| DHF, TEKEL İşçileriyle Birlikte Bir Forum Düzenledi! (Video Haber) |
|
ANKARA (04.01.2010) - TEKEL işçisinin onurlu mücadelesi 21.gününe evrilirken Demokratik Haklar Federasyonu direniş alanında “Emeğimize ve Geleceğimize Sahip Çıkarak, Bağımsız Bir Ülkede Özgür Bir Halk Olarak Çocuklarımıza Onurlu bir Yaşam Armağan Etmek için Direniyoruz!” şiarıyla “Tekel İşçisi Nasıl Kazanacak?” forumu düzenledi.
2010 yılına direniş alanında girerken ve günlerdir ailelerinden, çocuklarından uzakta, soğukta, Ankara’nın soğuk ayazında karlı günleri arkada bırakılan bu direnişin esasen kazandığını, ancak bu kazanımları çoğaltmanın ve büyütmenin önemine vurgu yapan DHF temsilcisinin konuşması, işçilerin sıklıkla attıkları slogan ve alkışlarla karşılık buldu. 2010 yılının işsizlik, yoksulluk getirmesinin yanı sıra örgütlü mücadelenin de yılı olacağını ve mücadele ederek kazanılacağını belirtti.
Dün Ak Saçlı Analara, Bugün TEKEL İşçilerine, Yarın Hepimize! “Tekel işçisine yapılan saldırı dün de ak saçlı analara yapılıyordu” diyen DHF temsilcisi, yarın hepimize yapılacağını belirtti. Demokratik hak ve talepleri için mücadele eden TEKEL işçisinin direnişini Abdi İpekçi’de biber-gaz bombalarıyla, tazyikli sularla, coplarla susturmaya çalışan egemen sistemin aynı şeyi daha önce diğer direnen ezilen emekçilere de uyguladığını hatırlatan DHF temsilcisi; “Dün evlatlarına sahip çıkan ak saçlı analardı, bugün iş hakkına, çalışma koşullarına, ekmeğine, aşına sahip çıkan TEKEL işçisidir, yarın ülkesine, emeğine ve çocuklarına onurlu bir gelecek bırakmak için sahip çıkan hepimiziz. TEKEL işçisi biziz, hepimiziz, bugün her yer TEKEL her yer DİRENİŞ diye haykırıyor. Bizi halkımızdan ve haklı davamızdan hiç kimse koparamaz” diye sözlerini sürdürdü. Bu Memleket Fabrika Çarkını Döndürenlerindir! “Bu memleket ezilen emekçilerindir, bu memleket terini fabrika çarkları dönsün diye gecesini gündüzüne katan, elini, kolunu, bacağını çark dişlilerine kaptıran yine de üretmek için seferber olan bugün 4-C ile sıtmalı yaşama mahkûm edilmek istenen siz onurlu TEKEL işçilerinindir. Sinter, Brisa, Gürsaş, Tezcan, LCW, Desa, Meha, Telga, Tega, atv-sabah, e-kart, Asemat, Asil Çelik, Arçelik, Esenyurt, Entes direnişçileri çok önemli deneyimler, küçük de olsa önemli kazanımlar sundular.” dedi. Direnen Kadınlardan, Emekçilerden Öğreniyoruz! DHF Temsilcisi; “DESA işçisi Emine Aslan’ın adını duyan patron “Kafama kurşunu sıkın, ama Emine Aslan demeyin” diyorsa, bugün haklı TEKEL işçisinin de meşru mücadelesini yükseltmekten geri durmaması gerektiği belirtilerek, direnen Emine Aslan’ın çocuğunun kaçırılmak istenmesi bile onu caydırmadıysa, günlerdir burada direnen TEKEL işçisinin de bu onurlu direnişini kazanıma dönüştürmesinin mümkün olduğunu” belirtti. Demokratik Haklar Mücadelesiyle Birleştirelim! “Yaşasın işçilerin, ezilen emekçilerin, yoksul köylülerin örgütlü onurlu mücadelesi, yaşasın halkların kardeşliği, kazanacağımız umut dolu güneşli geleceğimiz ve sömürüsüz sınıfsız dünyamız. Yenidünya için, yeni yaşam için, yeni insan yaratmak cüretiyle demokratik haklar mücadelemizi yeni demokratik cumhuriyeti hepimizin kurtuluşu için bugünden mücadelemizi büyütmek için TEKEL işçisinin mücadelesinin içinde olduk, olacağız da, sonuna kadar destekliyoruz, Birlik, Mücadele, Zafer Zafer Zafer diyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
İkinci sözü alan konuşmacı Tüm Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen de TEKEL işçisinin haklı ve meşru mücadelesini desteklediklerini ve sonuna kadar bu desteklerini devam ettireceklerini belirtti. AKP’nin ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın 4-C’deki iyileştirmeyi kendi babasının kesesinden bir şeyler bahşetmediğini, gemicik alanların bugün TEKEL işçilerini gündeme almadıklarını bildiklerini ifade ederek birleşe birleşe kazanmaktan başka bir çarenin de kalmadığını ifade ederek sözlerini sonlandırdı. Temel Demirer: "İşçi Sınıfı Bizi Özgürleştirecektir" Temel Demirer, konuşmasına işçi sınıfını Nazım Hikmet’i anarak ve şiiriyle selamladı, TEKEL işçilerine