dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
İzmir'de Köylü Kadınlarla Görüşme

İZMİR (18.04.2009) - İzmir'de ve İzmir'in civar köylerinde tüm hızıyla süren DHF kampanyası kapsamında, DHF - Kadın Komisyonu'nun (İzmir) köylü kadınlarla gerçekleştirdi bir röpotajı yayımlıyoruz.

İzmir - Bornova, Gökdere Köyü

Sorular:

1- Köyde yaşayan bir kadın olarak kriz sizleri ne ölçüde ve nasıl etkiledi?

2- Geçim kaynağınızı nasıl sağlıyorsunuz? Geçmiş yıllarla bugünkü durumu kıyaslarsak köydeki üretim ne aşamada durmaktadır?

3- Geçtiğimiz günlerde bir yerel seçim gerçekleştirildi. kriz bahane edilerek yüzlerce işçi işten çıkarıldı, haklar gasp edildi ama öte yandan seçim yatırımlarından hiçbir şekilde kısıntıya gidilmedi. Halkın parası çarçur edilip çöpe atıldı. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Sevda Kobar: 36 Yaşında Ev Kadını

1- Krizden çok fazla etkilenmedim. Eşim normal düzenli çalışıyor. Sadece yılda dört ikramiye veriliyordu ama o üçe indi kriz bahane edilerek. Normal yaşantımıza devam ediyoruz. Köyde yaşadığımız için kira derdimiz yok. Elektrik ve su faturalarımız köyde yaşadığımız için daha düşük geliyor. Çcuklarımız okuyor, müdür her ay değil de yılda bir aldığı için eğitimde fazla zorlanmıyoruz. Krizden aslında erkekler daha çok etkileniyor. Ben bir gazeteden okumuştum en çok işi kozmetik sektörü yapıyor demek ki kadınlar krizden fazla etkilenmiyor. Erkekler psikolojik olarak daha çok etkileniyorlar. İşten çıkarılma korkusunu yaşıyorlar ama köydeki kadınlarda psikolojik sorun yaşayan erkeklerden dolayı sorun yaşıyorlar.

2- İnsanlar tarımla ilgileniyorlar ama kendilerine yetecek kadar. Zeytincilik var çok az, fabrikalarda çalışanlar var. Geçmişe göre halimiz çok kötü ve içler acısı. Çoğu işçiler üç dört aydır maaşlarını alamıyorlar. Çalışıyorlar ve para alamıyorlar ama mecbur olduklarından dolayı sessiz kalıyorlar.İşten çıkarılanlar var burada haklarını alamadıkların dolayı da mahkemeye başvurdular ve mahkeme halen devam ediyor.

3- Seçime harcanan paralar, parti bayraklarına verilen paralar kimin cebinden çıkıyor, hepsi bizim cebimizden çıkıyor. Şimdi çocuklar için on sekiz yaşına kadar bakıldığı söyleniyor. Bunu da bizden kesilen 3 ytl muayene ücretleriyle karşılıyorlar. Bu para bizden çıkıyor hiçte devlet güvencesi yok burada. Seçim yatırımı da buna benziyor. Bizden kestikleri paraları hiçbir şekilde bize dönmediğini görüyoruz.

Gülşen Korun: 55 Yaşında Ev Kadını

1- Her türlü etkisi oluyor, yaşam tarzından, giyim tarzından, yiyecek içecek her şeyden. Tarla başı iş yok zaten köyün ilersinde halin olduğu yerde tütün satılırdı o zaman iş sahası daha çoktu şimdi hiçbir şey yok.

2- Çok zor durumdayız. Geçim kaynağımız yok. Oğlumuz gözlerinin görmemesinden dolayı üç ayda bir maaş alıyoruz. El işi yaparak geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Boşanmış bir kadınım. Gözleri görmeyen oğlumla birlikte yaşıyoruz onun her türlü ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Komşumuzun yardımlarıyla ayakta durmaya çalışıyoruz. Herkes kendine çalışıyor. Arabası olan servis yapıyor. İşi olmayanda böyle bizim gibi aça aç oturuyor. Tarımı öldürdüler. Emekli olanlar çocuklarının sigortasını ödüyor. Herkes emekli bir tek ben değilim. Zeytini olanlar var ama benim hiçbir şeyim yok. Daha önce fabrikalar varken burada kadınlar çalışıyordu ama şimdi fabrikalarda tarlalarda yok. Olan tarlalarda ancak kendilerini geçindirecek kadar ekiyorlar. Eskiden geçim daha kolaydı ama şimdi çok zor durumdayız.

3- Ne diyebilirim ki! Bunlar hep köylünün, fakirin, fukaranın cebinden çıkıyor. Seçimden önce geliyorlar bir daha da gelmiyorlar. Daha önce Büyükşehir belediye başkanı için çalışan bir kadın geldi yanıma ona çıkarın olmazsa sende burada gelip çalışmazsın dedim o da karşılıksız yaptığını söyledi ama buna kim inanır ki? Onu geçiceksin dedim yaptıkları çok yanlış madem kriz var neden seçime bu kadar para harcandı. Seçim için çalışanlara o kadar para yedirildi. Madem kriz var onlara nasıl para buluyorsunuz değil mi? Seçimde geliyorlar konuşuyorlar, sonra gidiyorlar 5 yıl sonra tekrar karşımıza çıkıyorlar. Bir keresinde İşçi Partisi'nden geldiğini söyleyenler evimde çekim yaptılar yayınlanacağını söylediler ama yayınlamadılar. Biz o kadar aptalmıyız? Köylüyü safmı buluyorlar bunlar? Köylüler her şeyi biliyorlar ama bir şey yapamıyorlar. Sesimizi duyacak kimsemiz yok. Gidiyorlar kaldırımları kazıyorlar, yıkıyorlar onları tekrardan yapıyorlar. Burada tek tek sayım yapmasını biliyorlar nerde kim var kaç kişi yaşıyor kimler oy kullanır çok iyi biliyorlar da bu insanlar ne yiyiyor ne içiyor sıkıntısı nedir diye sormuyorlar.

Gönül Sulak: 39 Yaşında Ev Kadını

1- Etkileri çoğunlukla eşimin doğru düzgün çalışmaması doğru düzgün para alamaması o yüzden çok sorun oluyor. Bu sorunlarda eve yansıyor, bize yansıyor, çocuklara yansıyor. Burada yaşamak aslında güzel bir şey sebzeye para vermiyoruz. Yoğurdumuzu, peynirimizi kendimiz yapıyoruz. Şehir’e göre daha iyiyiz ama krizle birlikte etkisini kötü bir şekilde yaşıyoruz tabi ki.

2- Kendim çalışmıyorum. Eşimin getirdikleriyle, kazandığıyla idare ediyoruz. Köyde azda olsa üretim var. Zeytincilik yapılıyor. Zeytinyağı üreten fabrikalar var. İhtiyaca göre yapılıyor bunlar. Önceki yıllara göre kötü durumdayız bu devirde geçinmek zor. Kotalar koyulduktan sonra tarım yapamaz olduk.

3- Kısarlar mı canım onlar? Kendilerine gelince altı yedi milyar parayla geçinemediklerini söylüyorlar. Asgari ücretle çalışan işçi ne yapsın peki? Bütün paralar parti bayraklarına gitti. Seçimden sonra da hepsi çöpe gitti.