Katledilişinin 36. Yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Mezarı Başında Anıldı (Video Haber)

ÇORUM (17.05.2009) - Amed zindanlarında 36 yıl önce, işkencede katledilen Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, bugün tüm baskı ve dayatmalara karşın yoldaşları ve dostları tarafından mezarı başında anıldı.

Dim lights

Çorum’un Sungurlu İlçesi’ne bağlı Karakaya Köyü’nde bugün yaklaşık 150 kişilik bir kitleyle gerçekleştirilen anma etkinliği, devletin tüm baskı unsurlarını işlettiği bir ortamda yapıldı.

Köye giriş sırasında Jandarma’nın provakasyonuyla karşılaşıldı. Keyfi bir şekilde araçlar Sungurlu girişinde durdurulup genel arama yapıldı. Aramadan sonra mezarlığa ulaşan kitleyi yoğun bir jandarma topluluğu karşıladı. Yürüyüş için kortej oluşturan kitle sloganlar eşliğinde arama noktasına doğru yürüyüşe geçti. Fakat arama noktasına kadar dayanamayan kolluk güçleri yürüyüşü provoke etmek için pankartın indirilerek yürünmesi için baskı yaptı fakat yapılan bu baskı sonuçsuz kaldı. Arama noktasından geçerken özellikle kadınlara tacize varan “arama” tekniklerinin uygulandığı görüldü. Anmaya katılan herkes ayrıca GBT sorgulamasından geçirilirken tüm bu faşizan uygulamalar kitle tarafından atılan sloganlarla teşhir edildi. GBT sorgulamaları keyfi bir şekilde uzatılarak kitle arama noktasında bir saatten fazla bekletildi. Bu bekleyiş sırasında görüntü ve fotoğraf almak isteyen basın mensuplarına da sansür uygulanmaya çalışıldı. Daha sonra oluşturulan kortejler eşliğinde yürüyüşe başlandı. Yürüyüş boyunca "Devrim şehitleri ölümsüzdür", "Katil devlet hesap verecek", "Önderimiz İbrahim Kaypakkaya", "İbrahim Mahir Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz” , "Baskılar bizi yıldıramaz", "yaşasın devrimci dayanışma" sloganları atıldı.

Kaypakkaya Türkiye Devrimci Hareket Açısından Nitel Bir Çığırdır:

Mustafa Suphi’lerle Türkiye topraklarına atılan tohum, 1968 gençlik hareketi, 15–16 Haziran işçi direnişleri, köylülerin toprak işgallerini devrimci teoriyle birleştiren İbrahim Kaypakkaya, Türkiye devrimci hareketine önemli bir çığır açmıştır. MİT raporlarında; fikirleri, mücadele yöntem ve metotları “ihtilalcı komünizmin en tehlikeli biçimi” ilan edilen Kaypakkaya’nın derhal yok edilmesi için devlet güçleri hemen harekete geçmiştir. Türkiye devrimci hareketinin inanç ve direniş sembolü olan İbrahim’i öldürenler onun fikirlerini yok edemedikleri gibi bu topraklarda devrim mücadelesini de bitiremediler. Temel tahlilleriyle sol içindeki Kemalizm hayranlığını yerle bir eden Kaypakkaya, ulusal sorun, devrimin yöntemi gibi tezleriyle görülmek istenmeyen, yok sayılan, saklanan bir meşaledir.

İşleyen, Üreten Her El Öpülmeye Layıktır

İbrahim Kaypakkaya’ nın mezarı başında babası Ali Kaypakkaya, oğluna hitaben yazdığı şiiri okuduktan sonra Kaypakkaya’ nın köye geldiği dönemlerde halk tarafından sevgiyle karşılandığını ve Kaypakkaya’nın da köylünün sorunlarıyla birebir ilgilenerek bu insanların yalansız riyasız yaşayarak emek sarf ettiklerini ve işleyen üreten her elin öpülmeye layık olduğunu söylediğini vurguladı.

Şehit ve Tutsak aileleri: "Aradan değil 36, yüz yıllar da geçse, egemenlerin korkulu rüyaları olmaya devam edecek Kaypakkaya ve ardılları"

Buraya her gelişimizde, şimdi de gördüğümüz gibi, mezarlığın etrafı kuşatılıyor! Zaten, mezarının hemen yanına, bu bomboş araziye karakol yapmaları, ondan duydukları korkunun bir ifadesidir. Kaypakkaya, Osmanlı’dan Cumhuriyete taşınan gerici sınıfların, köylüler, işçiler, emekçiler, öğrenciler, çeşitli inançlar, Kürt ulusu ve azınlıklar üzerindeki baskısını, emperyalistlerin, uşakları komprador burjuvalar ve toprak ağaları ile oluşturduğu ittifakı parçalamak için, zoru zorla sökecek olan Halk Savaşı’nı başlattı diyerek bu uğurda nice canlar verdik, nice bedeller ödedik. Karanlık, teslim alamadı ışığımızı. Sayfalar dolusu aydınlık bıraktık tarihe. Aydınlığın köklerine tutunarak ısrarların sürdüğünü, umudun büyüdüğünü vurguladılar.

Kaypakkaya’nın Bağımsızlık ve Yeni Demokrasi Mücadelesine Yaptığı Katkıların Rehberliğinde Demokratik Haklar Mücadelesini Yükselteceğiz!

Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), "ezilenlerin mücadele tarihini ve bu tarihin önemli parçalarından olan devrimci-komünist önderleri anmanın-yaşatmanın suç olmadığını bu vesileyle bir kez daha ilan etmektedir. Kaypakkayaları sahiplenmek “suç” değildir! Meşru ve en temel haktır! Çünkü Kaypakkayalar şahsında “suçlu” ilan edilen işsizliğe, yoksullaşmaya, sömürüye, adaletsizliğe, ulusal eşitsizliklere, baskılara, katliamlara ve çeşitli saldırılara karşı çıkmaktır! Kaypakkayalar şahsında “suçlu” ilan edilen ezilen milyonlardır, ezilenlerin örgütlenme hakkıdır!

DHF, Kaypakkaya’nın bağımsızlık ve yeni demokrasi mücadelesine yaptığı katkıları sahiplenmekte ve bu katkıların yol göstericiliğinde demokratik haklar mücadelesini yükseltme kararlılığındadır." dedi.

Anmaya katılan Demokratik Haklar Federasyonu, Yeni Demokrasi Şehit ve Tutsak Aileleri Birliği, Partizan, Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri, ESP, Sosyalist Parti, An kara DTP İl örgütü, Kaldıraç, Köz, Devrimci 78’liler, 78’liler Birlik Dayanışma kurumlar geçen sene Kaypakkaya anmasının ardından gelen soruşturmalara karşın Kaypakkaya‘yı anmak suç değildir; eğer bu suçsa biz suçu işlemeye devam edeceğiz’’ diyerek, söylenen marşlar ve atılan sloganlar eşliğinde anmayı sonlandırdılar.