dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Cafer Tayyar Bektaş, Anıldı

ANKARA (07.05.2010) - 2000'li yıllarda F tipi hapishenelerle dayatılan tasfiye ve imha operasyonlarına karşı başlatılan ölüm oruçlarında ölümsüzleşen Cafer Tayyar Bektaş, Karşıyaka mezarlığında, ailesi ve dostları tarafından ölümsüzlüğünün 9.yıldönümünde ziyaret edildi.

dhflogo2Cafer Tayyar Bektaş, tanıklık ettiği Ulucanlar Katliamına ilişkin şu belirlemelerde bulunmuştu:“…Gerçek kurutuluşun berrak hedeflerine kilitlenmiş bir direniş, yozlaşabilir ve sisteme yedeklenebilir mi?

Özgürlük tutsakları devrim gündeminin hiçbir sahte dayatma, sözde demokrasi oyunlarıyla saptırılamayacağını ispatladılar. Üstelik bedenlerinden ve özgür bilinçlerinden başka hiçbir silahları yoktu. Nasıl kazanabileceğimizin bundan daha iyi bir örneği olabilir mi?

Ulucanlar iddianamesi, ‘burjuva-feodal hukuk kurumlarının, katillerin parmak işaretleriyle hazırladıkları ve onların siyasal, kültürel, ahlaki, hukuki çöküşleriyle ördükleri bir zavallılık “manzumesidir”, çaresizlerin çaresizleştikçe cüceleşenlerin resmidir."

Tasfiye ve imha saldırılarına yedeklenmeden mücadele kararlılığını sürdüren Cafer Tayyar Bektaş, 20 Ekim 2000 tarihinde başlatılan ölüm oruçlarının ilk ekibinde yer alıp, 7 Mayıs 2001 yılında, direnişinin 200’lü günlerinde ölümsüzleşmişti.

Cafer Tayyar Bektaş'ın ailesi ve dostları, Cafer Tayyar Bektaş şahsında, Ali İhsan Özkan ve İrfan Ortakçı başta olmak üzere, tüm devrim ve komünizm şehitleri adına bir anma etkinliği gerçekleştirdiler. Sayfı duruşunun ardından, mezarlık, kızıl karanfiller, güller ve kır çiçekleriyle donatıldı.

Cafer Tayyar Bektaş’ın babası Zeynel Bektaş, Cafer Tayyar’ın yaşamını ve mücadelesini anlatan bir konuşma yaptı.

Konuşmasında, ülkemiz devrici hareketinin, biriktirdiği mücadele deneyimlerinden çok fazlaca yararlanamadığının ve bununla birlikte bugüne kadar devrimcilerin ödedikleri bedellerin, neo-liberal saldırganlığın bir yüzü olan AKP ve muadillerince ikiyüzlü bir şekilde kullanıldığına değindi.

Zeynel Bektaş ayrıca şunları ifade eti: "Bugün Cafer’in anıtı başında bizimle aynı acıları paylaşmış ve bu mücadelede evlatlarını kaybedenlerin, bizimle buraya geldiğini görüyoruz fakat rant paylaşımlarının olduğu devrimcilerin anıtı başında binlerin nasıl toplandığını da... Bu bizleri üzmemeli, bu yolda kararlı şekilde yürütülecek mücadelenin gelecekte değil binlerle milyonlarla buluşacağını da ben ölürsem sizler göreceksiniz.”

“Caferim, ‘Baba bizler Hallac-ı Mansurların, Şeyh Bedrettinlerin, Pir Sultanların mücadele ardıllarıyız, devrimcileriyiz’ diyerek her ziyaretine gittiğimde, gardiyanların, askerlerin, komutanların yaptığı hakaretleri, işkenceleri bana anlatırdı.”  diyerek gözyaşlarını tutamadı. Oldukça duygu yoğunluğuyla geçen konuşmanın ardından DHF temsilcisi söz aldı.

DHF temsilcisi de “Cafer Tayyarlar şahsında tüm devrimcileri anmak, bugün ülkemizde tüm emekçilerin yanında, TEKEL, Desa, Meha, Marmaray ve Çemen’de olduğu gibi direnişlerde saf tutmakla eşdeğerdir.” dedi.

Konuşmaların ardından, anma sonlandırıldı.