dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Manisa - Salihli'de DHF, 8 Mart Etkinliğiyle Kadınlarla Buluştu

MANİSA - SALİHLİ (10.03.2009) - Demokratik Haklar Federasyonu ve HKM' nin ortaklaşa hazırladığı etkinlik "Üretenin yöneten olması inancıyla; din, dil, ırk ayrımı yapılmadan on binlerin cüretiyle, kadının kurtuluş mücadelesinde bayraklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü" şiarıyla, Salihli Alevi Derneği'nde gerçekleşti.

 

Etkinlik, 8 Mart'ı yaratan emekçi kadınlardan, Clara Zetkin, Rosa Lüksemburg, Berna Ünsal, Leyla Kasım, Fatma Koyupınar, Didar Şensoy, Serpil Polat, Şengün Boran, Zilanlar, Beritanlar, Barbaralar'dan ve daha nice ölümsüzlerden devralınan ve kurtuluşa dek sürecek olan bu kavgada yitirilen tüm devrim ve demokrasi şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

 

Yapılan sunumun ve okunan şiirlerin ardından 8 Mart'a ilişkin hazırlanmış olan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.

Sinevizyondan sonra, Demokratik Haklar Federasyonu - Kadın Komisyonu temsilcisi, katılımcılarla bir söyleşi gerçekleştirdi. Yaklaşık yarım saat süren söyleşide şunlara değinildi;

"Kadının özgürleşmesinde ve öncüleşmesinde örgütlü mücadele şart.

Kadın sorunu bazı örgütler gibi feminist bir tarzda değil tam tersine kadını öncüleştirirken yanındaki erkeğini de öncüleştiren tam da sınıf eksenli bir mücadeleyle aşılabilir.

Kadının öncüleşmesi neden bu kadar önemli? Kadının özne haline gelmesini neden bu kadar önemsiyoruz?

Çünkü erkek öncüleşirken yani devrimcileşirken, evde kadına yönelik feodal ilişkilerini korumakta ve farkında olmasa bile ikincileştirir duruma getirmektedir. Hayata ve yaşama dair edilgen konuma getirmektedir. Oysa kadın yaslandığı zemine ve mevziye, erkeğini taşıdığı gibi çocuğunu da taşıyabilmektedir.

Kriz ilk önce kadını ve mutfağı vuruyor. Ezilmişin ezileni kadın!

Geçmekte olduğumuz kriz sürecinde en çok ta kadınları etkilemekte. İş ortamında aynı işi yapmalarına rağmen hem üretimden en az payı alırken bunun yanı sıra işten çıkarmalarda ilk sırada yer almaktadır. İşte bundan kaynaklı 2. sınıf muamelesinden kurtulmak, her türlü emeğimizin karşılığını alabilmek için örgütlü mücadele şart.

Lüks oteller-F tipleri evlerimizde.

Cezaevi süreçlerinde de kadınların daha fazla etkilendikleri cinsel saldırıya maruz kalındığı herkesçe bilinmekte. Fakat tüm bunları yaşamak için artık oralara o otellere(!) gitmeye gerek yok. Kapitalist sistem içerisinde gerçekleştirilen kentsel dönüşümle birlikte, koca bir köyün yaşadığı sitelerde yan komşumuzu tanımaz hale getirildik. Kadın yaşam yeri mutfak ev işi ve yatak odası olarak sınırlıları çizilmiş bir hücreye dönüştürüldü. Tüm bunları parçalamak bizim ellerimizde.

Kadınlar olmadan devrim olmaz devrim olmadan kadınlar kurtulmaz.

Kadının sorununun sonuca varabilmesi için kadınları örgütlü mücadeleye çağıran DHF Kadın Komisyonu temsilcisi, sorunu asıl muhataplarının artık söz sahibi olmasının sırası geldiğini ve sınıf mücadelesi içerisinde kadının yerini alması gerektiği vurgulandı.

Yapılan söyleşinin ardından Demokratik Gençlik Hareketi'nin hazırladığı kadına yönelik cinsel, sınıfsal ve ulusal sömürünün işlendiği skeç gösterimi gerçekleştirildi. Bol kahkahayla izlenen skeç kadınlar tarafından oldukça ilgi gördü.

Skecin hemen ardından müzik grubunun sahne almasıyla hep birlikte türküler söylenildi. Oldukça keyifli geçen etkinlik çekilen halaylarla sonlandırıldı.