dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Dersim Düzen Partilerine Geçit Vermeyecek

DERSİM (26.05.2011) - DHF Dersim örgütlülüğü yaklaşan genel seçimlerde Dersim’in AKP tarafından “kazanılmasına” ilişkin Başbakan’ın yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

dhflogo2Kaleme alınan yazıyı olduğu gibi sitemizden paylaşıyoruz.

Merak Buyurmasın Başbakan, Dersimliler Tüm Gerçeği Görüyor, Hem de Tüm Çıplaklığıyla ve Dahası Ekliyoruz, Yaklaşan Genel Seçimlerle Kral Bir Kez Daha ve Ama Bu Kez Çırılçıplak!

"Bir tek ilde milletvekili çıkartamadık. Artık Tunceliler de gerçeği görmesi lazım. Tunceli'ye üniversite açacak mısınız dediklerinde? Evet açtık. Tüm inanç guruplarına eşit mesafedeyiz. Adalette emniyette aynı adımları attık. 130 adalet sarayını açtık. Biz sekiz yılda 13 bin 600 km yol yaptık.”

Yukarıdaki sözlerin sahibi Başbakan. Yabancısı değiliz, yakından tanıyoruz kendisini. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde de emir eri gibi çalıştırdığı valilerinin sırtına beyaz eşyaları yükleyerek yine Dersim’i istemişti. Ama Dersimliler, AKP’ye de, diğer düzen partilerine de gereken cevabı vermişlerdi.

Şimdi yine bir seçim arifesindeyiz. AKP’si, CHP’si, MHP’si ve bil cümle düzen partisi saltanatlarının devamı için sandığa çağırıyor halkı.

Erdoğan, seçim mitinginde halkı sandığa davet ederken, yaptıklarını sıralayarak Dersim’i istiyorum diye buyurmuş yine. Dersimlileri gerçeği görmeye davet etmiş. Dersimliler görüyor gerçeği ve hem de tüm çıplağıyla. Tunceli Üniversitesi’yle Dersim’e yerleştirilmeye çalışılan cemaati de, Alevi ve Kürt açılımlarıyla derinleştirilen asimilasyonu da, demokratik haklarımız için verdiğimiz mücadelede başımıza inen copu da, sokak ortasında polis kurşunuyla vurulmayı da, zulmü yasallaştırıp, adalet saraylarını çoğaltarak bizleri zindanlara doldurmanızı da çok iyi görüyoruz. Uzağa gitmeye gerek yok, Kürt Ulusunun demokratik meşru talepleri karşısında, daha geçen hafta yaptıklarınızı bilincimize silinmeyecek bir şekilde yazdık. Attığımız her adımda sizlerin ve size eşlik eden diğer düzen partilerinin halka yaptığı zulmü hep hatırlayacağız ve örgütleneceğiz. Çünkü biliyoruz, ancak örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez.

Dersim tarihin tanıklık ettiği en büyük zulümleri yaşadı. Hükümetlerin adı kimi zaman CHP, kimi zaman DSP-MHP, şimdiyse AKP oldu. Ama özelde Dersim halkına, genel de ise tüm halkımıza uygulanan sömürü ve zulmün niteliği hiç değişmedi. Onlar ağaların, patronların temsilciğinde, burjuva feodal düzenlerinin sonsuza dek yaşaması için her seçim döneminde, tek yürek olup sandığa çağırdılar halkı. Şekil değiştirdiler, başka kılıklara girdiler. Müslüman olup halkların inancını sömürdüler, kasket takıp Karaoğlan oldular, Gandi oldular, Kasımpaşalı oldular ve ama ne zulümkarlıkları, ne de sömürüleri değişti.

Gerçekleri görmeye ve dahası tüm bunlar karşısında susmamaya, demokratik haklarımız için örgütlenmeye devam edeceğiz.

İnsanlık tarihinin devasalığı karşısında daha yolun başındayız bizler. Egemenler, zulüm saltanatlarının ezelden ebede devam edeceğini düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Tarih tanıktır, zulmün olduğu yerde başkaldırı vardır, direniş vardır ve elbette eninde sonunda ezilenler insanca bir dünyayı kuracaklardır.

Görüyoruz ve tüm çıplaklığıyla tanıyoruz sizleri. Yaklaşan 12 Haziran genel seçimleri öncesi yaşananlar bize bir kez daha gösteriyor “kral bir kez daha ve ama bu kez çırılçıplak.” Meydanlarda 2023’ü hedefleyerek Dersim’i de istiyorum diyene de, kasketini Karaoğlan’dan, devralıp “halkın iktidarını” kuracağım diyen altı oka da, diğer düzen partilerine de verecek oyumuz yok.

Gerçekleri görüyoruz. Sandığa gitmiyoruz, boykot ediyoruz.