dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Dersim'de Sağlık Emekçileri Alanlara Çıktı!

DERSİM (19.01.2010) - Sağlık Emekçileri Sendikası’nın “tam gün çalışma yasa tasarısı”nı derhal geri çekilmesi talebiyle aldığı tam gün iş bırakma kararı Dersim’de de emekçilerin yoğun ilgisi ile gerçekleşti.

19.01.2010dersimSabah saat 09.00’da Tunceli Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri burada halaylar çekerek taleplerini haykırdılar.

Bu arada Sağlık Müdürlüğü Başkan Yardımcısı İlhami Bingöl bütün poliklinikleri gezerek emekçilere gözdağı vermek istedi. Başkan yardımcısı gittikten sonrada başhekim ve Sağlık M üdürü Yusuf Kenan Aydın, polisler eşliğinde hastaneye gelerek kimlerin iş bıraktığını öğrenmeye çalıştı.

Bunun üzerine sendika yetkilileri ile sağlık müdürü arasında tartışma yaşandı. Sonrasında poliklinik önünde toplanan sağlık emekçileri DHF tiyatro grubu Tiyatro Umut’un sağlıktaki yıkımım konu alan skecini izledi.

Saat 12.00’da Devlet Hastanesi önünde toplanan sağlık emekçileri buradan İl Sağlık Müdürlüğü'ne doğru bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında sık sık “İşçi memur el ele genel greve”, “Sağlık haktır satılamaz”, “TEKEL işçisi yalnız değildir” vb. sloganlar atarak Sağlık Müdürlüğü önüne gelindi. Burada basın açıklamasını okuyan Alişer Tümar şunları ifade etti:

“Yüreği emekten, demokrasiden, özgürlükten, eşitlikten, insan haklarından yana olan emeğin dostları… Bugün 19 Ocak, bu tarih aynı zamanda Hrant Dink’in katledilişinin yıl dönümüdür. Hrant bu ülkede doğruları düşünmenin, yazmanın bedelini canı ile ödedi. Hrant’ın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
AKP hükümeti, 7 yıldır kurmaya çalıştığı sağlık piyasasına, ucuz işgücü sağlamak için yasa koyucu gücünü, eşitsizlikleri, adaletsizliği arttırıcı, kamusal sağlık hizmetlerini tasfiye edici nitelikte düzenlemeler için kullanıyor. Bunu yaparken de biz sağlık emekçilerini, kamusal nitelikteki bir sağlı hizmetinin özel çıkar amacıyla “kirlenmesini” önlemek için önerdiğimiz  tek ve kamusal bir sağlık kurumunda hastaların yapacağı cepten ödemelere değil ödediğimiz vergilerle finansmanı sağlanan, hasta ile sağlık hakkı arasında, hekimle hastası arasında hiçbir gerekçe ile maddi ilişki sokmayan, “Tam Gün” önermemizin adını kendi piyasacı modeline bir kalkan gibi kullanmaya çalışıyor.

Tam gün yasa tasarısı ile gizlenen gerçekler 19.01.2010dersim1

Sağlık emekçilerinin ücretlerinde kalıcı ve emekliliğe yansıyan bir düzenleme getirilmeyecek. Hasta ve hasta yakınları sağlık emekçileri ile karşı karşıya getirecek hekim ücreti ile ilgili söylenen rakamlar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayacak sağlık emekçilerine geçinebilmek için 7 gün 24 saat çalışmaya zorlanacak, hastaların güvenliği tehlikede olacak” dedi.

Tümar Konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler biliyoruz ki, SGK’nın fonları ile büyüyen özel hastane zincirleri şimdiden yabancı tekellere satılmaya başlanmıştır. Hızla artan sağlık harcamalarını karşılamanın yolu vatandaşın cebi olarak görülmektedir. Özel hastaneler yıldızlanarak, vatandaşlar devlet tarafından ödeme  güçlerine göre sınıflara ayrılmıştır. Bu yasanın kamu hastane birlikleri yasa tasarısı ile birlikte uygulanması “tam gün” köleliğin yaşama geçmesi anlamına gelmektedir.” dedi.

Tümar konuşmasının sonunda; “Ama yağma yok KESK var SES var. Baskılar, baskınlar, barikatlar kurarak sesini kısabileceğini sandığını emekçilerin örgütlü gücü var. Sabahın sahibi var! Halkın en temel hakıkı olan sağlık hakkının 'piyasa malı' yapılmasına üreten namuslu kamu çalışanlarının itirazı var.” diyerek açıklamayı sonlandırdı.