Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi'nde, DHF'nin Kampanyası Çerçevesinde “1 Mayıs ve Kriz” Konulu Panel Düzenlendi

İSTANBUL (27.04.2009) - Demokratik Haklar Federasyonu başlatmış olduğu kampanya çerçevesinde Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (YÇKM)’nde “1 Mayıs ve Kriz” konulu panel düzenledi.

Panele Prof. Dr. Yüksel Akkaya, araştırmacı-yazar Volkan Yaraşır, sendikacı Süleyman Şahin, MEHA Tekstil direnişçisi Saliha Gümüş ve DHF temsilcisi Çağlar Çınar konuşmacı olarak katıldı.

‘İşçi sınıfının devrimci kimyası bozulmak isteniyor’

İlk konuşmayı yapan Volkan Yaraşır, şuanda patlak veren ekonomik krizin 1974–75 yıllarında başladığını, 2002–2008 döneminin ise bu krizin depresyon aşaması geçirdiğini belirtti. 74–75 krizini bermuda şeytan üçgenine benzeten Yaraşır, egemenlerin bu krizden çıkmak için üç zoru, açık zor, ekonomik zor ve ideolojik zoru hayata geçirdiklerini ifade etti.

Yaptığı tanımlamaları açan Yaraşır, sosyal devletin fabrikadaki üretimleri işçi sınıfından koruduğunu, bilginin meta haline getirildiğini, işçilerin ürettiği ürüne yabancılaştırıldığını, işçi sınıfının devrimci kimyasının bozulmak istendiğini kaydetti.

‘Devrimcilerin görevi işçileşmektir’

Devrimci hareketin ekonomik krizin tarihsel sürecini anlayamadığını ve gerekli ilgiyi göstermediğine işaret eden Yaraşır, “Kriz sürecinde ya devrimin imkanı yaratılır ya da karşı devrim mayalanmaktadır” diye konuştu. 2010 yılına kadar işsiz sayısının 2–3 milyon daha artacağını, bu kitlelerin proleterleşemezse lümpenleşeceğine dikkat çeken Yaraşır, “bu lümpen kitle de sınıf bilinci olmadığı için Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolloni örneğinde olduğu gibi bir iktidar yaratacaktır” dedi. Yaraşır, devrimcilerin Sinter, Gürsaş ve Meha direnişlerinde destekçi konumda kaldıklarını söyleyerek, devrimcilerin yapması gerekenin işçilerin eylemlerini manifestolaştırmak ve işçileşmek olduğu dile getirerek konuşmasını tamamladı.

‘Kriz fırsata çevrilmelidir’

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Yüksek Akkaya ise büyük bir bulanımın olduğuna, özellikle yerel seçimler sürecinin kriz ile birleştirilmediğine dikkat çekti. Devrimcilerin 1 Mayıs çalışmalarının Nisan ayında başladığını ve 2 Mayıs’ta sona erdiğini dile getirerek, devrimcilerin ekonomik krizi fırsata dönüştürerek iktidarı almaya yönelmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ekonomik krizin aynı zamanda siyasal ve sosyal bir kriz olduğunu söyleyen Akkaya, sendikaların artık işçi sınıfının önderi olmaktan çıktığını dile getirdi. Kapitalizmin işçiyi robotlaştırdığını, tam anlamıyla işçileştirdiğini açıklayan Akkaya, sendikanın görevinin işçiyi işçileştirmekten çıkartmak olması gerektiğini kaydetti. Akkaya konuşmasını “sistemin bu kötü yanlarına karşı işçi sınıfının önderi siyasi aktörler harekete geçmelidir” sözleriyle bitirdi.

'Yaşayarak, direnerek öğreniyoruz'

Akkaya’nın ardından söz alan Süleyman Şahin, sendikaların işçilere önderlik edemediğine vurgu yaptı. Sendikalarda sınıf bilincinin olmadığına değinen Şahin, bunun nedeninin reformist anlayışın hâkim olması olduğunu ifade etti.

Panelde MEHA direnişçisi Saliha Gümüş de konuşma yaptı. Greve nasıl gittiklerini, neler yaşadıklarını anlatan Gümüş, “Yaşayarak, direnerek öğreniyoruz” dedi. Direnişlerinden öğrendiklerini belirten Gümüş hakları gasp edilen, hakları iççin mücadele eden, direnen ve greve giden işçilerin yanın olacaklarını dile getirdi.

Son olarak konuşan DHF temsilcisi Çağlar Çınar, içerisinde oldukları kampanyayı neden örgütlerini açıkladı. Krizin hem burjuvazi hem de devrimciler açısından fırsatlar yarattığını dile getiren DHF temsilcisi, “Bizler direnişçilere destek olmaktan çıkıp, örgütleyici bir konuma gelmek için bu kampanyayı örgütledik. Kriz gibi süreçler mücadelenin ivme kazandığı dönemlerdir. Önümüzdeki süreçte kriz etkisini daha fazla derinleştirecek. Devrimciler bu sürece daha hazırlıklı girerek süreci kendi lehlerine çevirmelidirler” diye konuştu.

Konuşmaların ardından soru cevap kısmına geçildi.

Tartışmalara ilginin olduğu panelde yoğun tartışmalar yaşandı. Panel soru-cevap bölümünün ardından sonlandırıldı.