Amed Zindanı’ndan TEKEL İşçilerine Mektup Var!

AMED (26.01.2010) - Ankara’nın ayazında, direnişlerini haftalardır aynı kararlılıkla sürdüren TEKEL işçilerine, Amed D Tipi Hapishanesi’nden mektup var!

26.01.2010amedYaklaşık bir ay önce, Amed’te yapılan ev baskınlarında gözaltına alınarak tutuklanan Demokratik Haklar Federasyonu faaliyetçisi İlhan Turan, yazdığı mektupla, TEKEL işçilerinin direnişini selamladı.

İlhan Turan’ın TEKEL işçilerine yazdığı dayanışma mektubunun tam metnini yayınlıyoruz:

“Direnen TEKEL emekçilerine,

Bir özgür tutsak olarak, oradaki dostlarımıza sıcak selamlarımı gönderiyorum. Yeni yılın ilk günlerini adımlarken, duvarları yıkarak çoğalan sesimizle, aydınlığı bize ulaşan bir avuç ışık olan direnişinizi birleştirerek, yeni yılınızı kutluyorum!

Yeni yılı zamlarla açtık! Yapılan zamlar bir kez daha gösteriyor ki, krizin bedeli, mazlum emekçi halkımızın sırtına yükleniyor. Hakim sınıflar ve onların işbirlikçileri, kendi yarattıkları krizden etkilenmeden, hatta daha güçlü bir biçimde çıkmaya çalışıyorlar. Krizin bedelleri omuzlarına yüklenen bu emekçilerin bir bölümünü siz, yani TEKEL işçileri oluşturuyorsunuz. Bu durum ise, 4-C uygulamasını sizlere layık gören AKP kliğinin ne olduğunu apaçık gösteriyor. Sadece AKP mi? Diğer partiler de, sadece güler yüzlü maskelerini takıp yanınıza geldiler. Ama sonuç değişmedi. Çünkü sizden bir hafta önce, Kent AŞ işçileri vardı orada. Sizin orada olma sebebiniz AKP ise, onlarınki de CHP’ydi. AKP’yi teşhir eder ve lanetlerken; CHP ve MHP’yi de unutmamak lazım. Çünkü onlar da, AKP’den farklı değildir. Bakmayın kavga eder gibi göründüklerine! Klikler arası çatışma, “kim daha iyi uşaklık eder” çatışmasıdır. Ama açıktır ki, gerçekten de, AKP, emperyalizmin yerli uşaklığını çok iyi yapıyor. Bunu da “açılım”larında görüyoruz. Gerçek olan şey şu ki; emekçilerin emekçilerden başka dostu yoktur!

Hakim sınıfların ne kadar köşeye sıkıştığını görmekteyiz. Bu ülkede emekçilerin gücünü, yakın zamanda, 25 Kasım 2009’da, “uyarı grevi”nde gördüler. Emekçilerin birleşerek neler yapabileceğini görüyorlar ve bunu engellemeye çalışıyorlar. Bunu da, halkları milliyetçilikle birbirlerine düşürerek yapmaya çalışıyorlar. İşte linç dalgaları bunun sonucudur! Fakat Marx’ın dediği gibi, “işçilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yoktur!” Ama hakim sınıfların kaybedecekleri bir “iktidar” var! Aslolanı unutmayalım!

Sizin en ufak ve en doğal hak aramanızı bile, hakim sınıflar, polis zoruyla bastırıp sindirmeye çalışmış ve devletin patronun mu, yoksa işçinin mi yanında olduğunu en yalın haliyle göstermiştir. Ülkenin her yerinden gelen TEKEL işçileriyse, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i başka bir şeyi, “halkların kardeşliğini” göstermiştir!

Sizleri bir arada tutan emeğinize sahip çıkın! Açılımlara değil, kavgaya inanıp, emeğinize sahip çıkarak, geleceğinizi kazanın! Bizler de, özgür tutsaklar olarak, bedenen yanınızda olmasak da, aklımız ve düşlerimizle sizinleyiz! Bizler, her zaman tel örgü ve soğuk duvarları dost sıcaklığıyla aşarak, yüreklerimizin ve sesimizin bir olduğunu söylüyor, direnişinizi, haklı mücadelenizi destekliyoruz!

Kararlı duruşunuzdan taviz vermeden, dirençle kalın!

Devrimci selamlar!

14.01.2010
İlhan Turan
Amed DTipi Hapishanesi