dgh-kurultay-banner
yerel-yonetimler-site-yayinda
Amed'de Emekçiler Torba Yasaya Hayır Dedi

AMED (25.01.2011) - AKP hükümeti, her adımda “ileri” demokrasi lafları ederken, özünde ise emekçiler üzerinde baskısını daha da artırıyor.     

25.01.2011amedEmekçilerin taleplerini görmezden gelen  AKP hükümeti açıklamalarında, halk iradesinin üstünlüğünden, diyalogdan bahsederken, bunun tam aksi yönde davranarak yalnızca sermaye sınıfının istediği yasaları bir bir çıkararak  işçiyi, emekçileri ve halkı yok sayıp soymaya devam ediyor.

AKP yeni yasaklara ve baskılara imza atarken emekçilerde torba yasa tasarısı ile payına düşeni alıyor.

Amed’te emekçiler alandaydı

AKP il binası önünde bir araya gelen ve YDSB'lilerin de bulunduğu Diyarbakır KESK Şubeler Platformu üyeleri sık sık “AKP yasanı al başına çal, direne direne kazanacağız” sloganları attılar.

Ardından Diyarbakır KESK Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada yeni yasanın neleri değiştirdiği maddeler halinde söyle sıralandı:

•    “Tasarı ile asgari ücret hesaplamasında belirlenen 16 yaş sınırı 18’e çıkarılıyor. Böylece 16-18 yaş arasındaki 200 binden fazla gencin asgari ücreti 80 TL azaltılmaktadır. Açıkça şu denilebilir ki, çocuklarımızın 80 T. Lirasına göz diken bir iktidar ve sermaye ittifakı ile karşı karşıyayız.

•    Kısmi süreli (part time) çalıştığı için sigorta primi eksik yatanlar eksik süreyi 30 güne tamamlamak için kendi ceplerinden ödeme yapacaklar, yapmazlarsa hastaneye gittiklerinde muayene olamayacaklardır.

25.01.2011amed1•    Mesleki Eğitim gören ve işyerlerinde çalışan öğrencilerin aldıkları üç kuruşluk ücretler düşürülecek.

•    Tasarıda 18—29 yaş arası erkekler ile 18 yaş üstü kadınları istihdam eden işverenlerin sigorta primlerinin işveren tarafından ödenmesi gereken tutarı, işe alındıkları tarihten itibaren İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak, 30 ve daha yukarı yaşlardaki emekçiler işten atılma tehdidiyle karşılaşabilecektir. “İstihdamı teşvik ediyoruz” denilerek yapılan bu düzenlemeler, yeni işsizler yaratılması ve işsizlik fonunun yağmalanması demektir.

•    Şirketler kadrolu çalıştırmak yerine, sadece ihtiyacı olduğunda işçi çalıştıracak, kısa süreli çalıştırmanın yolu açılacaktır. Geriye kalan süreyi 30 güne tamamlamak için kendi cebinden primini yatıramayan hiçbir çalışan, ömür boyu emekli olamayacaktır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliklerle, sözleşmeli ve ücretli çalıştırma gibi esnek ve güvencesiz istihdam, tüm kamu alanında temel politika haline getirilecektir.

•    Tasarı kabul edildiğinde memurlar da işçiler gibi başka kurumlara “ödünç” verilebilecek. Norm kadro fazlası kamu emekçileri “ihtiyaç fazlası personel” olarak 4/C’ye geçirilecektir.

•    Esnek çalışma; “uzaktan çalışma”, “evden çalışma” ve “çağrı üzerine çalışma” biçiminde düzenleniyor. Bu düzenleme, kadınları ev içine hapsederken çocuk ve hasta bakımı yükünü azaltmayarak, cinsiyetçi istihdam politikalarını derinleştirecek, çift yönlü sömürüyü yasal hale getirecektir.

•    Yeni personel rejimi “kariyer uzmanlığı” üzerine oturtulmakta, ancak sözleşmeli çalışma esas alınmaktadır.

•    Sözleşmeli çalışanların sendika üyeliğinden bahsedilirken toplu eylem ve greve başvurmaları tamamen yasaklanmaktadır.

•    Deneme süresi 2 aydan 4 aya çıkarılacak, karşılığında ücret ödenmeyecektir. İşsizleştirilen milyonlarca gencimizin iş bulma umutlarının sömürülmesi anlamına gelen bu düzenlemeler, işverenlerin hiçbir ücret ödemeden gençleri çalıştırıp, bir kenara atmalarının tüm kapılarını açmaktadır.

•    Bu yasa keyfi cezalandırmaların yasasıdır. Memurların sicil amirlerinin değiştirilmesi eliyle Vali ve kaymakamların insafına terk edilen çalışanlar, sürgün edilme, işten çıkarılma korkusu ile koşulsuz biat etmeye mecbur edilmektedir.

•    Bu yasa, aynı zamanda il özel idarelerinde çalışan yaklaşık 80 bin işçinin sendikasızlaştırılması demektir.

•    Memurlar ‘kamu yararı ve hizmet gerekleri’ sebebiyle ihtiyaç duyulması halinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarında 6 ay geçici olarak görevlendirilecekler. Eğer bu Torba yasa geçerse, sürgünler yasal hale gelecektir.”denildi.

Açıklamanın sonunda ise “Emek ve halk karşıtı politikalarda ısrarın adı olan torba yasası geri çekilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir. AKP, emekçilerin sabrını daha fazla zorlamamalıdır. Emekçiler, geleceklerine ipotek koyan bu yasayı kabul etmemektedir. Yasa derhal geri çekilmelidir.” denilen açıklama 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.