teşekkür ederek unutulan birçok değeri hatırlattıklarını ve uzun süredir böyle coşkulu ve uzun bir direnişi ördükleri için gurur duyulması gerektiğini ifade etti. En önemli değerin emek olduğunu ifade eden Demirer, demokratik haklar mücadelesini veren işçinin emekçinin hakkını arayanları devlet ve hükümet tarafından “yasadışı” gösteriliyor, esas kendi kanunlarına yasadışılığı yapanların kendileri olduğunu belirterek, 4-C’nin de C-4’ün yasadışı olduğunu, TEKEL işçisine bir şeyler vermeyeceğini ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘siz de oğlumun gemiciğine taktınız’ sözünü hatırlatarak, Demirer ‘sen işçinin, emekçinin ücretine takarsan, biz de oğlunun gemiciğine takarız’ dedi. İşçi sınıfının mavi tulumlarıyla yürüyüşünü tamamlayıncaya kadar bu ülkenin özgürleşemeyeceğini, Özgürleştirecekse de bunun işçi sınıfıyla olacağını belirtti ve kurtuluşun işçi sınıfı olmadan olmayacağını, direnişe devam edilerek ve desteklerin artarak mücadeleyle kazanılabilecek bir hak olduğunun altını çizdi. Hükümet ve devletin ezilen emekçilere ve işçi sınıfına her şeyi reva gördüğünü, bu haklılıkla bu onurlu direnişin de sürmesi ve diğer emek örgütlerinin de desteklemesi ve bu direnişi büyütmesi gerektiğini ve sendikacıların da görevlerinin başında ve direnen TEKEL işçilerinin yanında olması ve bu direnişin kazanacağına olan umuduyla konuşmasını sonlandırdı. TEKEL işçilerinden bir kadın bir erkek işçi söz alarak sürece nasıl gelindiğini ve bu duruma gelmesinde sistem kadar sendikanın da sorumluluğu olduğunu belirttiler. TEKEL İşçisi Mücadelesini Kendisi Anlattı! İstanbul TEKEL işçisi Songül Aydın, emek hakkı için direnen TEKEL işçilerinin maruz kaldığı şiddeti anlatarak, gazları, copları, tazyikli suları işçilerin üzerine sıkanların ve devletin şiddetinin kendilerini yıldırmayacaklarını kürsüden attığı “Yağmur çamur olsa da, kış kıyamet kopsa da direneceğim, direneceğiz” diyerek direnişteki kararlılıklarını ifade etti.
Samsun’dan gelen TEKEL işçisi de çalışan emekçi işçisine düşmanca davranan bir devletin kendilerine yaptıkları saldırıyı yaşadıklarını ve Abdi İpekçi Parkı’nda gördükleri şiddeti hiçbir zaman unutmayacaklarını ve bunun karşısında daha da örgütlenerek mücadele ederek ısrarla birgün mutlaka ve mutlaka ezilen emekçilerin kazanacağını belirtirken işçilerin sloganlarıyla alan çınladı. İbrahim Yalçın: "TEKEL İşçisi Dik Durmalı, Sendikacılar da Görevlerini Yapmalı" Son sözü alan Harb-İş Ankara Şube Eski Yöneticilerinden İbrahim Yalçın uzun bir aradan sonra işçilerle bir direniş alanında olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti ve TEKEL işçisinin direnişini 21.gününü selamlarayarak sözlerine başladı. Yalçın, geçmişte de elde edilen kazanımların direnerek gerçekleştiğini geçmişten aldığımız bu TEKEL işçilerinin mücadelenin neresinde olduğunun sorusunu kendilerine yöneltmeleri ve şimdiye kadar yapılan mücadelelerde destek vermediğimiz gerçekliğinden hareketle ‘suçumuzu’ kabul etme dürüstlüğünü göstererek, adımlarımızı daha sağlam atarak ilerlemenin vurgusuyla işçilerinin direnişlerini 21.gününde 21 kez selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.
|





Forumu, DHF temsilcisi, TEKEL işçisinin direnişinin tüm baskı ve engellemelere rağmen 21.gününde devam etmesinin coşkusuyla selamlayarak konuşmasına başladı.
Veli Beysülen: "TEKEL İşçisnin Haklı Ve Meşru Mücadelesini Destekliyoruz"
işçi sınıfının önderliğindeki bir mücadelenin zaferiyle geleceğini vurguldı. Bu ülkeye, ezilen halklara, emeğe özgürlüğü ancak ve ancak işçi sınıfının iktidarıyla gerçekleşebileceğini açıkladı.
TEKEL işçisi Mustafa da direnişte yaşananların ortak şeyler olduğunu bize baskıyı, şiddeti, zulmü reva görenlere karşı örgütlü mücadeleyle cevap olacaklarını ve direnişlerini her yere taşıyarak kazanacaklarını, bu haklı mücadelelerini engellemeye hiçbir gücün yetmeyeceğini belirtti.
deneyimle bugün TEKEL Direnişi’nin de direnerek bir kazanıma dönüşeceğini belirten Yalçın, sendikalara da işlerini yapmasını ve işyerlerini örgütleyerek bu sürecin kazanılması için çağrı yaptı.

