dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Devrimci Direnişin Taksim’de 1 Mayıs Coşkusu (Video Haber)

İSTANBUL (02.05.2010) - Şenlik değil, mücadele; yaşasın devrimci 1 Mayıs

01.05.2010istanbul2

Taksim’de toplanan on binlerce kişi 1977 Kanlı 1 Mayısı’nda şehit düşenleri saygıyla anarken, şenlik değil kavgaya geldik dediler. Devletin tüm provakatif kışkırtmalarına ve 1 Mayıs’ın içini boşaltan politikalarına rağmen 2010 1 Mayıs’ı militan direnişleri ile son yıllarda damga vuran TEKEL ve diğer direnişteki işçilerin kürsü işgali ile ve yine tasfiyeciliğe karşı Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenlerinin devrim davasındaki devrimci ısrarının güne damgasını vurmasıyla geçti. DHF, Halk Cephesi, Partizan, BDSP, Odak, Kaldıraç, Emek ve Özgürlük Cephesi, Proleterce Devrimci Duruş, Devrimci Proletarya, Yeni Dünya İçin Çağrı, devleti teşhir ederken, “1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak” dediler.

İlk eylem TEKEL işçilerinden: “Hamdullah Uysal Ölümsüzdür!”

TEKEL işçileri saat 06.30 sıralarında Taksim Meydanı'na girerek, şanlı direnişlerinde şehit düşen arkadaşları Hamdullah Uysal için anma eylemi yaptı. TEKEL'deki direniş sürecinde yaşamını yitiren Samsun TEKEL işçisi Hamdullah Uysal'ı anan işçiler “Hamdullah Uysal Ölümsüzdür!” pankartını açtılar. İşçiler bir süre sonra buluşma noktaları olan Şişhane koluna döndüler.

01.05.2010istanbulTaksim’e üç koldan yüründü ve Devrimci 1 Mayıs Plaformu’nun yarattığı çoşku

Şişli Kolu: Şişli’de iki kol mevcuttu. Birinci kola DİSK öncülük ederken diğer kolda ise KESK yer aldı.

DİSK’in bulunduğu kolda TMMOB, BİT-DER (Bilişim ve İletişim Emekçileri Derneği), ABF (Alevi Bektaşi Federasyonu), PSAKD (Pirsultan Abdal Kültür Derneği), Koçgirililer Girişimi, DEDEF ( Dersim Dernekleri Federasyonu), Divriği Kültür Merkezi, Kangal Dernekleri Federasyonu ile birçok yöre derneği, DDKD(Devrimci Demokrat Kültür Derneği), Otonom, Komünist Dünya İçin Anarşi, Sosyalist Devrimci Parti Girişimi, EHP ve Mücadele Birliği yer aldı. Bu bileşenlerin ardından Devrimci 1 Mayıs Platformu yürüdü. Platformun ana pankartı ve flamalarından oluşan kortejin arkasında bileşenler kendi pankartlarıyla sıralandılar. Platformun arkasında ise UİD-DER Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği), İşten Atmalar Yasaklansın Platformu, Devrimci Hareket ve bir dizi kurum sıralandılar. DİSK kortejinde Birleşik Metal-İş ve Genel-İş kitlesel katılımıyla dikkat çekti.

1 Mayıs’ın en coşkulu ve kitlesel yürüyüş kortejini oluşturan Şişli yönünde Devrimci 1 Mayıs Patformu bileşenleri (DHF, Partizan, Halk Cephesi, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Odak, Kaldıraç, Proleterce Devrimci Duruş, Devrimci Proletarya ve Yeni Dünya İçin Çağrı) 1 Mayıs’a damgasını vurdu.
KESK’in bulunduğu kolun arkasında ise LGBTT (Lezbiyen Gey Biseksüel Travesti Transseksüel) , Feministler, İHD, 78’liler Girişimi, TTB, Diş Hekimleri Odası, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, DSİP, EDP, KÖZ, Alınteri, BDP, TÖB, ESP ve SODAP yürüdü. Çarşı Grubu da pankartlarıyla bu kolda yer aldı.

KESK kolunda BDP kitlesel katılımıyla dikkat çekerken, Halkevleri ve ESP de dikkat çeken kurumlardandı.

