| DHF Dersim Örgütlülüğü, Yozlaşma Karşıtı Kampanya Başlattı! |
|
DERSİM (08.11.2010) - Dersim’de, Demokratik Haklar Federasyonu yeni dönem faaliyet programını belirledi.
Bu kampanya dâhilinde, dün, taban kitlesiyle toplantı gerçekleştirdi. Saat 10.00’da, Dersim Kültür Derneği’nde başlayan kahvaltı sonrası toplantıya geçildi. DHF temsilcisinin okuduğu yönlendirme metnini olduğu gibi yayınlıyoruz. "DHF Dersim’de Yozlaşmaya Yönelik Çalışma Başlattı! Egemen güçlerin yıllardır estirdikleri topyekûn saldırılarla birlikte Dersim 38’den günümüze kadar birçok tarihi evreyle karşı karşıya kaldı. Dersim topraklarında yaşayan halklar “asi, devlete karşı gelen, vergi ödemeyen ve devlete asker göndermeyen bir topluluk olarak tanımlanıyordu. Egemenler nezdinde bu topluluğun karşısında elbet teki sesiz kalmak, bu topluma ses çıkarmamak olmazdı. Devlet için tek yolu vardı, daha yavruyken başını ezmek bir çözümdü. Dersim raporları hazırlandı, dosyalar oluşturuldu ve Dersim’e kara karanlık sefer başladı. Amaç belliydi devletin egemenliğini kabul etmeyenler ıslah edilecek devlete karşı gelen kim varsa öldürülecek, gövde üzerinde baş, temel üzerinde taş kalmayacaktı. Osmanlının beyaz ordusu gaddar ve heybetli bir şekilde Dersim’e yol aldı. Onlarca, yüzlerce insanı kadın çocuk, yaşlı, genç demeden katletti. Ve büyük bir zaferle geri döndü. Dağlara sığınan Dersimliler’in bir kesimi, taşların arasında doğanın korunaklı yapısından kaynaklı kurtulmuşlardı, cesetlerin altında kalan onlarca kişi kendi canlarından, kanlarından olan insanların cansız bedenleri altında yeniden yaşam hakkını bulmuşlardı. Devlete karşı gelen asi adamlar ve kadınlar yeniden yaralarını sara, sara çoğalmaya başladılar. Evler yaptılar, doğaya sahip çıktılar köyler kurdular. Tanklar, toplar gelişmiş silahlar ve zırhlı araçları vardı artık. Şimdi devlet için Dersim’e müdahale etmek daha kolaydı. İkinci bir sefer başladı, yıl 1993-94 köyler yakılacak, doğa katledilecek, ormanlar cayır cayır yakılacaktı. Bununla birlikte insanlarda katledilecek sürgün edilecekti. Operasyon başlamıştı havadan, karadan bombalar yağıyordu, görülen her canlıya ateş ediliyordu ve neticede 400’e yakın köy ve mezra yakıldı, boşaltıldı ve zorunlu göç başladı. Toplumun önemli ve dinamik kesimi manipüle edilmişti.
İlk birahaneler 93-94 yılında açıldı, Dersim halkı buna sessiz kalınca çoğalmaya başladı. Birahane sayısı bir iken ona çıkartıldı. İşsiz ve yoksul bırakılan belli bir kesim birahanelerde kafa dağıtmaya başladı. Sistemin kadına genel bakış açısı Dersim kültüründe yedirilmeye çalışıldı. Kadın emeği ve bedeni üzerinden para kazanma anlayışı dersimde açılan birahanelerde ilk amaç oldu. Bir tarafta kadın diğer tarafta ise bira der simli erkekler için çekim merkezi olmaya başladı. Bununla birlikte birçok kişi her akşam birahanelere akmaya başladı, elinde avucunda olan neyi varsa bu çirkin ve kirli mekânda harcandı. Birahaneler çıkışında kavgalar birbirini tekrar etmeye başladı ve giderek aile içlerine bulaşmaya ve aile içi şiddetin, boşanmaların hızla gündeme gelmesine sebep oldu. Toplum yozlaştırıldıkça sessizlik toplumun güçlü sesi olmaya başladı. Bu sessizlikten faydalananlar daha da güçlenerek halkımızın değer yargılarıyla oynamaya başladılar. Toplum sustukça bataklık daha fazla derinleşmeye başladı. Çeşitli dönemlerde yozlaşma karşıtı çalışmalar ve kampanyalar yürütülmüş olunsa da değişen ve dönüşen çok bir şey olmadı. Bugün ki haliyle dersimde vaziyet oldukça olumsuz bir boyutta. Bu durumdan büyük rahatsızlık duyan çok önemli bir kesim söz konusu fakat bu rahatsızlık yaşanan olumsuz gidişatın önüne örgütlü bir güç olarak geçmediği sürece ilimizde mevcut olan durumun daha da kötüye gideceğini bilmek gerekir. Değerli yoldaşlar kaybolan değerlerimiz, asimile edilen kültürümüz ve yok edilmek istenen geleceğimizdir. Bizler bu ilde yaşayan her birimiz sadece evimizden, ailemizden, evimizde ki düzenden sorumlu değiliz, olmamalıyız. Aile