Dersim Demokratik Halk Dayanışması 'Güçbirliği'ne ve Milletvekili Şerafettin Halis'e Çağrı Yaptı: “Öne Sürdüğünüz Çirkin İddiaları Kanıtlayın, Yoksa İstifa Edin”

DERSİM (31.03.2009) - Dersim Demokratik Halk Dayanışması (DDHD), bugün, Sanat Sokağı’nda yaptığı basın açıklamasıyla seçim sürecine ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Basın açıklamasına Dersim halkının bağımsız belediye başkan adayı Murat Kur, DHF temsilcisi Ozan Doğan, DDHD yürütme üyesi Haydar Beltan, DDHD’nin İl Genel Meclis Üyesi Adayı Bedri Es ve Grup Munzur üyeleri katıldı.

Dersim Demokratik Halk Dayanışması, seçim sürecinde yaşanan olumsuzlukları, DDHD’ye yönelik hakaret ve iftira boyutuna ulaşan karalamaları ve gerek seçimlerden önce mahallelerde ve miting meydanlarına gerekse de seçim günü sandıklarda, kendisine karşı oynanan oyunları teşhir eden bir basın açıklaması düzenledi.

Açık havada yapılmak zorunda kaldı

DDHD’nin eski seçim irtibat bürosunda “basın toplantısı”yla yapılması planlanan açıklama, Dersim halkının yoğun ilgisi nedeniyle, açık havada yapılmak zorunda kaldı. Basın açıklaması sırasında, DDHD’ye gönül vermiş Dersimlilerin gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü.

DDHD adına basın açıklaması metnini Dersim halkının bağımsız belediye başkan adayı Murat Kur okudu. Sanat Sokağı’nda toplanan halkın yoğun alkış ve sloganları eşliğinde basın metnini okumaya başlayan Kur, öncelikle DDHD’ye ve bağımsız adaya sahip çıktığı için Dersim halkına teşekkür etti.

DDHD’nin seçimlerde 3 bin 366 oy aldığını söyleyen Kur, adındaki “bağımsız” kelimesinden dolayı, Murat Kur’a verilmek istenen 446 oyun Bağımsız Türkiye Partisi’ne verildiğini ve yine Murat Kur’a verilmek istenen 200 oyun mührün doğru basılmaması nedeniyle iptal edildiğini ifade etti.

“Düzen partileri DDHD’nin yarattığı etkiyle kaybetmiştir”

DTP, ESP, HKM, EMEP, İşçi-Köylü ve ÖDP’den oluşan “Güçbirliği”nin 4 bin 035 oy aldığını kaydenen Kur, açıklamasına şöyle devam etti: “Peki bu sonuçlar nasıl okunmalıdır? AKP ve CHP gibi düzen partileri DDHD’nin çalışmalarının yarattığı etkiyle kaybetmiştir. Bu başarı DDHD’ye ve onu var eden Dersim halkına aittir. Halka ve kendi programlarına güvenmeyerek 'Güç birliği’ içerisinde ilkesiz ve tutarsız bir şekilde grup-parti çıkarları için bir araya gelenler de kaybetmiştir. Dersim halkının beklentilerini ve çıkarlarını merkeze alarak kendi programıyla çalışmalarını yürüten ve çalışmanın bütün kaynaklarını yine bu süreç içerisinde yaratan DDHD ise kazanmıştır. DDHD bir yandan bütün enerjisi ile programını Dersim halkına anlatmak, CHP ve AKP gericiliğini teşhir ederek geriletmek için seferber olurken bir yandan da 'Güç Birliği' bileşenlerinin yalan, kara çalma ve tehditlerine karşılık vermek zorunda bırakılmıştır. Dostlarımızın bu faaliyetleri, 28 Mart akşamının geç saatlerine kadar sürmüş ve son gün mahallerde DDHD çalışanlarına dönük benzer provakatif girişimler olmuştur. Dost güçler adeta 'kavga çıkarmak için' her şeyi yapmış fakat DDHD çalışanları dostane olmayan bu girişimleri boşa çıkarmıştır.”