01.05.2010istanbul177’yi, 89’u, 90’ı, 96’yı unutma; 1 Mayıs şenlik değil mücadele günüdür

Devrimci 1 Mayıs Platformu içerisinde yer alan DHF, 1 Mayıs’ın tarihsel ilerleyişinde şehit düşenlere atfen “1 Mayıs şenlik değil mücadele günüdür” şiarıyla hem devletin yarattığı tasfiyeci dalgaya karşı hem de reformizmin bataklığında çırpınan sendika bürokrasisi ile reformist yapılara ve onların kitlelerin bilincinde yaratmak istediği kafa karışıklığına karşı cevap verdi.

En önde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya ve proletarya enternasyonalizminin simgesi haline gelen işçinin avuçlarında tuttuğu 1 Mayıs yazılı dünya resmini açan DHF, ana pankart olarak da “77’yi 89’u 90’ı 96’yı Unutma! 1 Mayıs şenlik Değil Mücadele Günüdür!” yazılı şiarı öne çıkardı. Ardından ise dünyada ve ülkemizde geçmişten günümüze kadar yeni dünya özlemi ve kavgası içerisinde şehit düşen başta Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao olmak üzere Ho Şi Minh, Mahir Çayan, Deniz Geçmiş, Nazım Hikmet, Yılmaz Güney, Viktor Jara, Hasan Hüseyin, Hasret Gültekin gibi devrimci demokrat sanatçıların yanı sıra Ceylan Önkol, Engin Ceber’in fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı.

Ayrıca ses aracından sesli ajitasyon yapan DHF, 1 Mayıs katliamlarının esas sorumlusunun devlet olduğunu, ülkemizde sömürü, talan ve anti-demokratik uygulamaların, devletin faşist niteliğini gözler önüne serdiğini ve özelikle son dönemlerde “demokratik açılım” ve “çalıştay” gibi uygulamalarla halkımızın baskı altına alınmak istendiğine dikkat çekilirken, TEKEL, İSKİ, Marmaray, Esenyurt ve İtfaiye işçilerinin direnişine vurgu yapılarak “Örgütlü bir halkı hiç bir kuvvet yenemez” şiarı bir kez daha gür sesle haykırıldı.

“Kotalar kaldırılsın toprak işleyene dağıtılsın”, “Milli baskı ve zulüme son-Uluslara ve azınlıklara tam hak eşitliği” pankartlarını açan DHF’nin yanı sıra Demokratik Gençlik Hareketi “Fabrikalarda, Tarlalarda Okullarda Yaşasın Yeni Demokrasi Mücadelemiz”; Demokratik Kadın Hareketi ise kadının mücadeledeki yerini sembolize eden pankartını açtı. DHF kortejinde eylem boyunca “1 Mayıs kızıldır, kızıl kalacak”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Direne direne kazanacağız”, “Birlik, mücadele, zafer”, “Biji Yek Gulan”, “Önderimiz İbrahim Kaypakkaya”, “Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak”, “Nepal-Peru-Filipinler iktidara yürüyor Maoistler”, “Ağa patron devletini yıkacağız halk iktidarı kuracağız”, “İşçi köylü el ele demokratik devrime”, ‘Cinsel ulusal sınıfsal sömürüye son”, “F tipi lise istemiyoruz”, “F tipi üniversite istemiyoruz”, “İçerde dışarda hücreleri parçala”, “örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” sloganları haykırıldı.

Şişhane Yönü: Türk-İş ve Kamu-Sen, ÖDP, EMEP, İşçi Partisi, HKP (Halkın Kurtuluş Partisi),Türkiye Birleşik İşçi Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği, CHP yer aldı. Şişhane kolunda Demiryol-İş, Şeker-İş, Deri-İş, Tez-Koop-İş, Maden-İş, Tes-İş, Yol-İş, Tek Gıda-İş pankartları dikkat çekti.
Dolmabahçe Yönü: Bu kolda ise Hak-İş, Memur-Sen ve TKP yürüdü. TKP daha sonra kürsüyü eleştirerek Dolmabahçe yönüne geri dönerek burada kürsü oluşturak, eylemlerine burada devam ettiler.

01.05.2010istanbul6Kürsü direnen işçiler tarafından işgal edildi

‘Kahrolsun sendika ağaları’

Taksim Meydanı'nda toplanan kitleye seslenmek içen kürsüye çıkan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, TEKEL, İtfaiye, Esenyurt ve İSKİ işçileri tarafından protesto edildi. “Kahrolsun sendika ağaları”, “Satılmış sendika istemiyoruz!”, "Kumlu istifa!" sloganları atan işçiler kürsüye çıkarak konuşma hakkı istediler. Kürsüden haklarını alan işçiler, ardından Mustafa Kumlu'nun konuşmasını engelleyerek, Kumlu’yu 1 Mayıs alanından kovdular.

