dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
DHF, İşten Atılan Çivi İşçleriyle Birlikte Direnişi Büyütüyor!

MERSİN (12.11.2010) - Akdeniz Çivi Tel Nakliyat San. ve Tic. Ltd.Şti' nde, DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası'nda örgütlenen işçiler işten atıldı. Demokratik Haklar Federasyonu ve DGH'liler, işçileri ziyaret ettiler.

12.11.2010mersinSendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan işçiler 27 Ekim'den bu yana direniyor.

DHF ve Demokratik Gençlik Hareketi faaliyetçileri de işçilere destek ziyaretinde bulundular.

Mersin’de Keresteciler Sitesi’nde bulunan Akdeniz Çivi ve Tel Nakliyat San. Ve Tic. LTD. ŞTİ.' nde ağır şartlar altında 12 saat çalışan işçiler, 8 saat iş günü hakkı, resmi tatil hakkı, sağlıklı koşullarda güvenceli çalışma hakkı için DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası'nda örgütlenmeye başladı.

Sendikada örgütlenme çalışmalarının ardından 14 Ekim 2010 tarihinde çoğunluk tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvuruda bulunan sendika ve işçiler, patronun işten atma saldırısıyla karşılaştı. İlk etapta 14 işçi işten çıkartıldı.

Sendikalı çalışmanın önünde sorun olarak duran yüzde 50 barajı aşılarak, yüzde 70’lere ulaşıldı. Ancak daha sonra 27 Ekim'de işçilerin hepsi işten çıkarıldı. Fabrika patronu Serhat Servet Dövenci (aynı zamanda CHP’den Mersin Yenişehir Belediyesi Meclis Üyesi) 90 işçiyi krizi bahane ederek sendikalı oldukları için işten attı.

İşçilerin sendikaya üye olduğunu öğrenen Akdeniz Çivi patronu, 26 Ekim günü gece vardiyasından itibaren işçileri yanına çağırarak başka bir firmaya geçmeye zorlamış ve bir sonuç alamamıştı. İşçileri, son zamanlarda faaliyeti durmuş olan Nail Çivi isimli paravan firmaya geçirerek sendikal örgütlenmeyi kırmaya çalışan patronun bu çabası sonuç vermedi.

Patronun dayatmalarına ve baskılarına karşı ortak tutum takınan işçiler başvuru formlarını imzalamayı reddettiler. İşçiler bu dayatmaya hayır dedikleri için patron Serhat Dövenci tarafından “pılınızı pırtınızı toplayın çıkın dışarı” denilerek kapı önüne konuldular.

Direnişte olan işçilerle yaptığımız görüşmede, işçiler, patronun yalan söylediğini vurgulayarak krizin bir bahane olduğunu ve patronların bu tür bahanelere her daim başvurduğunu belirttiler.

Patronun örgütlenme ve hak alma mücadelelerini sindiremediği için bu tür bahanelere 12.11.2010mersin1başvurduğunu söyleyen Akdeniz Çivi işçileri, haklarını alana dek kararlı bir şekilde direnişlerini sürdüreceklerini ifade ettiler. Patronun tüm baskı ve tehditlerine karşın sendikalarıyla birlikte kazanacaklarını belirten işçiler, “önümüzde yaşanmış birçok deneyim var, direniş esnasında ve devamında nelerle karşılaşacağımızı çok iyi biliyoruz ve her şeye hazırız” diyerek patrona hodri meydan diyorlar.

Çivi işçileri sürekli ayakta çalıştıkları için menüsküs ve bel fıtığı rahatsızlığına yakalanmış ve bu hastalıklar yoğun olarak her işçide görülüyor. Bunların yanında işyerinde yoğun toz olması da solunum ve doğal olarak ciğerlerde rahatsızlığa neden oluyor. Tüm bu sorunlara rağmen işçiler sağlık kontrolünden geçirilmiyor, tedavi hakları engelleniyor. Tozdan korunmak için dağıtılan maskeler ve ellerin korunması için kullanılan eldivenler işçilere verilmiyor. İşçiler bu ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda bırakılıyor.

Kriz bahanesi ile işyerini kapattığını belirten patronun yalan söylediğini belirten işçiler, kriz döneminde daha yoğun çalıştırıldıklarını ve kriz olmadığını söylediler.

Öyle ki bu dönemde işyerinin ana tabelasının yanına “kapasite artırma…”  tabelası bile asıldı. Yani bahsedilen kriz döneminde işçiler tam kapasite çalışmış ve bundan dolayı işyeri iki defa ödül almış. Sözü edilen tabela ise işçiler direnişe başlayınca hemen yerinden sökülmüş. İşçiler bunu “tabelayı sökmek zorunda kaldılar, çünkü ‘kriz var’ bahanesinin-yalanının açığa çıkacağından korkuyorlar” yorumunda bulundular.

Patronun hiçbir şekilde konuşmaya-diyaloga yanaşmadığını belirten işçiler, sendikalı oldukları ve sendikadan vazgeçilmediği sürece görüşmeyeceğini belirten Akdeniz Çivi patronuna cevapları net: "örgütlenmekten, sendikalaşmaktan vazgeçmeyeceğiz!".

Günde 12 saat çalıştırılıp 8 saatlik hesap yapılmasına, ücretli izinli olduklarında zorla evrak imzalattırılarak çalıştırılmalarına kısacası ücretli izinlerinin gasp edilmesine, mesaiye kalmak istememelerine rağmen ağır cezalar verilmesine, sendikada örgütlendikleri ve haklarını aradıkları için işten atılmalara vb. karşı iş yeri önünde direnen çivi işçileri, mücadelelerinde kararlı olduklarını ifade ediyorlar ve tüm duyarlı kişi ve kurumları direnişlerini desteklemeye davet ediyorlar.

DHF ve DGH faaliyetçilei işçilerin yanındaydı

DHF ve DGH faaliyetçileri direnişteki çivi işçilerini ziyaret ederek direnişlerini selamladı.

Faaliyetçiler emperyalist-kapitalist sömürü-talan düzeninin, ekonomik, siyasi, askeri, kültürel uygulamalarıyla yer küreyi yaşanmaz bir hale getirdiğini ve bu düzen sahiplerinin, kendi sınıfsal çıkarları çerçevesinde hayata geçirdikleri politikalar ile işçi, köylü ve diğer emekçi yığınlara hayatı zehir ettiğini ve geçmişte ezilenlerin bedel ödeyerek elde ettiği birçok hakkı geri alarak ya da etkisiz hale getirerek saldırılarını boyutlandırdığını ifade ederek, bu düzene karşı her hak alma mücadelesinin meşru ve kaçınılmaz olduğunu dile getirdi ve mevcut halde direnişlerini sahiplendiklerini her daim yanlarında olacaklarını belittiler.

Faaliyetçilerin ziyaretlerini önemli bulan işçiler, sömürüye ve hak gasplarına karşı birlikte mücadele etmenin önemli olduğunu her daim yanlarında görmek istediklerini söylediler. Faaliyetçilerin ziyareti esnasında işyerine girip çıkan genel müdür ve muhasebe müdürünü alkış ve sloganlarla protesto ettiler.

16 yıllık bir geçmişe sahip olan Akdeniz Çivi Tel Nakliyat San. ve Tic. Ltd.Şti'de tele dizili çivi üretiliyor.

Fabrika, Hollanda, Almanya İrlanda, İngiltere, Fransa, Letonya, Polonya gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra; ABD, Kanada, İsrail ve Mısır'a da ihracat yapıyor.

İşten atılan işçiler işbaşı yapma talebiyle fabrika önündeki bekleyişlerini sürdürüyorlar.