“TEKEL İşçilerine Saldıranlar, Direnenlere Korku Salmaya Çalışanlardır”

ANKARA (26. 05. 2010) - TÜRK-İŞ önünde kendini zincirledikleri için gözaltına alınan TEKEL işçileri serbest bırakıldı. Ankara Direnişteki İşçi ve Emekçilerle Dayanışma Platformu işçilerinde katılımıyla gerçekleştirdiği açıklamada, TÜRK-İŞ önünde 8 TEKEL işçisine yönelik gözaltı ve kolluk terörünü kınadı.

26.05.2010ankara10Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirilen açıklamaya katılan TEKEL işçileri gözaltı sırasında uygulanan şiddet dolayısıyla kollarında ve vücutlarının çeşitli yerlerinde morluklar oluştuğunu ve sivil polislerden şikâyetçi olduklarını ifade ettiler.

TÜRK-İŞ önünde oturma eylemi yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan işten atılan TÜBİTAK çalışanı Aynur Çamalan ve iki TEKEL işçisinin de katıldıkları eylemde; “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği”, “TEKEL işçisi direnişin simgesi”, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarının atılmasının ardından açıklama yapıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi; Başta ABD ve AB emperyalizmi olmak üzere;  IMF, Dünya Bankası, NATO, Birleşmiş Milletler vb. emperyalist politikaların uygulanması için kollarını sıvayan siyasi iktidar ellerini ovuşturarak ekonomik, siyasi, askeri, kültürel ve sosyal yıkım saldırılarında gün geçtikçe ezilen emekçilere ve halklara karşı pervasızlaşıyor. TEKEL İşçi Direnişi enternasyonalist dayanışmanın da desteğini alarak, sosyalist ve devrimcilerin birlik, mücadele ve dayanışma azmi ve kararlılığıyla yeniden örgütlü, birleşik, kitlesel mücadeleyi belleklere kazıdı.

26.05.2010ankara11Reformist örgütlenmelerin sarı sendika ağalarıyla kol kola verdiğinin ve CHP gibi faşist partilerinse direnişten nemalanmak için büyük çaba sarf ettiğinin ifade edildiği açıklamada, 26 Mayıs’ta yapılması planlanan ‘genel grev’in de içinin boşaltılarak bir moral bozukluğu yaratılmak istendiğine dikkat çekildi.

İşini kaybeden işçi için yaşamın ölümle eşdeğer olduğuna da değinilen açıklama, şu ifadelerle bitirildi: "TEKEL işçisine yönelik baskı ve şiddetin sebebi ezilenlerin ve emekçilerin mücadelesine ışık tutmasıdır. Çünkü sokağa, eyleme çıkılmadan, direnmeden ve bedel ödenmeden hiçbir hak kazanılamaz. Kazanılmış haklarını kazanırken de bedel ödeyenler bugün yine kazanmak için o bedeli ödemekten geri durmayan ve yine kazanmak için yengilerini zaferle taçlandırmak isteyen TEKEL işçileridir. Marmaray işçileridir, İSKİ işçileridir, UPS işçileridir, TÜBİTAK işçileridir ve okuldan atılan 24 lise öğrencisidir, ölüsünü kara maden ocağında arayan, geleceksizleştirilen, güvencesizleştirilen çocuklardır. Kısacası işçiler, köylüler, gençler, kadınlar, işsizler ve bilcümle ezilen yoksul emekçilerdir.

TEKEL işçisinin onurlu direnişi ülkedeki tüm ezilen emekçilerin mücadelesinin sesidir. Gözaltına alınan mücadelenin simgesi TEKEL işçisi kadınlara yönelik gözaltı terörü direnen emekçilere verilmek istenen korkunun ürünüdür. Bu haklı ve haklı olduğu kadar da geleceğimizi kazanmanın adı olan TEKEL Direnişi'ni yaymak ve yükseltmek için örgütlü mücadeleye, tüm halkımızı davasına sahip çıkmaya çağırıyoruz.