İzmir’de Emekçiler 26 Mayıs Eyleminde Alanlardaydı

İZMİR (26.05.2010) - 4/C saldırısına karşı aylarca mücadele yürüten TEKEL işçilerinin direnişinin önünü, eylem yöntemini değiştirerek kırmaya çalışan sendika ağaları 22 Şubat’ta almış oldukları kendi kararlarının da altını oymaya devam ediyor.

26.05.2010izmir_copy1 Nisan eylemini sabote eden konfederasyonlar, 26 Mayıs bir günlük iş bırakma eyleminin de altını oymaya çalıştılar. Tüm bu oyunlara rağmen emekçiler 26 Mayıs’ta alanlara çıktı.

26 Mayıs günü Basmane Meydanı’nda toplanan emekçiler, buradan Konak Meydanı’na kadar haklarını alana kadar mücadele edeceklerini haykırdılar.

26 Mayıs kararını ortak alan dört konfederasyondan Kamu-Sen tamamen çekilirken DİSK, KESK alana çıktılar.

26 Mayıs iş bırakma kararının önemini yitirdiği gerekçesiyle alana çıkamayacağını belirten TÜRK-İŞ hayatını kaybeden 30 maden işçisini anmak için İzmir’de direnişte olan UPS işçilerine destek için bir saatlik iş bırakarak onların yanına gitti.

26.05.2010izmir1_copyTÜRK-İŞ’e bağlı sendikalardan sadece Belediye-İş 2 Nolu Şube TÜRK-İŞ’in kararını protesto ederek tam gün iş bıraktı.

DİSK ve KESK ise mevcut üye sayısının yüzde onunu alana taşıyarak sembolik bir katılım sağladı.

26 Mayıs iş bırakma eylemine, bileşeni olduğu, Emek ve Mücadele Platformu ile katılan DHF ise “Sarı sendikaların ihanetine karşı Yeni Demokrasi Mücadelesini Yükseltelim” pankartıyla alanda yerini aldı.

Yürüyüş boyunca TEKEL işçilerinin ve direnişte olan işçilerin mücadelesini sahiplenerek, taleplerini ve isimlerini haykıran DHF’liler “Kahrolsun sendika ağaları”, “İşçi, köylü el ele mücadeleye”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarını attı.

Hayatını kaybeden maden işçilerinin şahsında hayatını kaybeden tüm emekçiler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Sendikalar tarafından güne ilişkin yapılan açıklamada bu saldırıların sanki tek sorumlusu AKP’ymiş gibi AKP’ye yüklenilerek özellikle CHP’nin kurtarılmaya çalışıldığı gözlemlendi.

26.05.2010izmir24 Şubat TEKEL işçilerinin dayanışma eyleminin ardından bugün TEKEL işçileriyle dayanışmak, 4/C’nin uygulanmaması, işçi ve emekçilerin kuralsızlığa, geleceksizliğe, güvencesizliğe mahkum edilmemesi için meydanlara çıktıklarını söyleyen Genel-İş 3 Nolu Şube Başkanı Cafer Konca, 4/C ve 4/B gibi maddelerle sadece TEKEL işçilerine değil, tüm Türkiye’ye, tüm emek dünyasına açlık, yoksulluk, işsizlik, kuralsız çalışma hayatı, güvencesizlik, yani geleceksizlik dayatıldığını ifade ederek hükümetin bir taşla iki kuş vurmaya çalıştığını, TEKEL işçilerine şu veya bu ölçülerde 4/C’yi kabul ettirebilirse, ardından da örgütsüzleştirme ve sendikasızlaştırma çabalarıyla işçi sınıfını parçalayarak sendikaları işlevsiz hale getirecek; güvencesiz ve kuralsız çalışma hayatını tüm Türkiye’ye kabul ettirmeye çalışacağını vurguladı.

Konca; “AKP iktidarı demokrasi havarisi kesilmişken, ne kadar anti demokratik olduğunun, ne kadar despotik olduğunun emekçilerin mücadelesiyle ortaya çıkmasına tahammül edememektedir. Emekçilere karşı hırçınlığının ve saldırganlığının bir nedeni de budur. AKP iktidarı toplumun tüm çalışan kesimlerini karşına almakta bir sakınca görmemektedir. Çünkü AKP, artık iktidarda var olmasının ve kalmasının dayanağını oy aldığı yoksul kesimler değil, IMF, Dünya Bankası ve büyük sermaye çevreleri olarak görmektedir.” dedi.