DHF, ADHK'nin 19. Kongresini Selamladı

ALMANYA (24.01.2010) - Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu  (ADHK), gerçekleştirdiği 19. kongresiyle birlikte, emperyalizme karşı örgütlü mücadele çağrısını yineledi.

24.01.2010adhk16 - 17 Ocak 2010 tarihlerinde, Almanya'nın Frankfurt şehrinde toplanan ADHK, gerçekleştirdiği 19. kongresiyle birlikte, tüm dünyada işgallere, ilhaklara karşı gelişen anti-emperyalist mücadeleleri selamlayarak, dünden daha azimli ve örgütlü bir mücadele çizigisini ortaya koyacağını vurguladı.

ADHK kongresine, davetli olmasına karşın, resmi yetkililerce öne sürülen kimi gerekçelerle engellenen DHF temsilcisinin de telefon bağlantısıyla katıldığı oturumda; DHF temsilcisi, yaklaşık bir aydan fazla bir süredir tüm olumsuzluklara, engellemlere, tehditlere ve zorbalıklara karşın emeklerinin hakkı ve geleceklerinin güvencesi için direnen TEKEL işçilerinin mücadelesinin içerisinden, ADHK kongre iradesini selamlayarak konuşmasına başladı.

DHF temsilcisi, konuşmasında, örgütlü mücadeleye vurgu yaparak, dünden daha bilinçli, planlı, programlı bir siyasal faaliyete ihtiyaç duyulduğunu; sınıfla kopan bağların, bugün tam olarak bu işçi, emekçi hareketi içerisinde, pratiğin bağrında yeniden inşa edilmesinin zorunluluğuna değindi ve böylelikle mevcut tasfiye sürecinin dışına çıkılabileceğinin altını çizdi.

ADHK'nin 19. kongresine ilişkin kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmesi şöyle:

'19. Kongremizden Alacağımız Güçle Küresel Emperyalizmin Kuşatmasını Yaşamın Her Alanında Örgütlü Gücümüzle Dağıtalım!' Şiarıyla Gerçekleştirdiğimiz, 19. Kongremiz Başarıyla Sonuçlandırıldı!

ADHK 19. Dönem Genel Konseyi
Ocak 2010

16-17 Ocak 2010 Tarihlerinde Frankfurt’ta, federasyon, dernek ve komite delegelerinin katılımıyla gerçekleştirilen 19. Kongremiz, Avrupa’da yaşayan göçmenlerin mücadelesinden, Ankara’da devam eden TEKEL işçilerinin mücadelesine kadar, halkların çeşitli siyasal cografyalarda yükselttigi mücadelenin taze solugunu hissederek gerçekleştirildi.

Belirlenen gündemlere uygun olarak başlatılan 19. Kongremiz, açılış konuşması, delege tespiti ve Divan seçiminden sonra, sırasıyla siyasal perspektif yazısı, faaliyet ve mali raporun okunup, üzerinde yürütülen tartışmalardan sonra onaylanmasıyla, yeni dönem yönetim organlarının seçimi ve önümüzdeki sürece dair samimi dilek ve temennilerin dile getirilmesiyle, başarılı bir şekilde sonuçlandırıldı.

Yaşadığımız Avrupa siyasal cografyası, köklerimizin bağlı bulundugu ülke toprakları başta olmak üzere, genel anlamda Dünya’yı etkisi altına alan Kriz’in ana gündem maddesini olşuturdugu 19. Kongremizde, emperyalizmin halklara karşı her cephede yürüttügü saldırı politikaları acıga çıkartılarak, bu saldırılara karşı, politik, örgütsel, ideolojik ve kültürel tüm cephelerde bütün  kurumlarımızla, eş güdümlü top yekün bir mücadele konseptinin yaşamsal öneminin altı çizildi.

Krizin sürecin ana karekteristigi oldugu nesnel gerceginden hareket eden Kongre bilinci ve iradesi, önümüzdeki sürecin, halkları sokağa, eyleme sürükleyecegi ve bu sürecin özne güçlerinden biri olarak, sürecin önünden, demokratik haklar mücedelesi için, anti-emperyalist bilincimizin geregi olarak, kurumlarımızı bu sürecin ihtiyaçlarına cevap verecek bir donanıma taşıyarak, öndeki görevimizi almamızın altını çizdi. Dünya’nın ezilen ulus ve halklar cephesinde, krizi atlatmanın bir manevra alanı olarak, Afganistan, Irak saldırıları örneginde olduğu gibi, emperyalistlerin, dış cephedeki saldırılarını “merkezden” aldığı güçle sürdürebildigi gerçeginden hareketle, ” merkez de krizin dogrudan bir sonucu olarak, sokakta yükselecek kitlesel tepkiyle bütünleşerek, bu cepheden, emperyalizmin suç üstü ve teşhirini yaparak yürütülecek bir mücedelenin, anti emperyalist mücadelenin güncel bir görevi olarak önümüzde durdugunun görülmesi gerektigi tespitinde hem fikir olundu.

