dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Adana'da, Eğitim Emekçileri ve Öğrenciler, Saldırıları Protesto Etti!

ADANA (13.11.2010) - Bugün, KESK öncülüğünde gerçekleştirilen,DHF ve DGH’nin de içerisinde bulunduğu devrimci demokratik kitle örgütleri, son dönemlerde üniversitelerde yaşanan saldırılarla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

13.11.2010adana"Baskılar ve Saldırılar Bizleri Yıldıramaz" başlıklı basın metninde son zamanlarda üniversitelerde yaşanan saldırılar protesto edildi ve nedenleri ifade edildi.

En son Marmara Üniversitesi’nde öncesinde ise Kütahya, Mersin, Konya, Samsun gibi ülkenin dört bir yanında devrimci ve demokrat öğrencilere karşı gerçekleştirilen saldırıların YÖK’ün eseri olan ‘özgürlük ve güvenlik’ talimatnamesinin birer ürünü olduğu vurgulandı.

Gerçekleşen saldırıların ve tahriklerin YÖK’ün faşizan tavrının en önemli göstergelerinden olduğu ifade edildi.

YÖK’ün bu faşizan tavrının üç önemli sonucunu da paylaşarak daha iyi anlaşılmak istenildiği ve örneklemelere geçildiği basın açıklaması şu şekilde devam etti;

"Özdemir Örnek bu dönem başında Kütahya’daki Dumlupınar Üniversitesi Germiyan Meslek Yüksek Okulu 1.sınıfında öğrenim görmeye başladı ve Kredi Yurtlar Kurumu’nun yurdunda ikamet ediyordu.

Kimliği nedeni ile bir grup öğrenci tarafından sürekli tehdit edilmeye başlandı. En son 30-31 Ekim tarihlerinde sağ görüşlü öğrenciler tarafından darp edildi. Sağ görüşlü öğrenciler onu darp ederken güvenlik görevlileri onu etkisiz hale getirip darp edilmesini izledi. Olayların ardından götürüldüğü yurt danışma bölümünde çevik kuvvet görevlileri tarafından ölümle tehdit edildi.

Tüm bu baskılara karşın okuluna devam etmeye, derslerine ve sınavlarına girmeye çalışan devrimci ve demokrat öğrenciler yine sağ görüşlü öğrencilerin özel güvenlik güçleri yardımı ile derslerine ve sınavlarına girmeleri 9 Kasım 2010 günü engellemeye çalışıldı ve çıkan olaylarda Hasan Şimşek adında sağcı bir genç aldığı bıçak darbeleriyle öldü.

8 Kasım 2010 günü Mersin Üniversitesi’ne bıçak ve sopalarla gelen 15 kişilik sağcı grup, öğrenci Tayfun Çelik’i sınıftan dışarı çıkararak saldırmış, bıçak ve demir sopa ile yaralamıştır. Çoğunluğu öğrenci olmayan sağcı grup saldırıyı gerçekleştirdikten sonra minibüs ile iki öğrenciyi ezerek okuldan kaçmışlardır.

12 Eylül faşizminin yarattığı AKP ve YÖK, polisin üniversitelere yerleşmesini sağlayacak olan bu talimatı derhal geri çekilmelidir. Her türlü baskıcı ve faşizan dayatmalara, bilimsel, özerk, demokratik üniversiteden yana tavır koyan öğretim üyeleri, öğrenciler, çalışanlarla birlikte bu baskı ve saldırıların bizleri yıldıramayacağını, mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz." denilen basın açıklaması sloganlarla ve son olarak KESK tarafından başlatılan yürüyüş kollarına yapılan keyfi gözaltı durumunun da kınanmasıyla bitirildi.

Son dönemlerde YÖK’ün talimatıyla artan faşist saldırılar büyük tepkiler almaya devam ediyor.

Yapılan basın açıklamasına öğrenci gençlik kadar ailelerin ve duyarlı insanlarında katıldığı gözlemlenenler arasındaydı.

Sağcı öğrencilerin kışkırtılıp devrimci demokrat öğrencilere saldırılması ve daha sonra ‘yaramazlık’ yapıldığının söylenip eylem ve etkinliklere, en ufak bir hak alma mücadelesine ‘özgür ve güvenli üniversite’ safsatası altında müdahalenin meşrulaştırılmasının çalışmaları olarak özetlenebilecek olan süreç dayanışma ve direniş koşullarını da daha fazla dayatıyor.

Bugün halk gençliğine düşen görevlerin başında faşizme karşı birleşik kitlesel militan bir duruş sergilemek düşüyor.