İzmir’de Kaypakkaya Paneli

İZMİR (24.05.2009) - İzmir Demokratik Haklar Derneği 71 Devrimci Çıkışı ve İbrahim Kaypakkaya konulu panel gerçekleştirdi. Panele katılımcı olarak Teori ve Politika Dergisi Yazı İşleri Müdürü Metin Kayaoğlu, Emrah Cilasun ve DHF Temsilcisi Binali Yıldırım katıldı.

Açılış konuşmasını yapan DHF temsilcisi Binali Yıldız; “Kaypakkaya’yı anmanın en güzel yolu onun düşüncelerinin, fikirlerinin kitlelere taşınmasıdır. Dolayısıyla bizler bu gün, bu temelde panelimizi ele alacağız. Tabi ki burada amacımız onun fikirlerinin dogma olarak ele alınması değil, tartışılarak sağlıklı sonuçlar çıkartılması zemininde olacaktır” dedi.

“Kaypakkaya Bu Topraklardaki İlk Politik Marksisttir”

“68 Kuşağı, 71 Devrimci Çıkışı ve Kaypakkaya” başlıklı bölümde sunum yapan Metin Kayaoğlu ise Kaypakkaya’nın Marksist bir kopuş olduğunu vurgularken şunları söyledi; “68’den 71’e gelenler çok azdır, biz 68’den 71’e gelenleri sahipleneceğiz. Çünkü 68’lilerden birçoğu 71’e gelindiğinde orada yoktular, onlar tamda düzenin kabul ettiği solu oluşturdular.

Bizler bu 68’i sahiplenmemeliyiz, bizlerin sahiplenmesi gereken 68’den 71’ ulaşanlar olmalıdır. 71’in diğerlerin farkı ise devrimci zoru kendilerine rehber edinmeleri olmuştur. 71 devrimci çıkışı komünist hareketin içinde bulunduğu yanılgılardan kopup politikayı şiddet yoluyla yapmaları kopuşu sağlamıştır.

Bu kopuş içerisinde düzenin sınırlarını aşan ve o sınırlara doğrudan saldıran tek kişi Kaypakkaya olmuştur. Kaypakkaya kemalizm ve ulusal sorun konusunda yaratılan bütün tabuları yıkmıştır. Bu anlamda Kaypakkaya bu topraklardaki ilk politik Marksisttir.

Temel olarak bütün devrimcilerin referans alması gereken bir yerde durmaktadır. Bu kopuşu sağlayan olmasından kaynaklı bu gün önderimiz İbrahim Kaypakkaya diyoruz ve bunda ısrar ediyoruz” dedi.

“Kaypakkaya İle Yeni Bir Yol Ayrımındayız”

Kaypakkaya’nın ideolojisi konusunda sunum yapan Emrah Cilasun ise, Kaypakkaya’yı ve düşüncelerini diyalektik bağ içerisinde günün koşullarına uyarlamak gerektiğini vurguladı. Cilasun; “Kaypakkaya’nın ortadan kaldırılmış, 36 yıl oldu kim onu anladı kim anlamalı buraya girmiyorum.

Çünkü artık tren kaçtı, ama onların düşünceleri bize yol gösterebilir. Yani diyalektik olarak ele alalım diyorum. Bugün bizler nasıl bir düşe sahibiz bu önemli. Kaypakkaya değerlendirilecekse köylü gibi giyinmesiyle değil, revizyonizme karşı saldırısıyla yarattığı kopuşu kavrayarak değerlendirilmeli. Peki, hangi güç Kaypakkaya’ya bunlara karşı meydan okumayı sağlıyordu. Tabi ki Büyük Proleter Kültür Devrimi ile donanması bu meydan okuyuşu sağlıyordu. Kaypakkaya estirilen tüm legalleştirme, parlamentarizm ve tasfiyecilik rüzgarına karşı onlara tüm dünyada unutulan Lenin’in büyük eseri “Ne Yapmalı”yı hatırlattı.

Onların suratına bir tokat gibi indi. Kaypakkaya bu anlamda doğru kavranmalı, o dogmatik değildi ve kimsenin cesaret edemediği şeyleri söyledi. Bizlerde ancak Kaypakkaya’yı günün koşullarına taşırsak onun bıraktığı mirası yemekten vazgeçip geliştirirsek onu anmış oluruz. Esas olarak günü doğru okuyup Diyalektik bağ içerisinde yeni yolu yaratmalıyız” dedi.

“Kaypakkaya’yı Anmak Mücadelesini Yükseltmektir”

DHF Temsilcisi Binali Yıldız ise Kaypakkaya’nın mücadelesine ve onu anmanın bıraktığı mirası ileriye taşımaktan geçtiğini vurguladı. Binali Yıldız; “Kaypakkaya’yı anlamak ve onun mücadelesini yükseltmek gerekiyor.

Kaypakkaya bizlere büyük bir miras bıraktı. Bizler bu gün bu mirası ileriye taşımak zorundayız. O amansız bir mücadele adamı idi, o her türlü yanlışın üzerine gitme cesaretini gösterdi. Bizlerde Kaypakkaya’nın ardılları olarak onun fikirlerini geliştirerek günün koşulları çerçevesinde mücadelesini devam ettireceğiz” dedi.

Panelin ikinci bölümünde ise soru cevap kısmı ile Kaypakkaya tartışıldı. Yapılan tartışmaların ardından panel sona erdi.