Emperyalizmin düşmanın gene “kendisi” oldugu, kendi açmaz ve çelişkilerini çözemeyecegi, bunun dünya halklarına daha fazla saldırı içine girerek, kendisini yenecek halklar cephesini büyüttügü, ne varki bunun da toplumsal mücadelelere önderlik yapan öznelerle bütünleşmesinin, başarı ve zafer için mutlak olduğu gerçeginden haraketle, Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’muzun, kendi amaçlarına uygun olarak yürütecegi mücadelenin küçümsenmemesi gerektigine vurgu yapıldı.

“Kapitalizmin altın çağı’nın” ilanından daha bir on yıl geçmeden, Küresel ölçekte derinlemesine ve genişligine emperyalizmin saldırılarıyla kanlı ve kirli yüzünün bir kere daha görüldüğü ve kendi ölümcül hastalıklarıyla bir kere daha “ölü yatagında” halkların kanını emen vampir yüzüyle teşhir edildigi bugün ki koşullarda, 19. Kongremiz kendi sınırlarında mütevazi bir adım olsada, oluşan ortak mücadele bilinci ve kararlılığıyla, dünya halkları mücadelesinin öbek öbek büyüyen ortak cephesinin içindeki yerini bir kere daha teyit etmenin görev bilinciyle, önümüzdeki mücadele döneminin görevlerini kucaklayacak, kuruluşunun ilk adımındaki hedeflerine uygun olarak, aynı tempoda yürüyüşne devam edecektir.

Bu kararlılık ve ortak inancımızın kongreyle iradeleştiği yeni mücadele döneminin bu ilk seslenişinde, dünyanın dört bir yanında özgürlüge uzanan meşakatli yolun ortak yoldaşlığında kendimizi yanlarında gördügümüz her türden ve her renkten anti emperyalist mücadeleleri selamlıyoruz. Emperyalist kuşatmanın her yönden daraltıldığı bugün ki verili koşullarda, halkların farklı seslerini, farklı soluklarını, farklı araçlarla dögüşlerini, ortak cephenin anlamlı renkleri olarak görüyor ve mücadelenin, tarihin bir kavşağında er veya geç birleşecegine ve daha güçlü bir sele dönüşecegine inanıyoruz. İşçi sınıfının,  tarihten gelen ve tarihe hükmedecek olan sınıfsal  gücünü, bir kere daha sınama ve gösterme sorumluluğunu yüklenmiş olan TEKEL işçi  direnişinin mücadele azim ve kararlılığını, canlı telefon bağlantısıyla kongre salonumuza taşıyan DHF temsilcisi Ozan Doğan’ın konuşmasında dile getirdigi gibi, bugün ki temel görev, herkesin örgütlü gücüyle kendi özgün silahlarıyla direnmesi, savaşması ve kazanmasıdır diyoruz.

DEKÖP-A ve ATİK Kongremize katılarak mesajlarını sundular. Yine TUDEF başkanı Özkan Tacer ve AvEG-Kon yazılı mesajlarıyla dayanışmada bulundular.

ADHK’mızın tüm bileşen ve kurumlarının ve bu kurumlarında görev alan tüm  aktivistlerinin, 19. Kongremizin temel şiarı olan “19. KONGREMİZDEN ALACAĞIMIZ GÜÇLE, KÜRESEL EMPERYALİZMİN KUŞATMASINI,YAŞAMIN HER ALANINDA ÖRGÜTLÜ GÜCÜMÜZLE DAĞITALIM!”  bilinci ve görevine uygun olarak, yeni dönem çalışmalarına sarılaçaklarını, tarihin bu kesitinde ADHK’mızın oynaması gereken role uygun olan bir pratik tempo içinde faaliyetlerini yürüteceklerine inanıyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Küresel Emperyalizmin Saldırılarını, Yaşamın Her Alanında Örgütlü Gücümüzle Yenelim!

Emperyalizm Yenilecek, Dünya Halkları Kazanacak!

Yaşasın 19. Kongremizin Ortak Mücadele Bilinci ve Kararlılığı! "