|
DERSİM (01.05.20010) - Dersim’de bugün alanlarda 1 Mayıs coşkusu vardı. Şiddetli yağışa rağmen Dersim’ de alanlar doldu.
Dersim Sendikalar Platformu’nun organize ettiği 1 Mayıs Mitingi, saat 11.00’de sendikaların Tunceli Devlet Hastanesi önünde toplanması ile başladı. Devlet Hastanesi önünde toplanan sendikalılar buradan bir yürüyüş gerçekleştirerek Kışla Meydanı’na yürüdüler.
“Yaşasın 1 Mayıs” ve “Krizi Biz Yaratmadık, Bedelini Biz Ödemeyeceğiz” yazılı pankartla yürüyen Tunceli Sendikalar Platformu, yürüyüş boyunca sık sık “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Taksim’e selam, direnişe devam” sloganları attı.
Demokratik Haklar Federasyonu ise, Dersim Demokratik Haklar Derneği’nin önünde bir araya geldi. Burada bir araya gelen kitle, saat 11.00’de “Ağaların Patronların Zülüm Saltanatına Karşı, Yaşasın 1 Mayıs” pankartı ile yürüyüşe geçti. Ayrıca Demokratik Gençlik Hareketi de “Fabrikalarda, Tarlalarda Okullarda Yaşasın Yeni Demokrasi Mücadelemiz” pankartı ile yürüdü.
DHF yürüyüş boyunca sık sık, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Bıji 1 Gulan”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak”, “Yaşasın demokratik haklar mücadelemiz”, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” sloganlarını atarak Kışla Meydanı’na geldi. Burada 1 Mayıs tertip komitesi adına yapılan konuşmada 1 Mayıs’ın tarihi önemine vurgu yapılarak, son çıkarılan yasalarla emekçilerin haklarının gasp edildiği ve bu yasaların kölelik yasaları olduğu vurgulanarak emekçilerin de bu kölelik yasalarına karşı mücadelesinin her geçen gün büyüdüğünün altı çizildi.
DHF: “Direnen işçilerin pratiği kurtuluşun yolunu gösteriyor.”
Yoğun yağış nedeniyle kurumlar konuşma yapmazken, DHF de mitinge bir mesaj gönderdi. DHF’nin mesajını aynen yayınlıyoruz:
“Demokratik Haklar Federasyonu olarak, Acıları kadar zulüm ve sömürü karşısında direnişleri de büyük olan siz Dersimlileri, 1 Mayıs’ın kızıllığı ve coşkusuyla selamlıyoruz.
Fabrikaların, atölyelerin kapandığı, özelleştirme ve taşeronlaştırmalarla işçi ve emekçilere geleceksizliğin dayatıldığı; köylülerimizin ağaların, tefecinin, tüccarın, kriz rantçılarının azgın sömürüsüne itilerek tasfiye edildiği gerçekliği açılım ve demokrasi yalanlarıyla örtülmeye çalışılsa da toplumun yaşadığı bu gerçeklik her geçen gün derinleşerek sürüyor.
Bozuk Düzende Sağlam Çark Olmaz!
Toplum olarak, ekonomik, sosyal ve siyasal krizin içerisinde, ahlaki ve moral değerlerimizden uzaklaşmanın olumsuz sonuçlarıyla daha fazla yüzleşiyoruz. Saldırılar, cinnetler, tecavüzler, tacizler, katliamlar, intiharlar, alkol ve uyuşturucu tüketiminde yaşanan artış, yabancılaşma, her geçen gün toplumumuzu kemirmeye, yozlaştırmaya devam ediyor.
Ama tüm bunlar karşısında çaresiz değiliz. Tarihine, kültürüne, emeğine ve geleceğine sahip çıkan örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez. Egemenler açlık ve katliamlarla örülü tarihlerinden güç alıyorlar. Bizler ise Pir Sultanlardan, Bedrettinlerden, Denizlerden, Mahirlerden, Mazlum Doğanlardan, İbrahim Kaypakkayalardan alıyoruz gücümüzü. Biz halkız ve haklıyız. Açılım yalanlarıyla halka saldıran egemenler karşısında Türkü- Kürdü-Alevisi- Sünni’siyle omuz omuza mücadele eden TEKEL işçilerinin pratiği, kurtuluşun yolunu tarif ederken, bozuk düzende sağlam çark olmayacağını da bir kez daha gösterdi.
Dersim 38 için katliam ibaresini kullanan Başbakan, Dersimliler için ikinci bir 38 anlamına gelen Munzur Vadisi’ne yapılan ve yapımı süren barajlarla gerçek yüzünü gösteriyor. Başbakan temsilcisi olduğu ağaların, patronların çıkarlarını koruyor. Başka bir şeyde beklemiyoruz ondan. Biz biliyoruz ki barajları durduracak yegâne güç bizim örgütlü gücümüzdür. Muğla Yuvarlakçay köylüleri hidroelektrik santralinin yapılacağı yerde açtıkları çadırlarda yaklaşık 4 aydır tuttukları nöbet sonucunda santrali yapan şirkete geri adım attırarak, asıl güçlünün şirketler değil halk olduğunu gösterdiler.