“Sandık başlarında oyunlar oynandı”

Sandık başlarında görevli olan 'Güçbirliği' üyelerinin belediyeyi kazanmak için her yolu mübah gördüğünü söyleyen Kur, “Sandık başı görevlisi olma ayrıcalıklarını ‘oy’a çevirmek için türlü girişimlerde bulunan ‘güçbirliği” görevlilerinin bu tutumları nedeniyle neredeyse tüm sandıklarda gerginlikler çıkmış, tartışmalar yaşanmıştır. 29 Mart öncesi yapılan anti-propagandalar yeterli görülmemiş olmalı ki dostlarımız tüm sınıfları ablukaya alarak ‘Murat Kur’a oy verilirse AKP’nin kazanacağı’ propagandası yapmış, seçmenleri baskı altına alma tutumu benimsemişlerdir. Okuma-yazması olmayan yaşlılarımıza akrabalarınca yardım edilmesine izin verilmemiş, sandık başı görevlilerinin DTP’den olması avantaja çevrilmeye gayret edilmiştir.” dedi.

“Güçbirliği koltuk kazanmış ancak Dersim halkını kaybetmiştir”

29 Mart seçiminin sonuçlarının demokrasi güçleri arasındaki ayrışmanın görülmesi için de önemli olduğunun altını çizen Kur, “ ‘Güçbirliği’ sahip olduğu ve sergilediği yanlış ve tehlikeli anlayışla sadece bir koltuk kazanmıştır. Ancak Dersim halkını kaybetmiştir. Kazanımın bir koltuğun ötesine geçmesi, bundan sonrasında, DTP başta olmak üzere ‘güçbirliği’ bileşenlerinin ‘düşman’ ilan ettiği binlerce Dersimli’den özür dilemesi ve sakat anlayışını düzeltmesiyle, ilerisi için olanaklı hale gelecektir.” diye konuştu.

“AKP korkusu yaratarak, AKP’yi güçlendirdiler”

Kendilerinin programları üzerinden propaganda faaliyeti yaptığını ancak 'güçbirliği'nin kendilerini karalama üzerinden propaganda yaptığını söyleyen Kur, şöyle devam etti: “Bu sorulara bizler gibi ‘güçbirliği’ içerisindeki dostlarımız da tutarlı cevaplar aramalıdır. Daha önce de söyledik; bir AKP tehlikesinden bahsedecekseniz öncelikle 5 yıllık halktan kopmuş yerel yönetim pratiğinizi masaya yatırmalı, AKP’ye karşı mücadeleye buradan başlamalısınız. AKP’ye zemin oluşturan etmenlerin esası halkın yerel yönetimde bir alternatif arayışında olması idi. Dostlarımız, halkın söz hakkının dahi olmadığı 5 yıllık pratiğin yarattığı güvensizliği aşmaya dönük ortaya koyduğumuz tüm önerileri reddedip halkın katıldığı karar alma zeminlerinden ısrarla kaçmayı tercih ettiler. Ve bir AKP korkusu ve paranoyası yaratarak AKP’yi olduğundan daha büyük bir güç haline getirdiler, beslediler.”

DDHD’nin AKP, CHP ve diğer gerici güçlere karşı mücadele ettiğini ifade eden Kur, “DDHD gerici güçleri hedef alarak geriletirken ‘güçbirliği’ bileşenleri ise ‘düşman’ ilan ettikleri DDHD ve DHF’yi hedef almışlardır. Seçim çalışmaları bu sebeptendir ki farklı fikirlerin ve anlayışların bizlere yakışır bir zeminde dostça yarıştığı bir düzlemden hızla uzaklaşarak, devrimci demokratik bir anlayışa yabancı ve gerici düzen partilerinden ödünç alınmış tarzla yürütülmüş oldu. Bizler dayanışmayı ve birlik anlayışını ilkelerimizden taviz vermemek kaydıyla sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Her kim ki bizi ilkelerimizden vazgeçmeye çağırırsa, çağrısı cevapsız kalacaktır.” dedi.

