dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
“Kumkale Ovası” Tekrar Bataklık Olan Günlerini Yaşamanın Eşiğinde

ÇANAKKALE (16.04.2010) - Çanakkale'de Batak Ovası ismiyle bilinen “Kumkale Ovası” tekrar bataklık olan günlerini yaşamanın eşiğinde.

16.04.2010canakkaleGeçmişte de çeltik ekimi dolayısıyla bataklık olma riskine karşın devlet tarafından çeltik üretiminin yasaklandığı ovada yaşayan köylüler “çeltik ektik ektirmediler, domates ektik haciz ettiler” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Tarlalarının çoğunluğunu tekrar ekemeyecek olan üreticiler, bu yıl tekrar üretim yapabilmek için tohum alacak, mazot alacak maddi güce sahip değiller. Ovada her yıl yaklaşık 1900 dönüm çeltik, 4 bin dönüm domates ve 2 bin 500 dönüm biber ekerek üretimde pay sahibi olan köylü , “Çanakkale domatesi” bu ovada üretiliyor diyerek ovadaki üretimin pazardaki önemine ilgi çekiyor.

“Önce ucuz kredi diyerek krediye teşvik ettiler, ardından haczettiler”

Köylüler Kooperatif tarafından “mahsul ekimini arttırmak için” krediye teşvik edilerek önce borçlandırılıyor ardından faizler yüzünden borçları kat be kat arttırılarak haciz ettiriliyor. Çektikleri kredilerden kaynaklı bankalara, kooperatife ve belediyeye borçlu olan köylü, bölgeye gelen her yabancı araçtan kaçıyor. Her gün giriş ve çıkışları tutan devletin kolluk güçleri tarafından zor durumda bırakılan köylüler “bu süreç herkesi etkilendi çiftçi, işçi, esnaf herkes bu durumun mağduru” diyerek köylünün tepkisini hep birlikte vermesi gerektiğini belirtiyor. Borçları 3-4 katına çıkan köyden sürekli birileri hapse giriyor. Köylerde herkesin birbirine kefil olması yüzünden borcu olmayanlar dahi hapse girerken köylüler üretimden uzaklaştırılarak borçlarını ödemesi imkânsızlaştırılıyor.

16.04.2010canakkale1“Tüccarlar, taşeronlar üreticilerin kanını sömürüyor”

Yıllardır mahsullerini tüccarla pazarlayan yöre üreticileri, üretici ile pazar arasındaki tüccarların herhangi bir emek harcamadan, üreticilerden daha fazla kar elde ediyor. İmkansızlardan kaynaklı tüccara bel bağlayan köylüler tüccarların 31 Şubat'a çek kestiklerini, belirterek olmayan bir tarihe çek keserek kandırıldıklarını ifade ediyorlar.

“Hayat pahalılaşırken iş gücü ucuzluyor, ürün değer kaybediyor”

Siyasi iktidarların her döneminde değişik politikalarla üretim araçları daha pahalı hale getirilirken iş gücünün piyasa değeri azaltılıyor, ürün için gerekli nesneler(gübre, fide, ilaç vs.) pahalılaştırılırken ürünün piyasa değeri azaltılıyor. Bu durumdan en fazla etkilenen ise küçük üretici. Durumu diğer köylülerden daha iyi olan üreticiler üretim şeklini değiştirerek daha fazla kazanç elde edebilirken bunun için maddi gücü olmayan küçük üretici ise kazanç elde edemeyerek üretimden çekilmek zorunda kalıyor.

“Amaçları üretimi durdurarak, tarlaları boşaltmak”

Borçlarından kaynaklı üretime girmesi zorlaştırılan köylünün, elindeki traktörlerine el konarak, üretim araçlarına el konarak üretimden uzaklaştırılıyor. Dolayısıyla tarlaların çoğunluğu boşalan köyde şimdiden göç başlamış durumda. Eskiden kendi toprağında çalışan köylüler şehir merkezine göç ederek, yevmiye hesabı işçilik yapıyor.

“Boşalan tarlaların fiyatı 20 ile 30 kat azaldı”

Borçlarından kaynaklı hacizli olan köylüler tarlalarını satarak borçlarını ödemeye çalışıyor. İki yıl önce 30 katı fiyatına satılan tarlalar şimdi yok bahasına satılıyor. Tarlaları genellikle Alman bir firmanın aldığını belirten köylüler, Toprak ağalığı kurarak köylüyü toprağında işçi yapmaya çalışıyorlar, bunun içinde yabancı sermayeyi ülkeye sokuyorlar, diyerek Emperyalist tekellerin Ülkemiz politikalarını belirlemekle kalmayıp ihtiyaçları oranında üretmede girerek, şeklini değiştirdiklerini 'akıllı tarım' adı altında köylüyü toprağında köleleştirdiklerini ifade ediyor.

“Daha öncede bunu yaşadık”

Yıllar önce TEKEL'e ait bir şarap fabrikası olan ovada yoğun bir şekilde üzüm bağcılığı yapılarak geçim sağlanıyordu. Konyak yapılacak kalitede üzüm ürettiklerini ifade eden köylüler ''topraktan kaynaklı üzüm kalitesi şarap yapılacak kalitede değil” diyerek devletin fabrikayı yok pahasına sattığını belirtiyor. TEKEL'in özelleştirilmesinin ardından fabrikayı yok pahasına satın alan “MEY” isimli şirket devletin “üzüm üretmek için uygun görmediği arazileri” boş kaldığı için yok pahasına satın alarak kendi üzümünü yetiştiriyor.

“Bu durumdan en fazla etkilenen kadınlar ve çocuklar”

Orta öğretim kurumunun bulunmadığı yörede öğrenciler taşımalı olarak öğrenim görüyorlar. Ancak borçlarından kaynaklı taşımalı öğretimi maddi olarak kaldıramayan aileler çocuklarını okula gönderemiyor. Kadınlar ise hem sistemden üzerinden hem de erkekler tarafından baskı altında. Diğer bölgelere işçi olarak gönderilen kadınlar ailelerinin geçimini sağlamaya çalışıyor.

DHF’liler köylülerle yan yana

Sadece bu yıl 20 den fazla üreticinin hapiste olduğu, yüzlerce köylünün ise mahkemelik olduğu Kumkale Ovasını ziyaret eden DHF'liler, amacın köylülüğü ve küçük üreticiyi bitirmek olduğunu ifade ederek çalışmalarının artarak süreceğini belirtti. Kaz dağlarında siyanürle altın aranmasına karşı verdikleri mücadeleden ve TEKEL pratiğinden çıkarımlarını anlatan DHF'liler köylüleri alanları doldurmaya, birlik olmaya çağırdı. Köylüler DHF'lilerle dayanışmaya hazır olduklarını talepleriyle alanlara çıkacaklarını ifade ettiler.