Evet, işimize aşımıza göz koyanlar; doğamızı, kültürümüzü yağmalayanlar karşısında çaresiz değiliz. Gücümüz birliğimiz ve örgütlülüğümüzdür.”
Etkinlik şiddetli yağmur nedeniyle program bitmeden sonlandırıldı.
Hozat 1 Mayıs’ı Coşkuyla Kutladı
DERSİM - HOZAT (01.05.2010) - Ülkenin dört bir yanında kutlanan işçilerin uluslar arası birlik dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs Hozat’ta coşkuyla kutlandı.
Cumhuriyet Caddesi Remar önünde bir araya gelen DHF, BDP, PARTİZAN, Eğitim-Sen, SES, Genel-İş Sendikası üyeleri sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na bir yürüyüş gerçekleştirdi. DHF’nin “Yaşasın 1 Mayıs-Bıji yek Gulan” yazılı pankartıyla ve flamalarla katıldığı yürüyüşte sık sık “1Mayıs kızıldır kızıl kalacak”, “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Bijî 1 Gulan” sloganları atıldı.
Yoğun sağanak yağışa rağmen katılımın güçlü olduğu yürüyüş sonrası Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kitle “1 Mayıs’ı kızıllaştıranlar şahsında dünya halklarının özgür yarınlarını fethetme mücadelesinde yaşamını yitirenler” adına bir dakikalık saygı duruşu yaptı.
Saygı duruşunun ardından yoğun yağış nedeniyle kitle Belediye Düğün Salonu’nda sürdürülecek etkinliğe davet edildi. Salonda sendikalar adına Nurettin Aslan’ın yaptığı konuşmayla 1 Mayıs’ın işçi sınıfının mücadelesindeki tarihsel önemine dikkat çekti. Ülkemizde her alanda olduğu gibi 1 Mayıs’ta da egemenler eliyle yaratılan yasaklar, provokasyonlar ve baskılarla hak alma mücadelelerinin önüne geçilmeye çalışıldığı ifadelerine yer verilen açıklamada, işçi ve emekçilerin ortak mücadeleyi yükseltmesinin önemine vurgu yapıldı.
BDP Hozat temsilcisi Hüseyin Koç da etkinliğe katılan halkı selamlayarak, 1 Mayıs’ın hangi ulus ve milliyetten olursa olsun herkesi kardeşlik ve ortak mücadele azmiyle birbirine kenetlediği bir gün olduğunu ifade etti.
PARTİZAN da gönderdiği mesajda dünya ezilen işçi sınıfını selamladı.
Konuşmanın ardından Grup Umuda Türkü söylediği ezgilerle salonda coşku yarattı.
DHF temsilcisi Kazım Doğan ise yaptığı konuşmada, “Mayıs umut dolu bir muştu, emeğin bilince çıkarılmasının adıdır.” diyerek şöyle konuştu: “Hala 6 Mayıs şafağındadır soluğumuz, darağaçlarında, Kızıldere’de... Ve elbette İşkence hanelerde ser verip sır vermeyenin kararlılığıyla, inancı, bilinciyle yol aldığımız ve kazanacağımıza dair bir an bile umutsuzluğa düşmediğimiz usumuzdur Mayıs.”
Fabrikalarda, tarlalarda emeğin var edildiği her alanda egemenlere karşı sonsuz bir isyanın olduğunu belirtilen Doğan egemenlerin, yalnızca emeğe ve emekçiye saldırılarla yetinmediğini, iş gücünden elde ettikleri kârlarla kalmayarak, doğaya da yöneldiğini belirtti. Ancak bu sesle; Munzur, Fırtına Vadisi, Allioni, Hasankeyf, Karadeniz dereleri binlerce yıllık öyküsünü anlatmaya devam edebilir diyen Doğan, bütün ezilen kesimleri, yeni demokrasi mücadelesine davet ederek, “İşçi, emekçi, köylü yığınlarına karşı yürütülen hak gasplarına, doğayı Emperyalist tekellerin hizmetine sunan anlaşmalara karşı sesimizi daha da yükseltmeye çağırıyoruz. Bu yüzden yine haykırıyoruz Biz kazanacağız, halk kazanacak, halkın örgütlü gücü kazanacak!” dedi.
Konuşmanın ardından sanatçı Kibar Aslan’ın sahneye çıkmasıyla söylenen ezgiler ve çekilen halayların coşkusuyla etkinlik sona erdi. |