“Devrimci güçler seyirci kalmıştır”

Seçim sürecindeki karalama politikasının, belediyenin nasıl yönetileceğiyle ilgili ipuçları sunduğunu söyleyen Kur, “Kendisinden olmayanı dışlamak ve ötekileştirmek, kendisine benzeyene kadar ‘terbiye’ etmek devletin çok iyi bildiği bir politikadır. Ancak bu politika halka yabancıdır, halkın güvenini de alamaz. Ama ne yazık ki dostlarımız seçim sürecinde farklı doğruları olduğu için kendilerinden ayrı düşmüş bir oluşumu tereddüt etmeden ‘öteki’ ilan etmiş ve daha da vahimi ‘devlet yönlendirmesi’ ithamlarıyla akıllara ziyan açıklamalarda bulunmuşlardır. Ve ne yazık ki DTP dışındaki kurumların temsilcileri çıkıp olanlara ‘dur’ diyememiş, sessiz kalarak devrimci dayanışmada benzeri görülmemiş gedikler açılmasına seyirci kalmışlardır” dedi.

“Güçbirliği halkımız arasında gerginliğe neden oluyor”

“Güçbirliği”nin yaydığı dedikoduların ve karalamaların tehlikeli bir boyuta vardığını ifade eden Kur, şöyle devam etti: “Yerel seçimlere ve adaylaşma sürecine ilişkin anlayış farklılıklarımızdan kaynaklı Dersim’de yaşanan bu ayrışmanın tarafı olan ‘güçbirliği’ ve bileşenleri, yerel seçimler öncesi Dersim’de DDHD ve onun iradesiyle seçilen bağımsız aday Murat Kur başta olmak üzere DDHD faaliyetçilerine karşı başlattıkları asılsız iddia ve karalamalarını seçimler bittikten sonra da sorumsuzca sürdürerek süreci dost kurumlar ve halkımız arasında gerginliğe neden olacak bir boyuta taşımaya çalışmaktadırlar. Seçimler öncesi değişik haber sitelerinde ve kitle toplantılarında kurumlarımızın Dersim’de ki çalışmalarını ‘devlet yönlendirmesi’ olarak tanımlayan dostlarımız gelinen aşamada bu tutumlarını daha da pervasızlaştırmış bulunmaktadırlar. DTP milletvekili Şerafettin Halis’in Newroz etkinliğinde yaptığı konuşmada ve Bozan Tekin imzasıyla yapılan yazılı açıklamada DDHD ve DHF’nin ‘devlet saflarında’ olduğu söylenerek hedef gösterilmesinin ardından yükselen saldırı dalgası devam ettirilmektedir. Bu talihsiz açıklamalar ve adaylarımız hakkında yayılan çirkin, düzeysiz, deli saçması iddialar ‘güçbirliği’ni destekleyen kimi Dersimlileri hatalı bir çizgiye sürüklemektedir. Bu durumun sorumlusu, bu düşmanca yöntemlerin etkisinde kalan tekil bireyler değil bu geri çizginin sorumlusu olan ‘güçbirliği’ bileşenleridir.”

“İddia sahipleri halkımıza açıklama yapmalıdır”

Hakaret ve karalama politikasının internet ortamına taştığını söyleyen Kur, internet sitelerindeki bazı iftira ve karalamalardan örnekler verdikten sonra, “Farklı siyasal programlar arasındaki çelişkilerin belli düzeyde gerginliklere yol açması bazen kaçınılmaz olabiliyor. Ancak bu çelişkilerin siyasal düzlemden koparılarak bu kadar çirkin ve düzeysiz bir zemine malzeme yapılması sık rastlanan bir durum değil. Bu çirkinliğin ilk olarak 28 Mart 2009 Cumartesi günü saat 12.00 sıralarında ANF haber ajansının sayfalarında kısa süreli de olsa haber değeri biçilerek yayınlanmış olması, yayından kaldırıldıktan kısa süre sonra ise yukarıda adını verdiğimiz internet sitesine servis edilmesi ise durumun vahametini ortaya koymaktadır. Açıklama bekliyoruz. İddia sahiplerinden anlaşılır bir açıklama istiyoruz. Ancak biliyoruz ki açıklanabilir hiçbir tarafı olmayan yol ve yöntemleri seçim sürecinde koltuk sahibi olmak için tereddütsüzce kullananların mantıklı bir açıklaması olamaz. İddia sahiplerinin yapması gereken; ya iddialarının arkasında durup halkı aydınlatmak, ya da ‘koltuğa giden yolda her yol mübahtır’ makyavelist siyaset çizgisinin özeleştirisini yapmaktır.” dedi.