İşten atılan İtfaiye, Esenyurt Belediyesi ve İSKİ işçileri ile TEKEL işçilerinin pankart açarak, kürsüde konuşma yapmalarına izin vermemesi üzerine gerçekleşen eylem, yaklaşık 45 dakika sürdü. Türk-İş Başkanı'nın konuşmasını engelleyen TEKEL işçileri, 1 - 2 Nisan'da yaptıkları eylemde Ankara'ya sokulmamalarından, hükümetle işbirliği yaptığını iddia ettikleri Kumlu'yu sorumlu tutarak, kürsünün asıl sahiplerinin militanca direnen işçiler olduğunu belirttiler.
TEKEL işçileri adına yapılan konuşmada, sendikaların 26 Mayıs'ta iş bırakma kararına uyması istenerek, direniş boyunca Türk-İş yöneticilerinin bürokratik tutumu da teşhir edildi. 2 Nisan'da hükümet ve Türk-İş'in anlaştığını söyleyen Cevizli TEKEL işçisi Metin Aslan, 2 Haziran'da Ankara'ya giderek işçilerin aidatlarıyla alınan Türk-İş binasına gireceklerini sözlerine ekledi. Kürsünün asıl sahiplerinin sendika ağaların olmadığını sözlerine ekleyen Aslan, kürsünün gerçek sahiplerinin militanca direnen işçilerin olduğunu belirterek, "Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!" dedi.

01.05.2010istanbul3Kaypakkaya’dan Çayan’dan Doğan’dan Dink’e…

İlk konuşmayı ise KESK Genel Başkanı Evren yaptı. Alanda bulunanları, adalet için, barış için, özgürlük için yürek ve sabırla yıllar sonra bir kez daha bu alanda bulunmalarından duydukları gururu ifade ederek konuşmasına başlayan Evren, devrimci önderleri de andığı konuşması şu şekilde sürdürdü: "Bugün burada bizlerle olamayan ancak yaşamlarını hatırlamak hepimizin boynunun borcu olan devrimci önderleri anıyorum. Köylülerin mücadelesini yükselten ve ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya'yı saygıyla anıyorum. İdam sehpasına gülümseyerek çıkan Deniz’i, Yusuf'u, Hüseyin’i selamlıyorum. Kendilerini Türkiye halklarının kurtuluşuna adayan Hüseyin Cevahir'i, Ulaş'ı yiğit devrimci Mahir Çayan'ı saygıyla selamlıyorum. Kürt halkının özgürlük mücadelesine kendini adayan Mazlum Doğan'ı saygıyla anıyorum. Kemal Türkler'i saygıyla anıyorum. 77'de katledilen 37 emekçiye selam olsun. Faşizme hayır diyen demokrasiyi savunan Musa Anterlere, Uğur Kaymazlara selam olsun. Halk iktidarını taçlandıran Belediye Başkanı Fikri Sönmez'e selam olsun. Hiçbir zaman unutmayacağımız, belleğimizde bizi isyana çağıran Ahmet Kaya'yı ve arkasına bakmadan giden Yılmaz Güney'i, faşizme inat yüreğimizde yaşayacak olan Hrant'a selam olsun…"

Başka bir dünya, başka bir ülke istediklerini dile getiren Evren, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçi sınıfı mücadelesine, halkların kardeşliğine, ‘başka bir dünya başka bir Türkiye' mümkün diyen ve ismini söyleyemediğimiz daha binlerce devrimciye, faşizme inat, selam olsun. 1 Mayıs küresel sermaye ve siyasi iktidara itiraz günümüzdür. Yoksulların tüm dünyada eş zamanlı olarak mücadelelerini birleştirdikleri bir gündür. Küresel şirketlere ve onların hükümetlerine söyleyecek sözümüz var. Bir kez daha milyonların önünde tekrar ediyoruz. Irkçı, asimilasyoncu, dışlayıcı, şovenist devlet istemiyoruz.”

01.05.2010istanbul4Alanın adı ‘1 Mayıs’ olsun

Evren'in ardından söz alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de alandakilerin bayramını kutlayarak başladığı konuşmasını, 77'de hayatını kaybedenleri anarak sürdürdü.

1980 yılında katledilen Disk Genel Başkanı Kemal Türkler, demokrasi uğrunda hayatını kaybeden diğer emekçiler adına konuştuğunu kaydeden Çelebi, "Yıllarca bu ülke emekçilere bu alanı kapattı. Bugün yeniden şu alanda yan yana duruyorsak, hep birlikte 1 Mayıs marşını söylüyorsak bu hepimizin, Türkiye işçi sınıfının eseridir. Bununla övünmelisiniz, gurur duymalısınız" dedi.

