| TEKEL Direnişinde Kritik Bir Dönem Başladı (Video Haber) |
|
ANKARA (02.03.2010) - Danıştay’ın 4-C’ye geçiş süresiyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı sonucunda Tekgıda İş Genel Başkanı Mustafa Türker bir basın toplantısı düzenledi.
4-C’nin asla kabul edilmeyeceğini belirten Türker, sendikanın almış olduğu kararlar doğrultusunda; Çadırların toplanarak eyleme 1 ay süreyle ara verileceğini belirtti. TÜRK-İŞ Genel Merkezi Toplantı Salonunda gerçekleşen, Tekgıda İş Sendikası’nın yaptığı toplantıda bütün şube başkanları hazır bulundu. Mustafa Türker yaptığı açıklamada, “AKP hariç bize destek veren bütün siyasi partilere, kitle örgütlerine, esnaf’a, derneklere teşekkürler ediyoruz. 78 günlük direnişte özellikle öğrenciler, işçilere çorbalarını dağıtarak, sobalarını yakarak ve çaylarını dağıtarak büyük bir destek verdi, gerçek kahramanlar gençlerdir” şeklinde konuştu.
Hükümetin türlü yalanlarıyla 78 gün boyunca başarılı bir mücadele yürüttüklerini ve hükümetin direnişin ilk gününde işçileri tank ve barikatlarla adeta karşısında bir düşman varmış gibi karşıladığını, işçilerin her türlü kirli saldırıya karşı dimdik direnişini sürdürdüğünü anlattı. Devlet politikalarının işçileri Ankara sokaklarına döktüğünü ve Abdi İpekçi’de ki saldırıları da devlet’in bu politikalarının devamı olduğunu, Türkiye’nin dört bir yanından gelen TEKEL İşçisinin yarattığı dayanışma ruhunun bütün saldırılara en iyi cevap olduğunu anlattı. TEKEL İşçilerinin hiç kimseye zarar vermeden sürdürdüğünü sözlerine ekleyen Türker, trafik kazasında yaşamını yitiren Hamdullah Uysal’ın direniş şehidi olduğunu Ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileyerek, ailesine ne yardım gerekiyorsa sendika olarak yapacaklarını bildirdi.
Türker, TÜRK-İŞ binasını işçinin evi olarak gördüklerini, Abdi İpekçi’de ki saldırı sonrası TÜRK-İŞ önünde toplanılmasına Türk İş’e bağlı bazı sendikaların başından beri karşı çıktığını belirtti. 4 Şubat eylemine katkı sunmayıp baltalamaya çalışan Konfederasyonların tarih önünde hesap vereceğini, TÜRK-İŞ içerisinde de bu tavra ortak bazı sendikaların olduğunu ifade eden Türker, “Bu sendikalar kendine çekidüzen vermelidir öyle olmazsa ilerleyen zamanda bu sendikaları kamuoyu önünde teşhir edeceğiz” dedi. 4 Şubat dayanışama eylemini başarılı bulduğunu açıklayan Türker, İşçilerin başka işçilerin hakları için sokağa dökülmesi, sendikaların kendi işçisinin çıkarları dışında gücünü zorlaması anlamında bu eylemin bir ilk olduğu ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini söyledi. Kendi konfederasyonlarına bağlı birkaç sendika ve yöneticisinin hariç TÜRK-İŞ’in bu eylemde sınıfta kaldığını söyledi.
Mustafa Türker’in yaptığı açıklamaya göre: Sakarya esnafına tek tek ziyaretler düzenlenerek karanfiller dağıtılarak sendika ve işçiler adına teşekkür edilecek. Çadırlar toplanacak. Eyleme 1 ay süre ile ara verilecek. Bütün üyeler ve şubeler kendi plan ve programını yaparak 1 Nisan’da kitlesel bir şekilde Ankara’ya dönecek. 1 Nisan’da Ankara’da bir gün kalınarak yeni eylem planları açıklanacak. 1 Nisan’dan itibaren her yerin eylem alanına çevrilecek. Türker, 4-C’ye başvuran 3 Bin 100 kişinin büyük çoğunluğunun dilekçelerini geri alabileceklerini, birçoğunun dilekçelerinin henüz işleme koyulmadığını da bildirdi. Hükümet’in ise bu bir aylık süreyi iyi kullanması gerektiğini, Bu bir ay süresinde hükümetle görüşmeye açık olduklarını belirtti.
