ANTEP (19.01.2010) - Bugün DİSK Tekstil İşçileri Sendikası, kendi binasında Çemen Tekstil Fabrikası'ndaki grevle ilgili hem bilgilendirme hem de destek için devrimci-demokrat kurumlara ve sivil toplum örgütlerine bir çağrı yaparak toplantı düzenledi.
Demokratik Haklar Federasyonu’nun da (DHF) katıldığı toplantıda, Sendika adına konuşma yapan DİSK’e bağlı Tekstil İşçileri Sendikası başkanı Muzaffer Subaşı, grevle ilgili olarak şunlara değindi:
“Bu işçiler, geçen sene Ocak ayında sendikamızda örgütlendiler. Kriz bahanesiyle işçilerin 600 TL olan maaşları, 500 TL’ye düşürüldü. Aslında nedeni sendikada örgütlendikleri için. Bizler de fabrikadaki çoğunluğu sağladığımızdan kaynaklı TİS (toplu iş sözleşmesi) hakkı için müracaat ettik ve devlet bu hakkı bize verdi. Bu arada işveren işçi sayısını arttırdı her gecen gün. TİS için işvereni masaya çağırdığımızda ‘Ben sendika istemiyorum fabrikamda’ diyerek çağrılara cevap vermedi. Bu neticede grev kararını aldık ve 12 Ocakta büyük bir katılımla fabrika kapısına astık. Grev kanununun değiştirilmesi nedeniyle şu anda fabrika grev kırıcılığı yapması için fazla parayla adam çalıştırmakta. Polis de Vali de işverenden yana tavır takınıyor. Panzerle fabrika önünde bekliyorlar ve içeri işçi alıyorlar. Bizim bütün kurumlardan isteğimiz bu grevi sahiplenmeleri ve direnişe fiili destek vermeleridir. Antep’te son 12 yılın en büyük grevi ile karşı karşıyayız ve kazanmamız 80 bin işçisi bulunan Antep organize sanayinin geleceğini de az çok belirleyecektir.”
Subaşı, yarın saat 12.30’da Çemen tekstil işçilerinin sesini dışarıya taşımak için Kırkayak
Parkı’ndan sinema önüne kadar düzenlenecek olan yürüyüşe herkesin katılmasını istedi.
Grevin 8. gününden notlar
Bugün Çemen tekstil işçileri sabırla fabrika önünde beklentilerini sürdürmeye devam ettiler.
Grev kırıcı işçilerin 15.00 vardiyası için geleceklerini bildiklerinden saat 14.30’da fabrika önünde kol kola barikat kurmaya başladılar. İşçileri taşıyan fabrika servisi polis eşliğinde getirildiğini gören işçiler ‘İşçi şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganlarıyla protesto etmeye başladılar.
Yoğun polis baskısının olduğu grevde grev kırıcı işçiler polis korteji eşliğinde fabrikaya girip üretimi asgaride olsa devam ettirmeye başladılar.
Bu yaşanan arbede sırasında bir işçi üzüntüsünden bayıldı. Alanda polis ve itfaiye hazır bulunurken ambulansın olmaması işçilerin yoğun tepkisine yol açtı. Daha sonra işçi sözcüleri yarın yapılacak olan yürüyüşe bütün işçilerin ailesiyle birlikte katılması gerektiğini vurgulayan çağrılar yapılarak grev halayları çekildi.





