dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Denizli'de Kitlesel 8 Mart Coşkusu

DENİZLİ (10.03.2009) - 8 Mart dünya emekçi kadınlar gününde “İşsizliğe, Yoksulluğa ve Zamlara Karşı Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” gerçekleştirildi. Denizli yerelinde aralarında DHF’ nin de bulunduğu çeşitli siyasi partiler, sendikalar ve DKÖ’ ler tarafından oluşturulan “Emek ve Demokrasi Meclisi” tarafından düzenlenen mitinge yaklaşık 3 bin civarında katılımın olduğu gözlemlendi.

Denizli genelinde yaklaşık 10 bin kişinin işten çıkartıldığı ve kriz bahanesiyle ücretini alamayanların da bu sayıya katılımıyla 50 bin kişinin kriz sürecinden etkilendiği ve hala fabrikaların kapanmaya devam ettiği bir şehir olması göz önüne alındığında mitinge katılımın oldukça az olduğu gözlemlendi.

Özellikle, işçilerin ve kamu emekçilerinin öz örgütlülükleri olan sendikaların mitinge katılımları oldukça sınırlıydı. Binlerce üyesi bulunan ve krizden en çok etkilenen kesim olan tekstil sektöründeki işçilerin sesi olma iddiasını taşıyan sendikaların bile mitinge katılımının kendi yöneticilerini geçmemesi oldukça düşündürücüydü.

Bu noktada devrimci, demokrat güçlerin işçi ve emekçilerle bağ kuramaması, sürece dahil olamama sorunu bir kez daha kendini göstermiştir. Ancak bütün bunlara rağmen Denizli yerelinde, sürece ilişkin ilk kez böyle bir mitingin yapılıyor olması olumlu bir gelişmeydi.

Sendikaların toplanma yeri olarak belirlediği Tarım İl Müdürlüğü’nün şehrin merkezinden oldukça uzak, kenar bir yerde kalmasından kaynaklı aralarında DHF, Alınteri, EMEP, Gençlik Muhalefet Cephesi ve TKP’nin bulunduğu çeşitli kurumlar, şehir merkezinden (Çınar Meydanı) miting alanına fiili bir yürüyüş kararı alarak kolluk güçlerinin belirlemiş olduğu yürüyüş güzergahı değiştirilmiştir.

Bunun üzerine DKÖ’ler, Çınar Meydanı’nda 8 Mart dünya emekçi kadınlar gününün tarihi anlamı ve yaşanan emperyalist krize ilişkin okudukları basın açıklamasının ardından yolu kapatarak yürüyüşe geçtiler.

Miting, KESK genel başkanı Sami Evren, TEKSİF Denizli şube başkanı Hüseyin Öztürk ve emekçi bir kadının yaptıkları konuşmaların ardından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle son buldu.