29 Mart akşamı, 'güçbirliği' taraftarlarının DDHD’nin seçim irtibat bürosu önünden “Dersim faşizme mezar olacak” sloganlarıyla geçerek yaptığı provokasyondan da bahseden Kur, “Burjuvazinin siyaset yapış tarzında çokça rastlanan yöntemlerin Dersim’de dostlarımız olarak gördüğümüz güçler tarafından yapıldığını görmek dostlarımızın ne kadar içine sinmiştir bilemiyoruz. Ama bizi oldukça rahatsız etmiştir. Açıklanması zor bir durum da yaratmıştır. Bu açıklama DDHD’yi halka karşı düşman gibi gösteren iddia sahiplerinin yapması gereken bir açıklamadır. Nasıl oluyor da halka yaslandığını ve onun çıkarları için mücadele ettiğini söyleyenler, düzen güçlerine ait yöntemleri seçim yolunda kullanarak, siyasette devrimci tavrı bir kenara atıp her türlü ilkeyi seçime kurban ediyor?” diyerek “güçbirliği”ni eleştirdi.

DDHD’nin halkı küçümseyen ve halka sırt çeviren anlayışlara karşı olduğunu belirten Kur, “Dersim’de DDHD bu her iki anlayışa karşı mücadele etmiştir. Yapılmaz denileni yapmak için yola çıkmış ve çok büyük bir mesafe kat etmiştir. Oluşturulan halk meclisi, Dersim’in demokrasi kültüründe yeni bir mevzi yaratmıştır. Masa başı pazarlıklarla seçime girme ve ayak oyunlarına karşı ‘söz, yetki ve karar halka’ anlayışı en somut ifadesiyle DDHD ile mümkün olmuştur.” dedi.

“DDHD, önümüzdeki yıllarda Dersim’i yönetmeye adaydır”

DDHD’nin tüm gücüyle çalışmalarına devam edeceğini söyleyen Kur, basın açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “DDHD, Dersim halkından aldığı güçle çalışmalarını kurumsallaştırarak, ulaşılan seviyeyi daha da ileri taşıyacaktır. Bugün bütün coşkumuzla ve kararlılığımızla ilan ediyoruz: DDHD önümüzde yıllarda ‘Dersim’in her yerini yönetmeye aday’ olacaktır. Halkımızın yüreği rahat olsun. Halkımız, DDHD ve Bağımsız adayı Murat Kur şahsında kazanmıştır. Halkımız, emeği ve alın teriyle yarattığı DDHD etrafında daha fazla kenetlenerek, açtığı yolun devamını getirecek ve yenilemez en büyük gücün örgütlü bir halk gerçekliği olduğunu gösterecektir.”

Basın açıklaması metninin tamamlanmasının ardından, bir konuşma daha yapan Kur, “güçbirliği”nin seçim süreci boyunca “bizi desteklemeyen AKP’yi desteklemiştir” dediğine dikkat çekerek, “Şimdi cevap verin: Size oy vermeyen 12 bin 600 kişi AKP’li mi oldu?” sorusunu yöneltti.

“İftiraları kanıtlayamazsanız istifa edin!”

Kendisi hakkında yayılan “devlet yanlısı”, “vali destekli” ve “ırz düşmanı” gibi söylentilere de değinen Kur, “Buradan tekrar çağrı yapıyorum: Bunu kanıtlayın! Kanıtladığınız takdirde, Murat Kur yaşamına son verecek! Peki siz, bunları kanıtlayamadığınız takdirde, bu halkın oylarıyla seçildiğiniz milletvekilliğinden istifa edecek misiniz?” ifadelerinde bulundu.

