AMED (15.04.2009) - DTP'ye yönelik, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla başlatılan ve 51 DTP yöneticisinin gözaltına alındığı operasyona tepkiler büyüyor. Bugün Amed'de, aralarında DHF'nin de bulunduğu demokratik kitle örgütleri ve DTP milletvekilleri ile belediye başkanlarının da katılımıyla gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasıyla, operasyon kınandı.

Demokratik Toplum Partisi'ne, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, 14 ilde eşzamanlı başlatılan operasyona, birçok Kürt ilinde kitlesel tepkiler veriliyor. Amed'te DTP milletvekilleri ve belediye başkanlarının da katılımıyla kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya halkın yoğun destek verdiği görüldü. Onbinlerce kişi, basın açıklamasına katılarak, operasyonu kınadı.
Kitle, DTP Amed İl Başkanlığı'nın önünde, saat 12:00'da toplanmaya başladı. Buradan, Koşuyolu Parkı'na doğru yürüyüşe geçen kitle, "Baskılar bizi yıldıramaz", "Amed uyuma! Onuruna sahip çık!", "Erdoğan, Kerdoğan", "Barışa uzanan eller kırılsın", sloganları attı.
AKP'ye yuhalama
Yürüyüş güzergahında giderek kalabalıklaşan kitle, AKP il binasının önünden geçerken, AKP'yi yuhalayarak, "Erdoğan, Kerdoğan" sloganları attı. AKP il binasına fiziki müdahalede bulunmak isteyen gençleri, DTP yöneticileri zorlukla engelledi. Yürüyüş güzergahında polisin nerdeyse hiç önlem almaması dikkat çekiciydi.
Yürüyüşe, DTP milletvekilleri Selahattin Demirtaş, Ayla Akat Ata, Sebahat Tuncel, Aysel Tuğluk ve Gülten Kışanak'ın yanı sıra, eski DEP milletvekili Hatip Dicle, Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve ilçe belediye başkanları katıldı.
Koşuyolu Parkı önünde yapılan basın açıklaması, DTP'nin otobüsü üzerinden yapıldı. Yapılan konuşmalar ve çalınan müzikler sayesinde, basın açıklaması mitinge benzer bir havayla geçti.
Baydemir: "Korkuyla, ölümle ve zindanlarla bizi korkutamazlar!"
İlk sözü alan Osman Baydemir, konuşmasını Kürtçe ve Türkçe olarak yaptı.
"Korkuyla, ölümle ve zindanlarla bizi korkutamazlar" diyen Baydemir, konuşmasına şöyle devam etti:
"Dilimle, inancımla, kültürümle ve Kürt kimliğimle birlikte eşit koşullarda yaşamak istiyorum" dedi.
Kürt hareketi, DTP’siyle, sivil toplu örgütleriyle, barışa bir şans, barışa bir fırsat verdi. Tek taraflı ateşkes, çatışmasızlık ilan edildi. Sonra Amara'da, Halfeti'de iki can parçamızı bizden aldınız. Halkımız acısını yüreğine gömdü. Metanetimizi, vakur duruşumuzu, sağduyumuzu bugüne kadar koruduk."
"Onurlu barış için hiçbir güçten icazet almayacağız"
Kürt halkının demokratik kurumlarına yönelik ciddi bir saldırganlığın geliştirildiğini ifade eden Baydemir, "Bu gözaltılar göstermektedir ki, bize siyaset yapma şansı vermiyorlar. Bu halk, bugüne kadar onurlu bir barış için hiçbir güçten icazet almamıştır. Ben bir yurttaş olarak, halkların kardeşliğine inanan bir yurttaş olarak, bir askerin, bir polisin yaşamını yitirmesini istemiyorum. Aynı şekilde, ben bir yurttaş olarak, bir gerillanın, bir militanın, bir yurttaşın ölmesini de istemiyorum. Bizim tek bir siyasetimiz var, yaşa ve birarada yaşat" dedi.
