dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
“Şiddetinizle Barışmayacağız! Örgütleneceğiz!”

ANKARA (27.11.2010) - Ankara’da, Demokratik Kadın Hareketi (DKH), “Şiddetinizle Barışmayacağız! Örgütleneceğiz!”şiarlı bir etkinlik gerçekleştirdi.

27.11.2010ankara25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle DKH, Ankara Demokratik Haklar Derneği’nde bir etkinlik gerçekleştirdi.

Etkinlik, Aralık 2009’da Filipinlerde yeniçağ mücadelesinde yaşamını yitiren üç kadın Kinay Kemberly, Tanya Domingo ve Ian Dorandoy’a ithaf edildi.

Etkinlik, direnişler tarihinin öncü kadınları ve yeni demokrasi mücadelesinde şehit düşen Meraller, Barbaralar, Aycanlar ve Bernalar şahsında tüm devrim ve komünizm şehitleri için yapılan saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından yapılan etkinlik “namus nedir?” sorusuna verilen yanıtların olduğu, töre cinayetleri ve kadın mücadelesi içerikli üç kısa film ve DKH sinevizyonu gösterimi ile başladı.

DKH’nin gerçekleştirdiği etkinlikte; gerici feodal sistemlerin ve sistematik işkence uygulayıcılarının kendi icraatlarını unutturmak için dönem dönem belli bilindik argümanlarla gündemi değiştirdikleri tarih boyunca bilinen bir gerçeklik olduğu vurgulandı.

Tartışmaya kamu çalışanı bir emekçinin, Japonya’daki namus kavramını ‘belediye başkanının yaptığı yolun çökmesi sonrası istifa etmesini 27.11.2010ankara1namus olarak’ tanımlaması dikkat çekiciydi. Başlayan tartışmalarda “namus” kavramının tarihsel ve sınıfsal arka planındaki gerçekliğin, kadının “meta” olarak alınıp satıldığı toplumlarda ve üretim ilişkilerinde “para kazanma” aracı olarak görülüp “mal” ile özdeştirilip, korunmaya alınmasının gerekliliği olarak açılım buldu.

Yaklaşık iki saat süreyle uzun tartışmaların yaşandığı ve mağdur, malül, kaderci, sığınacak yer arayan kadınların her gün yazılı ve görsel medyada ve sokak ortasında yanı başımızda töre, namus cinayetleriyle kanıksatılmaya çalıştığı belirtildi.

Özne olma bilinciyle kuşanan ve faşist baskıların en yoğun olduğu dönemlerde,  hatta 12 Eylül’den sonra “sokağa ilk adım atan” potansiyeli barındıran kadından ve Türkiye-Kuzey Kürdistan’da ki Kürt kadını kimliğini kuşanan, Nepal, Hindistan, Filipinler, Peru dünya ezilen halklarının mücadelesinin omuzlayan kadını anlatan verimli tartışmalar yaşandı.

1990’lı yılların sonuna doğru devrimci mücadelenin gerilemesiyle feminizminde kadın mücadelesinde reformizmin rolünü üstlenmesi nedeniyle devrimci kadın hareketlerinin ideolojik ve örgütsel mücadelelerini daha da yükseltmesi gerektiği konusu da tartışıldı.

27.11.2010ankara2Demokratik Kadın Hareketi temsilcisinin tartışmalar sonucunda örgütlü mücadelenin zorunluluğu bilinciyle düzenledikleri mütevazi etkinlikleriyle ve semt faaliyetleriyle emekçi kadınlara ulaşmaya çalışacaklarını belirtti. Kadın-erkek ortak mücadelesiyle sistemin bir bütün olarak topluma dayattığı sorunlardan kurtulunabileceği ifade edilerek etkinlik sonlandırıldı.

Ankara Demokratik Haklar Derneği’nin duvarları dünya ezilen halklarının mücadele tarihindeki öncü kadınların fotoğrafları ile donatıldı.