Sandık başkanlarının takındığı adaletsiz tavırlara dikkat çeken Kur, konuşmasına şöyle devam etti: “Eğer siz gerçekten aydın, gerçekten demokrat olsaydınız, sandık başlarında böyle bir tavır takınmazdınız. Elbette herkesin bir siyasi görüşü vardır. Bizim yapacağımız da bu görüşlere saygı göstermektir. Ama uzun süreden beri anaların emekleriyle, genci, yaşlısı Dersimlilerin emekleriyle, Düldültepe’nin yokuşunu bizimle tırmanan analarımızın, yaşlılarımızın emekleriyle buraya gelmiş olan bir hareketin emeğini gasp etme hakkına, hiç kimse sahip değildir. Böyle bir anlayışın sahipleri, ne devrimci, ne aydın, ne de demokrat olamaz. Siz aydın değildiniz sandık başlarında. Demokrat değildiniz! Eğer gerçekten demokrat olsaydınız, sandıklarda o oyunları yapmazsınız. Size gelip, ‘oyumu Murat Kur’a vereceğim’ diyen insanlara, pusulada doğru yeri gösterirdiniz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Beltan: “Dersim’de demokrasi güçleri kazanmıştır”

Murat Kur’un konuşmasının ardından sözü, DDHD yönetim kurulu üyesi Haydar Beltan aldı. Haydar Beltan, yaptığı kısa konuşmada, seçim sürecinin daha uzun süre tartışılacağını belirterek, “Ama bu seçim süreci gösterdi ki, Dersim’de bir kez daha demokrasi güçleri kazandı. Yani Dersimliler bir kez daha demokrasi güçlerinden yana tercihlerini koydular. Başta halka tehlike, ‘öcü’ olarak gösterilen düzen partileri, sandığa gömülmüştür. Mücadele edeceğimiz esas tehlike ortadan kaldırılmıştır. Bu Dersim Demokratik Halk Dayanışması’nın büyük bir başarısıdır.

“Halk meclisleri, gölge belediye meclisi olacak”

DDHD’nin söylenti yaymadığını, kimse hakkında kara çalmaya çalışmadığını ifade eden Beltan, “Biz, seçim sürecinde kimsenin olumsuzlukları üzerinden propaganda yapmadık. Şimdiki belediyenin yanlış yanlarını dahi, çokça öne çıkarmadık. Biz esasta kendi programımız üzerinden insanlara gitmeye çalıştık.” dedi.

DDHD’nin önüne koyduğu halk meclisi çalışmalarını başlatacağını ifade eden Beltan, “Kuracağımız halk meclisleriyle, gölge bir belediye meclisi oluşturacağız.” dedi. Önümüzdeki süreçte herkesi sağduyulu davranmaya ve provokasyonlara alet olmamaya çağıran Beltan, DDHD’nin aynı programla ve halktan aldığı güce yaslanarak çalışmalarını sürdüreceğini söyleyerek konuşmasını bitirdi.

Haydar Beltan’ın ardından sözü, DDHD’nin il genel meclis üyesi adayı Bedri Es aldı. Bedri Es de yaptığı kısa konuşmada, “güçbirliği”ne ve Dersim milletvekili Şerafettin Halis’e yüklenerek, kendisi hakkındaki karalamalara değindi.

Doğan: “Şimdi yapacağımız, DDHD’yi güçlendirmektir”

Basın açıklamasında son sözü alan Demokratik Haklar Federasyonu temsilcisi Ozan Doğan, seçim süreci içinde “güçbirliği”nin kendilerine yönelttiği söylemlere cevap vermediklerini ifade ederek, “Bu basın açıklamasından sonra da bu meseleleri tartışmayacağız. Artık yapacağımız şey, DDHD’yi güçlendirmektir” diye konuştu.

Yapılan konuşmalar sık sık “Dersim onurdur! Onuruna sahip çık!”, “Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Söz, yetki, karar Dersim halkına” sloganlarıyla kesildi.