| DHF, Kampanya Çerçevesinde Panel Gerçekleştirdi |
|
ESKİŞEHİR (19.04.2009) - Demokratik Haklar Federasyonu (DHF)’nun “İşsizliğe, Zamlara ve Yoksullaşmaya Karşı, Emeğimize ve Geleceğimize Sahip Çıkalım! DHF Saflarında Örgütlenelim” şiarıyla başlattığı kampanya Cuma (17.04.2009) günü gerçekleştirilen panelle kitlelerle buluşmaya devam etti.
‘İşçiler, köylüler ve emekçilerle buluşmalıyız’ Sendikalarda örgütlenmenin azlığı, bugün kriz gündemini daha da verimsizleştirdiği ifade edilirken, Kriz dönemlerinde ortaya atılan başlıkların bugün halkın gündeminden uzaklaştırılmaya çalışıldığı Ergenekon, Obama’nın gelişi, seçimler gibi başlıkların tam da bu amaca hizmet ettiği belirtildi. Bu süreçte işçiler, köylüler emekçilerle buluşmanın doğru bir program ve ilkelerle somut bir adımın atılması gerektiği vurgulandı. Bu noktada DHF'nin başlatmış olduğu kampanyanın ve federasyonlaşmanın önemi vurgulanırken, Kampanyanın sonlanma tarihi olan 1 Mayıs'ın tarihsel önemi ve başlatılan kampanyanın ekonomik krizle bütünleştiğinde, bu noktada en anlamlı ve somut adımın bulunduğumuz yerelliklerde işçi, köylü ve emekçilerin başta olduğu geniş halk yığınlarıyla, DHF pankartı arkasında oluşturulan kortejlerle adımının atılacağı belirtildi. |





Kampanya çerçevesinde yapılan, “Ekonomik Kriz ve DHF” başlıklı panelde, DHF adına yapılan konuşmada, federasyonlaşma sürecinden, federasyonun niçin gerekli olduğundan, ardından başlatılan ilk kampanya ve şu anda çalışması yürütülen kampanya sürecinden bahsedildi. Ekonomik kriz üzerine yapılan konuşmada, emperyalist, kapitalist sistemin en büyük krizlerinden birini yaşadığı ve bunu aşmak için, halka, en temel ihtiyaçlarına yapılan zamlar, işten çıkartmalar, ücretsiz izne ayırmalar, çıkarılan yasalar ve planlanan yasa tasarılarıyla yansıdığı belirtildi. Krizle beraber sadece son üç ayda milyonlarca kişinin işsizler ordusuna katıldığı belirtilirken, bu durumun krizin sonuçlarının sadece bir yönü olduğuna dikkat çekildi. Krizin her dönemde, özellikle devrimci harekette fırsata dönüştürebileceği düşüncesinin, halkı yanıltabileceği, ciddi bir örgütlülüğün halk kitleleriyle buluşmadığında aslında krizin yıkıma dönüşebileceği söylendi.