"70 yıldır asimile olmadık, 170 yıl geçse de olmayacağız"
Genelkurmay'ın operasyona ilişkin açıklamalarına da değinen Baydemir, "Genelkurmay diyor ki, bu operasyon uzun olabilir, kanlı olabilir. Kürt halkı, diyalogla bugün buradadır. Bu iş uzun sürmesin, kanlı olmasın. Kürt halkı Türkiye'nin önüne büyük bir fırsat vermiştir. Diyalogtan, istişareden kaçmayın. Kürt halkı 70 yıldır asimile olmadı, 170 yıl geçse de olmayacak. Burada gözaltına alınan sadece politikacı arkadaşlarımız değildir. Bu barışın gözaltına alınmasıdır. Gözaltına alınan yarınlarımızdır, çocuklarımızı geleceğidir. Bu saçmalığa bir an önce son verilsin, arkadaşlarımız bırakılsın" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Demirtaş: "Operasyon, 90'larda DEP'lilere yapılan darbenin benzeridir
Osman Baydemir'den sonra sözü alan DTP Meclis Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, operasyonun çok önemli bir sürece denk düştüğünü belirterek, şöyle konuştu: "Sıradan bir operasyondan geçmiyoruz. Kürtlere 90'larda DEP milletvekillerine yapılan darbenin benzerini yaşatmaya çalışıyorlar. Biz diyoruz ki, tarihi tekerrür ettirmenize Kürt halkı izin vermeyecek. DTP eski eş başkanını ve Kürt siyasetçileri, kapılarını kırarak aldılar. Operasyon devam ederken, aynı saatlerde ordunun yaptığı açıklama nasıl bir tarih çizmeye çalıştıklarının, operasyonla Kürt halkının, DTP'nin iradesinin kırılmak istendiğinin ifadesidir. 29 Mart seçimleri bu halkın iradesini ortaya koydu. Beklenen, bu iradenin kabul edilmesidir."
Seçim öncesindeki tasfiye planlarından bahseden Demirtaş, "Amara'da iki yoldaşın katledilmesi, Ağrı'da halka saldırılması ve bugün 51 Kürt siyasetçinin gözaltına alınması tasfiye planının başlatılmasının ifadesidir." dedi.
"Verilen oylar, Kürt halkının iradesini ortaya koymuştur"
Kürt halkının iradesinin hiçbir biçimde tasfiye edilemeyeceğini söyleyen Demirtaş, "Bu halkın tarihinden ders alsalar, gözaltılarla, katliamlarla, işkencelerle, faili meçhullerle tasfiye edilemeyeceğini anlarlardı. Devletin uyguladığı şiddet, bugüne kadar bu halkın iradesini tasfiye edememiştir. Siz bu halkın üç bin köyünü yaktınız, binlerce insanı faili meçhullere kurban ettiniz." dedi.
AKP'nin Kürt illerinde aldığı oyları sıralayan Demirtaş, şöyle konuştu: "Bu oy oranları, Kürt halkının bugüne kadarki baskılara karşı iradesini ortaya koymuştur. 51 siyasetçiyi aldınız, onların yerine geçecek beşyüzbin Kürt genci ve Kürt siyasetçisi vardır. Verilen her oy, bugün gözaltındadır. Biz, gece gündüz uyanık olacağız, direnişte olacağız. O arkadaşlar bırakılana kadar bize uyumak yok. Unutmayın ki onlar, bu halkın temsilcisidirler, milletvekilidirler, belediye başkanıdırlar."
AKP'ye seslenen Demirtaş, "Bu barış elini ters tepmeyin, yanlış yaparsınız. Ateşle oynamayın. Bu barış elini tutmak erdemdir. Görmezden gelerek, tasfiye ederek bir şey yapamazsınız. Bir kez daha bizi test etmeyin. Talebimiz, arkadaşlarımızı bırakın." dedi.
Demirtaş, konuşmasını Kürt halkına, zindanlar boşalana kadar duyarlılık göstermesi çağrısı yaparak sonlandırdı.