Toplantının ardından alınan kararları dışarıdaki işçilere açıklayan Türker’e açıklama sırasında bazı işçilerden çadırların toplatılması ve alanın boşaltılması ile ilgili tepki yükseldi. “Çadırlar kalacak direniş sürecek” “Şehide ihanet etmeyeceğiz” “Dayatma değil görüşme istiyoruz” “Çadırlar onurdur onuruna sahip çık” “İhaneti kabul etmeyeceğiz” şeklinde sloganlar atıldı. Türker, tepkiler dolayısıyla “Bundan sonra Tekgıda İş Sendikası dışındaki hiçbir karar ve irade dikkate alınmayacaktır. Kalmak isteyen ve farklı eylemler sergileyecek olanlar varsa varsın kalsınlar, sendika olarak dışlanacaklardır” dedi.
Çadırlar toplanırken işçiler arasında duygusal anlarda yaşandı. İşçiler 78 gündür bir aile gibi olduklarını ve bu direnişin kendilerinde birçok şeyi değiştirdiğini vurguladılar. Birçok işçi de çadırların toplanışını hüzünlenerek izledi. İşçiler tüm zorluklara ve baskılara rağmen direnişi çadırları kaldırarak bitiremeyeceklerini asıl direnişin bu saatten sonra başladığını vurguladılar.
|




Türker, Sendikalar ve Konfederasyonların bundan sonraki eylemleriyle emek ve sınıf mücadelesinde daha ileri bir misyon taşımaları gerektiğini ifade etti. Danıştay’ın vermiş olduğu kararla 4-C’yi hukuksal olarak mahkûm ettiğini belirten Türker, Yargı ve Hukuk’a kararından dolayı teşekkür etti. “Özelleştirmelerin maskesi artık düşmüştür, bir yalan ve yağma şeklini almış olan özelleştirmeler felaket, hırsızlık, sömürü ve Emperyalizmin başka bir yüzü olmuştur” diyen Türker, Tek Gıda İş Sendikası olarak özelleştirmeye karşı 20 yıldır mücadele ettiklerini söyledi.
İstifası konusunda açık ifadeler kullanmayan Türker, “Eğer esnaf ve halk’ın desteği olmasaydı biz bazı problemlerle ve anlayışlarla baş edemezdik ve direniş sürmezdi” diyerek istifa etmesinde TÜRK-İŞ içerisindeki bazı tartışmaları ve bundan duyduğu sıkıntıdan kaynaklandığını işaret etti.
Tekgıda İş Sendikası’nın bir süredir işçiler arasıda yaptığı görüşmeler sonucunda aşağı yukarı aşağıdaki kararların çıkacağının sinyallerini verirken bazı şubeler karara karşı çıktı.
İşçiler tepki gösterdi
KESK Genel Başkanı Sami Evren de yaptığı yazılı açıklama da “Biz KESK olarak TEKEL direnişini başından beri kendi direnişimiz olarak gördük. Bütün olanaklarımızla bu direnişin içinde olduk. Gelinen noktada direnişin bir muhasebesini yaptığımızda ortaya çıkan sonuçlar çarpıcıdır. TEKEL direnişi en geniş toplumsal kesimler açısından iş güvencesini ortaya koymuştur. Güvencesiz çalıştırma biçimlerini, sözleşmeli statüsünü, 4-C’nin emekçiler aleyhine olduğunu teşhir etmiştir. Özelleştirmelerin toplumsal sonuçlarını çıplak bir biçimde ortaya koymuştur. Ancak TEKEL direnişi henüz sonuçlanmamıştır. Tekgıda İş Sendikası’nın 1 Nisan’da yeniden Ankara’da buluşma çağrısı kararlılığın ifadesi olarak anlamlı ve önemlidir. Unutulmamalıdır ki konfederasyonlar olarak 26 Mayıs’ta aldığımız grev ve genel eylem kararı TEKEL direnişi ve onun talepleriyle doğrudan ilişkilidir. KESK olarak TEKEL işçilerinin iradesine her zaman saygı duyduk ve bizden ne talep eder nasıl bir katkı isterlerse üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.
