DTCF'de Yaşanan Baskılar, İHD - Ankara Şube'de Yapılan Bir Basın Toplantısıyla Teşhir Edildi

ANKARA (24.01.2009) - İHD Ankara Şubesi’nde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde günlerdir yaşanan polis terörü ve gözaltında, yerleşke içerisinde, sokakta yaşanan şiddet ve işkence, öğrenciler tarafından yapılan basın toplantısıyla teşhir edildi.

İHD Ankara Şubesi adına Serpil Koçak öncelikle söz aldı ve yapılan saldırıları kınadı. Kurumsal olarak suç duyurusunda bulunacağının ve olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.

Basın toplantısına Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Sosyalist Parti (SP) ve Emekçi Hareket Pariti'li (EHP) öğrenciler katıldı.

Yapılan açıklamada polisin terörü kınandı. Olaylar sırasında yerleşkede, sokakta, gözaltında şiddet gören öğrenciler, polisin gerçekleştirdiği terörün ölüm tehlikesi içeren darp, sözlü ve cinsel taciz boyutlarında olduğunu, yadaşıkları olaylar içerisinden aktardılar.

DHF’den Zelal Karataş, "Üniversitelerde öğrencilerin sivil faşist, ÖGB (Özel Güvenlik Birimleri), polis ve rektörlük işbirliği ile sürekli baskı altında tutulmaya çalışıldığını" ifade etti. Bu saldırıların yeri geldiğinde sokakta infazla, üniversitelerde soruşturmalar ve okuldan atılmalarla; yeri geldiğinde ev baskınlarıyla kendini gösterdiğini söyledi.

Faşist saldırıların özellikle burjuva medyada yansıtıldığı gibi sağ-sol kavgası veya polisin bireysel-fevri tutumları olmadığını; aksine öğrencilerin ve diğer halk kitlelerinin demokratik hak taleplerini ve devrimci mücadeleyi bastırabilmek için devlet eliyle yürütülen sistematik araçlar olduğunun vurgusunu yaptı.

Yerleşkelerdeki turnikelerin, ÖGB’ lerin, ve çevik kuvvetin öğrencilerin güvenliğini sağlamak için orada bulunduğunu söyleyenlerin iki yüzlülüğünün bu saldırırla bir kez daha ayyuka çıktığını söyleyenKarataş, bu saldırıların bir an önce son bulması ve üniversitelerin derhal asıl sahiplerine bırakılması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca Dicle Haber Ajansı ile yapılan söyleşide; dünyanın, ülkenin büyük ekonomik ve siyasi krizden geçtiğinin; buna karşılık devrimci mücadelenin, demokratik hak taleplerinin yükselişiyle orantılı olarak bu saldırıların da boyutlanacağını dillendirdi. Bu saldırıların karşısında emek güçlerinin ortaklaştırılmış örgütlü mücadelesiyle son bulacağını ilerici, demokrat, yurtsever, devrimcilerin bu olayların takipçisi olacağını söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.