| İstanbul Devrimci 1 Mayıs Platformu'ndan Basın Toplantısı |
|
İSTANBUL (06.05.2009) - DHF'nin de bileşeni olduğu İstanbul Devrimci 1 Mayıs Platformu, TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nda yaptığı basın toplantısında 1 Mayıs’ta yaşananları değerlendirdi. Platform, 1 Mayıs direnişinin meşru olduğunu kaydetti.
108 değil, 400 gözaltı var. Polisin Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlamak isteyenlere karşı provokasyonunun emekçi semtlerinden başlayarak, Taksim’i çevreleyen bütün yerlerde sürdüğünü, burjuva medyanın ise, yaptığı haberlerde bu provokasyonu görmezden geldiğini söyleyen Çınar, “Vali Güler yaptığı açıklamada 108 gözaltı olduğunu ve 21 polisin yaralandığını söylerken, yalan beyanda bulunmaktadır. ÇHD ve katılımcı kurumlardan aldığımız bilgiler doğrultusunda resmi ve fiili gözaltıların 400’ü aştığı ve 20’yi aşkın kişinin ciddi şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. Polis, yetersiz kaldığı anlarda ise, sivil faşistleri devreye sokmuş ve polis-sivil faşist işbirliğiyle terör estirilmiştir” dedi. "Zulme karşı direnmek meşrudur" DHF temsilcisi Çınar, polisin gerçek yüzünü ara sokaklarda gösterdiğini, buralarda polisin silah da kullandığını belirten Çınar, “Devrim ve demokrasi mücadelesi ödenen bedel ne olursa olsun sürecektir. Söz konusu olan halkın ve devrimin çıkarları ise ödenecek bedeller kazanımın teminatı olacaktır” dedi. Devrimci kurumlar hakkında devlet yetkililerinin ‘marjinal gruplar’ şeklinde tanımlamada bulunmasına da değinen Çınar konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizler bu ülkenin devrimcileriyiz. Meşru güçleriyiz. Marjinal etiketini yapıştırıp, ‘bunlara herşey mubahtır’ diye saldıranlara çanak tutanlar da bu terörden sorumludur. Bizlerin direnişi Taksim’i açan kapıdır. Bu direnişi kimse karalayamaz, leke süremez. Zulme karşı direnmek meşrudur, 1 Mayıs direnişi meşrudur.” Aladağ: Polis halkın değil, devletin polisi Açıklamanın ardından 1 Mayıs’ta polis şiddetine maruz kalan Demokratik Haklar Federasyonu üyeleri Öztürk Aladağ ve Naciye Kaplan söz alarak polis saldırısını anlattılar. Aladağ yaptığı konuşmada polisin halkın değil, devletin polisi olduğunu ve bu yüzden emekçilerin 1 Mayıs’ı kutlama isteklerine, saldırarak yanıt verdiğini ifade etti. Aladağ, gözaltına alınmaları ile ilgili olarak da, Tarlabaşı’nda, Al Hatun Sokak’ta polisler tarafından sıkıştırıldıklarını ve saldırıya uğrayarak, gözaltına alındıklarını belirtti. Aladağ, götürüldükleri karakolda da polislerin saldırısına maruz kaldıklarını, daha sonra ise, gözaltı prosedürü uygulanmadan serbest bırakıldıklarını söyledi. Aladağ, karakoldan sonra, yaşadığı saldırıyı belgelemek için bir sağlık kuruluşundan rapor aldıklarını belirtirken, Aladağ’la beraber gözaltına alınan DHF’li Naciye Kaplan da, polis saldırısı nedeniyle vücudunda hala darp izleri olduğunu ifade etti. DHF’liler, polisler hakkında suç duyurusunda bulundukları nı da belirttiler. |





Devrimci 1 Mayıs Platformu tarafından yapılan açıklamaya, 1 Mayıs’ta polis şiddetine maruz kalan DHF üyeleri Öztürk Aladağ ile Naciye Kaplan da katıldı. Platorm adına açıklama yapan Çağlar Çınar, bu yılki 1 Mayıs’ın geçen senelerde olduğu gibi devlet provokasyonuyla karşılandığını belirtti. 1 Mayıs’ta yaşananların sorumlusunun Vali Muammer Güler ile Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah olduğunu kaydeden Çınar, “Devrimci ve demokratik güçlere gösterdiği tahammülsüzlüğünü açıkça ortaya koyan vali, emniyet müdürü ve devletin yönetim kademeleri çıkan olayların asıl sorumlularıdır” diye konuştu.