| Hastalık Değil, Tecrit Öldürüyor |
|
İZMİR (04.04.2010) - Yıllardır tecrit altında ağır koşularda kalan tutsaklarda sık sık hastalıklar yaşanıyor.
Hapishanelerde yaşanan hak gaspları ve hasta tutsakların serbest bırakılması için İzmir Tecrite Karşı Mücadele Platformu Konak Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama esnasında sık sık, “Hasta tutsaklara özgürlük”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur”, “Tecrite son” sloganları atıldı. Yapılan açıklamada; Hapishanelerdeki hak gasplarının her geçen gün arttığını, hapishane yönetimleri tarafından keyfi uygulamalarla tutsaklar üzerinde terör estirildiği vurgulandı. Hapishanelerde tutsakların sağlık haklarının engellendiği belirtilip söyle denildi; “Hapishanelerdeki hasta tutsakların adlarının yazlı olduğu listenin altına her geçen gün yeni bir isim ekleniyor. Tutsakların yaşamının kesintisiz bir işkenceye çeviren tecrit koşullarında hastalanmamak da imkânsız, tedavi olmak da imkânsız. Başlı başına bir işkenceye dönüşen sevkler yüzünden pek çok tutsak hastaneye gidemiyor. Gidenler de doktorun karşısına elleri kelepçeli çıkarılıyorlar. Bir kişinin kelepçeli şekilde tedavi edilmesi mümkün olmadığı gibi, bu uygulama insan onuruna aykırıdır. Bu uygulama yüzünden sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkını engelleniyor ve tedavi edilmeyen tutsaklar hapishaneye geri gönderiliyor.” Kandıra F tipi hapishanesinde tutsak olan Rıza Kartal’ın gönderdiği mektuptan bir pasaj okunarak içerdeki durum hakkında bilgi verildi. “… Bir de hastaneye gitme işlerinde sorun çıkarmaya başladılar. Artık sağlık sorunlarımız Sağlık Bakanlığı'na devredildiği için, hastaneden randevu alarak muayene oluyoruz. Mesela film, endoskopi vs. şeylerde 6 ay bekledikten sonra hastaneye gidiyoruz. Yani bu 6 ay içinde hastalığımız ilerlemiş, ilerlememiş kimsenin umurunda değil. Bir nevi ölüme terk edilmiş durumdayız. Bugün birçok arkadaşımız muayene olmayı bekliyor. İnsanı hastalık öldürmüyor tecrit dayatması öldürüyor”… Son günlerde yoğun bir şekilde yaşanan sürgün/sevklere de değinilen açıklamada; “Normal koşullarda bile tedavi hakkı önüne her türlü engel çıkarılırken; sürgün sevk gibi olağanüstü bir durumda tutsakların sağlıkları için kaygı duymamak da imkânsız hale geliyor.” Son olarak hasta tutsakların dışarıda ki sesleri olacakları belirtilen açıklamada; “Tüm bu gösteriyor ki tecridin kendisi bile başlı başına bir işkence kaynağıdır, hastalık sebebidir. Biz tutsakların dışarıdaki sesiyiz. Onların sesini dışarıda duyurmaya devam edeceğiz. Hasta tutsakların bir an önce sağlığına kavuşması için mücadele etmeye devam edeceğiz.” |





Hapishanelerdeki hasta tutsakların serbest bırakılması ve tedavi haklarının sağlanması için verilen mücadele devam ediyor.