| Susma Haykır Halklar Kardeştir |
|
İZMİR (19.01.2011) - Katledilişinin 4. yılında Hrant Dink İzmir'de düzenlenen yürüyüşle anıldı.
Yapılan anmada YKM önünden eski Sümerbank önüne kadar yürüyüş düzenlendi. YKM önünde toplanan kalabalık kitle “19 Ocak'ta ne olmuştu? Arkadan vuranların hala arkasında mısınız?” yazılı pankart açtı ve yürüyüş boyunca “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz”, “301 kalksın, ırkçılar yargılansın”, “Susma haykır, halklar kardeştir”, “Katil belli, adalet istiyoruz” sloganlarını attı. Eski Sümerbank önünde kitle adına basın metnini okuyan Neyzan Karabulut; dört yıldır tüm çabalara rağmen adalet taleplerine bir karşılık alamadıklarını dikkat çekti ve bunun sebebinin ise bu ülkede hukuk ve adaletin olmadığından kaynaklı olduğunu belirtti. Tabanı delik ayakkabısıyla kanlar içinde onu yerde yatar vaziyette gördüğümüz ilk andan itibaren “katilin” kim olduğunu anlamıştık diyen Karabulut; “Kimdi katil, kimlerdi? Dile getirdiği hakikatlerden rahatsız olanlardı Hrant'ın katili. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasının hemen ertesi günü Hrant'ı İstanbul Valiliği'ne çağırıp tehdit edenlerdi. Tetikçiyle birlikte bayrak önünde fotoğraf çektirenlerdi. Olaydaki rolünün ortaya çıkarılmaması için MİT'in soruşturulmasına izin vermeyenler, hatta AHİM gönderdikleri savunmayla cinayeti açıkça savunanlardı.” dedi.
Basın açıklamasının ardından Hrant Dink'in katledilişini konu alan kısa tiyatro gösterimi sergilendi ve anma etkinliği sona erdi. Yapılan kitlesel anmaya DHF’liler de katılarak destek verdi. |





19 Ocak 2007 günü katledilen Hrant Dink, katledilişinin 4. yılında sevenleri ve dostları tarafından İzmir'de anıldı.
Karabulut konuşmasının devamında; “Hrant'ın katledilişi bu kolektif “irade”nin ilk icraatı değildir. Şöyle tarihin derinliklerine baktığımızda Ermeni kırımından Dersim katliamına, 6-7 Eylül olaylarına, Çorum ve Maraş'tan Sivas katliamına, Fırat’ın öte yakasında yaşanan binlerce faili meçhul cinayete kadar her karanlık olayda bu kolektif irade karşımıza çıkmakta. Çok iyi biliyoruz ki bu kolektif irade ile yüzleşmedikçe, bu iradenin dayandığı milliyetçilik, ayrımcılık ve nefret söylemi ile hesaplaşmadıkça bu ülkenin karanlıktan aydınlığa çıkması mümkün değildir.” dedi.