içi düzenimizden ve bireysel yaşamımızdan sorum olduğumuz kadar ilimizde yaşanmakta olan sorunlara karşıda sorumlu olduğumuzu ve çözümün öznesi olduğumuzu unutmamak gerekir. Unutmayalım ki denizin kuruması an meselesi. Bizler başta Demokratik Haklar Federasyonu olarak sistemin her türlü kirli politikalarına karşı Dersim halkıyla birlikte mücadele etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Ve ilimizde yaşanan her türlü olumsuz gidişatın karsında olacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyoruz. Ve bu amaçla ilimizde ki birahaneler sorununa karşı DHF öncülüğünde bir kampanya başlatmayı düşünüyoruz. Bu çalışmanın esasta çok uzun bir çabayla ve kararlılıkla sonuç vereceğini görmek gerekir. Adım adım aşama, aşama gitmek, çalışmada amaç ve hedefi de iyi belirlemek gerekir. Başta bu çalışmada yer alacak bütün arkadaşların yapacağımız çalışmanın mantığını iyi kavramalıdırlar. Çünkü bu çalışmayı kitlelere taşıyacak olan kesim esasta bizler olacağız. Ve devamında yapacağımız her çalışmada mutlaka kitleler dâhil edilmelidir. Özellikle böylesi bir kampanyada hedef kitle kadınlar ve gençler olmalıdır. İlk yapacağımız çalışmada kesinlikle birahanede çalışan kadınların birahanelerde çalıştırılmaması ve Dersim’den gönderilmesi olmalıdır. Devamında ise ruhsatsız işleyen birahanelerin kapatılması ve özellikle şehir merkezinde işleyen mekânların şehrin dışına taşınması olmalıdır. Uzunca bir zamana yayılan bu çalışmada kesinlikle kararlı ve sonuç alıcı adımlar atılmalıdır. Şu anda özellikle birahanede çalıştırılan kadınlara karşı yoğun bir tepki var. Bizlerin yapacağı bu çalışma sadece birahanede çalışan kadınlara dönük bir tepki veya linç şeklinde değil, tam tersine esasta onları buralara kadar sürükleyen başta sistemin zihniyeti ve birahaneleri işleten birahane sahiplerini teşhir etmek olmalıdır. Temel felsefemiz Dersim’de yaşayan bütün halkımızın huzur içersinde paylaşıma, dayanışmaya dayalı Demokratik Halk Kültürüyle yaşamasını sağlamaktır ve bunun tam tersi hareket eden sistemin yoz, çürümüş kirli politikalarının temsilciliğini yapanlar, halkımızın değer yargılarıyla oynayanlar, kadınları fuhuş batağına sürüklemek isteyenler hedefimiz olacaktır." Metin sonrasında salona söz verilerek öneriler alındı. Daha sonra toplantı tarihi belirlenerek toplantı sonlandırıldı. |




Bu program dâhilinde, Dersim’in en can alıcı sorunlarından biri olan yozlaşmaya yönelik kampanya başlattı.
doğasında ve kültüründe yoktu. Bundan kaynaklı yeni genç nesiller sessiz kalmamış ve boyun eğmek yerine yine baş kaldırmışlardır devletin zulmüne. Türkiye-Kuzey Kürdistan topraklarında filizlenmekte olan devrim dalgasına kızlarını ve oğullarını vermişlerdi. Dersim yine rahatsız ediyordu Osmanlının torunlarını ve yeni ‘’Cumhuriyet’’in çocuklarını, yani Kemalist ideolojinin yeni temsilcilerini.38 harekâtı sırasında zaferle döndüğünü düşünenler büyük bir hayal kırıklığına uğramışlardı, halkımızın onurlu ve haklı kavgası dersim dağlarında her geçen gün daha fazla büyüyordu. Bir çare olmalıydı zalimler için, yarım kalan işler devletin itibarını, ordunun da sükûnetini bozuyordu, şimdi daha da güçlenmişti Türk devleti, artık eskisi gibi dağlarda tüfeklerle süngülerle bu “eşkıyalarla” uğraşmak zor değildi.
Devrimci-demokrat kesimin çoğu tutuklandı ve hapse atıldı. Bölgede operasyonlar bitmek bilmiyordu Dersim bölgesinde OHAL ilan edildi, ambargolar uygulandı, amaç bu sefer daha farklıydı denizi kurutmak ve balıkları avlamaktı. Faili beli cinayetlerin ardı arkası gelmiyordu. Askeri operasyonlarla amacına ulaşamayan sistem daha farklı yol ve yöntemlere başvurdu. Bir taraftan baskılar devam ederken, diğer yandan ise toplumun kültürünü, kimliğini ve inançlarıyla oynamaya başladı. Onurundan hiçbir zaman ödün vermeyen Dersim’liler onursuzlaştırılmaya, düşkünleştirilmeye çalışıldı. Birahaneler açıldı, madde kullanımı yaygınlaştırıldı, koruyuculuk ve işbirlikçilik geliştirildi.