1977 yılında Türkler’in, “Bu alanın adı 1 Mayıs alanı olarak değiştirilsin” talebini ifade eden Çelebi, "Bu alanın adı şimdi değiştirilsin mi? Evet bu alan 1 Mayıs alanı olmalıdır. Yasaklara rağmen işçi sınıfı 1 Mayıs alanını unutmadı, unutmadık" şeklinde konuştu.

Musa Anter ve Uğur Kaymaz cinayetlerinin ardındaki sır perdesi aralanmadan demokrasinin gelemeyeceğinin altını çizen Çelebi, “Siyasete, çalışma hakkına konan angajman kalkmadan demokrasi olmaz. Yargının siyasetin aracı haline getirildiği bir ülkede demokrasi yaşayamaz. İşçi sınıfının örgütlü gücü olmadan demokrasi kavranamaz. Kürt sorunu demokratik ve barışçıl bir şekilde çözülmeden demokrasi olamaz." diyerek konuşmasına nokta koydu.

Grup Yorum ve Devrimci 1 Mayıs Platformu

Mitingde sahne alan Grup Yorum türkü ve marşlarıyla kitleyi coştururken ayrıca 1 Mayıs platformunun ortak metnini kürsüden okudu. Sendikal bürokrasinin yıllardır 1mayıs ortak yürütmesine dahil etmediği yaklaşık otuz civarında devrimci-demokratik kurumun ortak imzasının olduğu 1 Mayıs Platformu’nun (Devrimci 1 Mayıs Platformu (BDSP, DHF, Devrimci Proletarya, Emek ve Özgürlük Cephesi, Halk Cephesi, Kaldıraç, Odak, Partizan, Proleterce Devrimci Duruş, Yeni Dünya İçin Çağrı), Demokrasi İçin Birlik Hareketi (Barış ve Demokrasi Partisi, Toplumsal Özgürlük Platformu, Sosyalist Parti, Sosyalist Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Özgürlük Hareketi, Sosyalist Gelecek Parti Girişimi, Türkiye Gerçeği, 14 Mayıs Platformu), Sosyalist Dayanışma Platformu, Devrimci İşçi Partisi Girişimi, Emekçi Hareket Partisi, , Ürün Sosyalist Dergi, Birlik Dayanışma Hareketi, Tüm İGD, Devrimci Parti Mücadelesinde Devrimci Komünistler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Uluslar arası İşçi Dayanışma Derneği, Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu, Pir sultan Abdal Dernekleri, Çağdaş Hukukçular Derneği) ortak metninde, 1 Mayıs alanını kazananların devrimciler olduğu vurgulandı:

01.05.2010istanbul5“Bugün, 32 yıldır sokak sokak dövüşerek, can bedelleri ödeyerek dişimizle tırnağımızla sökerek kazandığımız 1 Mayıs alanında, Taksim’deyiz. Din, dil, ırk ayırmaksızın bütün dünyanın işçilerinin, bütün ezilen halkların tek bir yumruk, tek bir yürek olduğu bu görkemli birlik ve mücadele gününde, hepinizi coşkuyla selamlıyoruz. 1977’den bu yana omuz omuza yürek yüreğe yürüttüğümüz bu büyük kavgaya emeği geçen herkesin ve bütün şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Metnin devamında emperyalist işgaller ve saldırılara, krize, işsizliğe, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, iş cinayetlerine, ırkçılığa ve şovenizme karşı mücadele için bir arada olunduğuna, Tuzla tersanelerinde, maden ocaklarında yaşamını yitirenlerin, atölyelerde, sel felaketlerinde katledilen kadınların, TEKEL işçilerinin ve direnen tüm işçilerin, hapishaneleri dolduran çocuklarımızın işkence hanelerde kaybedilenlerin direnişleri ve anıları için, Kürt halkına karşı yürütülen imha politikalarına karşı olduğumuzu haykırmak için, işçi sınıfının birleşik mücadelesini yükseltmek, sınıfın sesini, gücünü ve mücadele kararlılığını büyütmek, devrime ve sosyalizme olan inancımızı haykırmak için 1 Mayıs alanında buluşulduğu, ifade edildi.

Grup Yorum'un son olarak söylediği Çav Bella ve 1 Mayıs Marşı'na alanda bulunan binlerce kişinin eşlik etmesiyle miting coşku ve mücadele kararlılığıyla sona erdi.