dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
İnsanca Bir Yaşam İstemenin Cezası İşten Çıkarılmak

İZMİR (25.11.2010) - Buca Belediyesi taşeronlaşmaya ve sendikasız çalışmaya karşı yapılan eyleme katılan bir işçiyi işten çıkardı.

25.11.2010izmir4 Kasım 2010 günü taşeronlaşmaya ve sendikasız çalışmaya karşı eylem yapan Buca Belediyesi temizlik-park-bahçe işçilerinden Batıgül Tunç 23 Kasım 2010 günü “belediyeyle taşeron şirketi karşı karşıya getirme" gerekçesiyle işten çıkarıldı.

Bugün Buca Belediyesi park-bahçe-temizlik işçileri Batıgül Tunç'un işten çıkarılmasını protesto etmek amacıyla belediye önünde eylem yaptı. Aralarında DHF'nin de bulunduğu birçok devrimci-demokrat kurum, sendikalar ve direnişteki UPS işçileri tarafından desteklenen eylemde "Batıgül Tunç yalnız değildir", "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız", "Sendika haktır, susma haykır", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" vb. sloganlar atıldı.

Belediye önünde çadır kurup, işe geri alınmak için mücadele edeceğini açıklayan Batıgül Tunç okuduğu basın metninde şunları söyledi:

"Ben Buca Belediyesi'ne bağlı taşeron şirkette çalışan yüzlerce işçiden sadece birisiyim. Bir işçi, bir emekçi kadın ve bir anneyim. Çocuklarımın geleceği için, sosyal güvenceli bir iş için taşeronlaşmaya karşı mücadele ettiğimden dolayı işten çıkarıldım.23 Kasım 2010 Salı günü telefonla aranarak bana işten çıkarıldığım söylendi. İşten çıkarılma gerekçesi olarak bana söylenen şey "belediyeyle taşeron şirketi karşı karşıya getirmek" olarak açıklandı. Bu saldırı sadece bana yönelik değildir. Bu saldırı taşeronda çalışan tüm işçi sınıfına yönelik bir saldırıdır ve cevapsız kalmayacağı bilinmelidir. Emekten, işçiden yana olduğunu iddia eden belediye yetkililerine sesleniyorum; Ben bir işçiyim ve onurum, ekmeğim çocuklarımın geleceği için daha kararlı bir mücadele yürütmeye devam edeceğim.

Kendilerine sosyal-demokrat etiketi yapıştırıp işçilerin en demokratik mücadelesine bile tahammül edemeyen bir yönetim benim işime son verdi. Biz işçiler olarak, işçilere yönelik yapılan bu saldırılara karşı sessiz kalmayacağız. Biz işçileri yıldıramazsınız, beni işten atmakla suç işlediniz. Yeryüzündeki bütün güzellikleri yaratan işçiler, emekçiler olarak bizler bu gidişe dur diyeceğiz. Bu kölece çalışmak anlamına gelen taşeron sistemi olduğu sürece işten atılan ben ve halen taşerondan çalışmakta olan işçi arkadaşlarım mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız.

Bizler taşeron işçileri olarak artık, ekonomik sosyal hakları olan, sendikalı, kadrolu iş güvencesi istiyoruz. Biz işçilerin haklı ve insani haykırışını duymazlıktan gelemezsiniz. Kölelik sistemi olan taşerona karşı çıkmak bizim en doğal, en insanı, en demokratik hakkımızdır. Aksine bizleri böylesi kölece çalışma ve yaşam koşullarına mahkûm eden sizler suç işliyorsunuz. Bizler çocuklarımıza, ailelerimize insanca, onurlu, güvenceli bir yaşam vermek istiyoruz." dedi.