| İzmir’de Emek Örgütlerinden TEKEL İşçilerine Destek |
|
İZMİR (15.01.2010) - TEKEL işçilerinin mücadelesine destek vermek için eski Sümerbank önünde bir araya gelen emek ve meslek örgütleri KESK, DİSK, TÜRK-İŞ, TMMOB, TTB buradan AKP İl Binası önüne kadar “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “TEKEL işçisi yalnız değildir”, “Her yer TEKEL, her yer direniş”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” gibi sloganlar atarak yürüdüler.
TÜRK-İŞ Bölge Başkanı Mustafa Kundakçı burada yaptığı açıklamada bizim üretmekten başka derdimiz yok” dedi. Kundakçı 4-C’nin ne anlama geldiğini şu sözlerle ifade etti “10 ay çalışacak, 12 ay geçineceksin. Toplamda bu şekilde aldığın ücret asgari ücretin altına düşüyor, bununla nasıl geçim yapılabilir. Ayrıca hiçbir sosyal hakkın yok. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok, bu bir zulüm değil mi insanlara” dedi. Kundakçı polislere seslenerek “eğer size aldığınız maaşın yarısı verirlerse ne yaparsınız. TEKEL işçisi ekmek ve demokrasi peşinde, bu mücadelede sonuna kadar yanlarında olacağız” dedi. Bu itirazın demokrasi için olmazsa olmazdır diyerek “biz bu ülkede her türlü haksızlığa itiraz edeceğiz. Bu bizim demokratik hakkımız, bu bütün ülkeye lazım. Ama siz demokratik davranmadınız, Ankara'da bize su sıktınız, gaz attınız, bizlere coplarla saldırdınız, sizi protesto ediyoruz” dedi. 16 Ocakta Ankara da olacaklarını bir kez daha yineleyen Kundakçı TEKEL işçilerine destek veren tüm kurumlara teşekkür ettiğini belirti. "Emekçilerin birlikte mücadelesi bugün her zamankinden daha önemlidir" Ardından KESK İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü Ali Kılıç KESK, DİSK, TMMOB, TTB adına bir açıklama yaptı. Ali Kılıç “bugün bir kez daha emek ve meslek örgütlerini yan yana getiren şey, sendikal hak ve özgürlükler için, demokrasi için birleşik bir mücadelenin gerekli olduğuna duyduğumuz inançtır” dedi. Kılıç bugün emekçilerin birlikte mücadelesine, dayanışma içerisinde hareket etmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu vurgulayarak iş yerlerinin dışında bütün dünyada işçi ve emekçilere acımazsızca saldırıldığının altını çizdi. "Toplum yapay olarak bölünmek isteniyor" Kılıç son süreçte artan ırkçı şoven saldırılara da değinerek, bu gibi ırkçı şoven politikalarla toplumun yapay olarak kutuplaştırıldığını, demokratik tepkilerini dile getirenlere yönelik milliyetçi, ırkçı kalabalıkları planlı bir şekilde linç girişimlerine teşvik edildiğini bunu son örneklerinin Edirne’de, Kars’da, Erzincan’da, Mersin’de görüldüğünü belirtti. Kılıç uygulanan piyasa politikaları sonucu devletin üç temel sac ayağı olan eğitim, sağlık ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nda ki sosyal haklarının her geçen gün biraz daha tırpanlandığını, çalışanların ise çıkarılan yeni yasalarla her geçen gün daha düşük ücretlerle çalışmaya mahkum edildiğini belirtti.
Kılıç “bizler bir ayı aşkın bir süredir Ankara’da işleri ve gelecekleri için direnen TEKEL işçilerinin koşulsuz olarak yanlarındayız. 4-C ve kölelik koşullarındaki çalışma hayatına karşı 17 Ocak Pazar günü Ankara’da tüm işçi ve emekçilerle yan yana olacağız. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz” diyen TEKEL işçilerine toplumun tüm mağdur ve ezilen kesimlerinin kulak vermesini diliyor, özgür ve demokratik bir Türkiye isteyen herkesi 17 Ocak’ta Ankara’ya çağırıyoruz” dedi. Demokratik Haklar Federasyonu eyleme flamalarıyla katılarak destek verdi. |





“Size aldığınız maaşın yarısı verirlerse ne yaparsınız? ”
"Direnen TEKEL işçilerinin koşulsuz olarak yanlarındayız"