdir. Dersim katliamı da esasen Dersimin Alevi–Kürt kimliği değildir. Osmanlı’dan beri bağımsız bir yapısı olan Dersim’in, 1920’lerle birlikte emperyalizme tam bağımlı bir şekilde kurulan TC devletinin içerisinde bağımsız bir yapılanma istemediği ve Dersim’in esasta etnik ya da inançsal boyutundan çok Dersim halkını bizzat sömürmek ve sömürü düzenini de oraya taşımaktır. Ebette şurası da açıktır ki bugün halen yaşanmakta olan inançsal ve ulusal sorunların o zamanda fazlasıyla yaşandığı ve Dersimliler’in bu durumlar dolayısıyla da hedef tahtasına konduğu, 80 bin nüfusunun katledildiği, kalan nüfusunun da sürgünlere mahkûm edildiği, dillerinin ve inançlarının yasaklandığı da ortada durmaktadır.

Buradan sorunların kaynağını bulmuşken, çözüm yolunu da bulmak elzem önem arz etmektedir. Yegâne çözüm yolumuz örgütlenmektir. Tuncelililer Derneği olarak Dersimliler’i derneklerine sahip çıkmaya ve güçlendirmeye çağırıyoruz. Ocak ayı içerisinde kongremiz yapılacaktır. Gelin kongremizi bizlere yakışır şekilde örgütleyelim ve yine bizlere yakışır bir yönetim yapısı oluşturup, derneğimizin esasen olması gereken niteliğe kavuşturalım.”