"Devrimci Demokratik Sendikal Birlik Kurultayı’nızı Devrimci Yoldaşlık Coşkumuzla Selamlıyoruz…"

ANKARA (31.05.2010) - Devrimci Demokratik Sendikal Birlik Kurultay’ı 30 Mayıs 2010 Pazar günü Petrol-İş Sendikası salonunda gerçekleşti.

dhflogo2“Güvencesiz çalışmaya, iş cinayetlerine, emeğe yönelik her türlü saldırıya karşı örgütleneceğiz, direneceğiz, kazanacağız!” şiarıyla gerçekleşen kurultay beş oturumda sonlandırıldı.

Kurultay gündeminde, “Deneyimlerimizden öğrenelim”, “Sendika konfederasyonlarına yaklaşımımız”, “Sınıfın örgütlenme sorunları” gibi başlıklar bulunmaktaydı.
Birçok direnişten işçilerin ve sendikacıların da konuşmacı olarak katıldıkları kurultayı DHF de gönderdiği mesajla selamladı.

Gönderilen mesajı aynen yayınlıyoruz;

"Devrimci Demokratik Sendikal Birlik Kurultayı’nızı Devrimci Yoldaşlık Coşkumuzla Selamlıyoruz…

Ülkemizde, başta işçi sınıfı olmak üzere, topraksız, yoksul köylülüğün ve diğer ezilen emekçiler ile halk gençliği, kadınlar, Kürtler, Aleviler, diğer azınlık milliyetler ve inanç grupları gibi toplumun farklı kesimlerinin ortaya çıkardıkları devrimci, demokratik hareketler açısından örgütlü mücadelenin gerekliliği ortadadır.

Gerek emperyalist-kapitalist dünya sisteminin ülkemiz gibi yarı sömürge ülkeler nezdinde bugün sermayenin sınır tanımaz bir kuralsızlıkla yaşamın en ücra hücresine sızarak gerçekleştirdiği yıkım ve talan saldırılarına tanık olmaktayız. Üzerinde yükseldiğimiz önemli tarihsel tecrübeler ışığında; güncel sosyo-ekonomik gerçekliğin ve politik mücadeleler ile halk hareketlerinin ve üretici güçlerin somut durumlarını, mücadele pratiğimizin somut verileri içerisinde değerlendirmek ve örgütlü mücadelede güçlü bir duruş sergilemenin yolu yeni demokrasi mücadele güçlerini birleştirmek, mücadele bayrağını yükseltmekten geçer.

Özellikle 1970’li yıllarda yaşanan büyük ekonomik buhran ve devamında 1980 Askeri Faşist Cunta’nın 24 Ocak kararlarıyla birlikte sistemin içine girdiği yapısal krizlerini aşmak için, ekonomik, siyasal, yönetsel ve sosyo-kültürel alanlarda gerçekleştirdiği yeniden yapılanma süreci, bugünkü demokrasi ve hukuk şemsiyesi altında gerçekleştirmiş olduğu kuralsız uygulamaların temelini oluşturdu ve yeniden yeniden reorganizasyonlarla da oluşturmaya devam ediyor.

1990’lı yılların sonlarına doğru toplumsal mücadelenin gerilemeye başlamasıyla birlikte, yaygınlaşarak kurumsallaşan iş güvencesiz, özelleştirme, taşeronlaştırma ve sendikasız çalışma koşulları; bugün Zonguldak maden ocağında kitlesel olarak feci şekilde katledilen maden işçilerine “güzel öldüler” denilmesi, baskıcı-faşist yasa ve uygulamaların çığırından çıkmış halidir. Mevcut süreçte; “zam-zulüm-işkence, işte faşizm” politikaları iyi görüldüğünde ve başta Kürt ulusal hareketine yönelik hızlandırılan tasfiye süreci iyi okunduğunda, zira gelinen aşamada ilerici, demokrat, yurtsever, devrimci kuvvetler açısından tam manasıyla bir eliminasyon süreci yaşandığını görmekteyiz.

Başta TEKEL olmak üzere; İtfaiye, Çemen, Marmaray ve diğer işkollarında çalışan işçilerin mücadelelerinin parçalanmasını kendinden malul gündemi içerisinde, büyük şehirlerin belirli mekanlarında basın açıklamalarına sıkışan, politik kitle faaliyetinden tümüyle kopuk bir siyasi ve örgütsel çizginin hakim hale geldiğini, işbirlikçi-sarı sendika ihanetçilerini de tarihte olduğu gibi ha keza görmekteyiz.Egemen hakim sınıfların işçi ve emekçilere karşı birçok cepheden sürdürdüğü bu saldırılara karşı güçlü bir duruş sergilemenin yolu yeni demokrasi mücadele tarihimizin bize sunduğu olumlu ve olumsuz tecrübeleri bilimsel bir temelde değerlendirmeliyiz. Kuşkusuz faşist TC devleti bütün kurumsal mekanizmalarıyla işçi ve ezilen tüm emekçilere azgınca saldırdı ve saldıracaktır. Fakat bu durum hiçbir zaman gerilemelerin veya yenilgilerin temel sebebi sayılmamalıdır.

Üzerinden yükseldiğimiz tarihi zeminin bu bağlamdaki sorunlarından ve eksikliklerinden devrimci sonuçlar çıkarma noktasında, yaslandığımız ortak mücadele geleneğimizin yeni demokrasi güçleri olarak halkın demokratik hakları için mücadelede, kitlelerden kitlelere şiarını bir ezberden öteye, somut, uygulanabilir, pratik politikaya dökme noktasında olumsuz ve eksik yönlerinden bir kopuşun adı olmasından kalkınarak, hedefini siyasi iktidara doğrultan ve kitlelerin bilinçlerini onların hareketleri içerisinden ören, yaratan bir siyasi ve örgütsel çizgiye hizmet etmek, dünden daha da önem kazanmaktadır.

Emperyalizmin vesayetinde yapılan bütünlüklü bir yeniden yapılanma süreci ve bu süreçte hâkim sınıf kliklerinin iktidardaki yerlerini güçlendirmek için kozlarını kullanan ağa-patron devletine karşı, emperyalizme karşı, devrimci-demokratik tecrübelerinizin zulmün ve zorbalığın kürsülerini paramparça etme perspektifiyle ve halkın haklı davasını Yeni Demokratik Devrim doğrultusunda kazanıma dönüşmesi temennisiyle kurultayınızı selamlıyoruz ve başarılar diliyoruz."